Fatih'i salonumuzda ki koltukta bulmayı beklemediğim için bir karıştan bile kısa şortum ve içimi belli eden saçma tişörtümle odamdan çıkmıştım. Bir kaç adım sonra farkettiğim iri beden odama geri kaçma isteği uyandırsada o çoktan gözlerini bedenimde arsızca gezdirmeye başlamıştı bile. Bakışlarından rahatsız olmam gerekirken vücudumu beğenip beğenmediğini düşünmem o gün ki saçma cesaretim kadar aptalcaydı.
O gün yaptığım şeyden sonra kaçar gibi eve gidip kendimi odaya kilitlemiştim. Mihrimah'ın onca ısrarına rağmen bir kelime anlatmamış ve Fatih'ten iki gündür köşe bucak kaçarak saklanabilmiştim.
Şimdi ise iki gündür kaçtığım adam salonumuzun orta yerinde aç kurtlar gibi bana bakıyordu.
"Mihrimah nerde nasıl girdin eve?"
Aklıma ilk gelen şeyi söyleyiverdim. Söylediklerimle değil şortumun açıkta bıraktığı bacaklarımla meşguldü şu an. Sesimi yükselterek ona doğru bir adım attım.
"Alo kime diyorum ne bakıyorsun yiyecekmiş gibi? ."
Silkinerek kendine gelip ayağa kalktı.
"Bu kılıkla pencereye balkona çıkmıyorsun inşallah."
Ben ne diyorum adam neyden bahsediyor ya sabır.
"Sanane be bir kere öptüm diye sahibim mi sandın kendini isteğim gibi istediğim yere çıkarım."
Kaşlarını kaldırıp dibime kadar yaklaştı. İki gün önce olduğu gibi kokusu çok yakındı haddinden fazla yakın.
"Öpmesende benimdin öptün tescillendi güzelim."
Sinirle parmağımı sert göğsüne koyup ittirdim.
"Ben kimsenin malı değilim. Buse ile karıştırdın sanırım onu yatağına da almışsın ya hani bak o senin sayılır."
Elimi tutup dudaklarıma götürerek kapattı.
"Şşş Buse ve diğerleri mazide kaldı. Artık sadece sen varsın."
Sinirim biraz uçmuş olabilirdi. Sadece ben vardım inanmalımıydım?
" Sana inanmıyorum bir anlık hataydı seni öpmem fazlası olamaz şimdi git. "
Derken kapıyı işaret ettim. Bu Mihrimah bu sefer de abisini eve alıp toz olduysa onunda ağzına edecektim. Bir kez affettim diye yine yapmamıştır umarım. Çünkü bu sefer uzun süre konuşmayacaktım.
" Hata öyle mi? "
Başımı sallayıp gitmesini beklerken belimi kavrayıp beni kendine çekti. Eli bel boşluğumda hüküm sürerken dudakları lanet olasıca tişörtün açıkta bıraktığı omzuma küçük öpücükler bırakıyordu. Kasıldığımı ve hala itmediğimi farketmiş olmalı ki dudakları kıvrıldı. Sonra bonumu öperek dudaklarını dudaklarımın üzerine bırakıp öylece bekledi. Öpmüyordu. Dudakları resmen bana eziyet ederken kapının kilit senini duyamam o kadar doğaldı ki. Mihrimah'ın sesi odada yankılanırken eş zamanlı o bilindik seste kulaklarıma ulaştı.
"Abi."
"Elif."
Işık hızı ile Fatih'ten ayrılıp kapıda bize şaşkınlıkla bakan Mihrimah'a ve hayal kırıklığı ile harmanlanmış bakışların sahibine baktım. Abim süpriz yapmak istemişti belliki ama asıl süprizi kardeşi onu emanet ettiği adamla kırıştırarak yapmıştı.
" Ali gel kardeşim konuşalım."
Abim başını sağa sola sallayıp aynı zamanda duvara bir yumruk geçirdi. Ağzımı açıp bir şey diyecek yüzü kendimde bulamadığım için diz çöküp göz yaşlarımın akmasına izin verdim. Hayatı boyunca benim için çalışıp didinmiş beni okutmuş abimi hüsrana uğratmıştım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
DELİ KOMUTAN
LosoweDeli Komutan ve asi kızımız Elif'in dolu dizgin hikayesini okumaya hazır mısınız? Bence hazırsınız. *** +18 içerikler mevcuttur istemeyenler atlayarak okuyabilecekler. Wattpad'deki "Deli Komutan" isimli ilk hikayedir.
