"Bu koyduğumun arabasından başka araba kalmamış mı lan?" diye sordu Fatih kükreyerek. Dandik bir göreve geldikleri yetmiyormuş gibi birde dandik bir araba getirmişlerdi. Cenk omuz silkip cevap dahi vermeden indi arabadan zaten canı burnundaydı. İçi yanıyordu.
"Serkan bir boka yara in bak sende şuna." diyen Fatih'in arabadan inmeye niyeti yok gibiydi. Serkan iki adamada acıyarak bakıp cıkcıkladı. Birinin aklı hamile karısında diğerinin de muhtemelen aklını başından alan sevdasındaydı. "Benim suçum ne lan." diye geçirdi içinden. Hayır dışından da derdi demesine lakin götü yemiyordu. İyi günde kötü günde demişlerdi bir kere çekecekti el mecbur. Ne kadar diğer ikisi bilmese de bu tekinsiz mahallenin ortasında her yanı oynayan külüstür arabayla kalmalarının suçlusu ta kendisiydi.
Aklına gelen görüntü ile sırıtarak başını iki yana salladı. Hemşire balkonda uçuş uçuş geceliği ve ateş saçan gözleri ile eliyle git işareti yapıyor ama bizim oğlan alık gibi sırıtıyordu. İşte tam o esnada olan olmuştu. Albay evin eş hizasında olan diğer balkondan kendisini beklediğini sandığı fakat aynı zamanda yine piçlik peşinde olan Serkan'ı adeta basmıştı. Fatih aynadan gördüğü görüntü ile kolunu yan koltuğa atıp başını arkaya çevirdi.
"Şuncacık aklın vardı o da gitmiş. Ne sırıtıyon lan sikik sikik in bak şuna sikecem getirdiğin arabayı da s- tövbe tövbe." diye gürledi.
Kendine gelen Serkan yanında duran sigara paketinle çakmağı kapıp indi araçtan. Az daha dursa Deli Komutan'ın şalterleri atacaktı. Paketi sallayıp öne gelen bir dal sigarayı dudaklarına götürerek paketi yan cebine koydu. Diğer elindeki çakmağı sigarasının ucuna dayayıp elini rüzgara siper edip yaktı. İçine doldurduğu dumanı sakince ciğerlerine kadar iletip usulca üfledi. Ağır adımlarla arabanın önüne ilerleyip boş boş kaputa bakan Cenk'e yaklaştı.
"Ee kaputtamıymış arıza." dedi imzayla karışık ciddi tutmaya çalıştığı sesiyle ve yarısından fazlalısını içtiği sigarayı Sağ taraftaki toprak yığınına fırlattı.
"Hı." diyen Cenk belliki arabayı falan unutmuş aklındakilerle kalbindekiler arasında gidip geliyordu.
"Diyorum ki madem bu kadar aşıksan vur saza, şoförsaan baz gaza komuğğğtanıım." dedi Serkan. Cenk kaşlarını kaldırıp gülmekle sövmek arasında gidip geldi.
"Ben senin şiveni sikeyim. Senin yüzünden düştüğümüz hale bak yavşak." dedi. Ama aynı zamanda da tebessüm ediyordu.
Serkan başını iki yana sallayıp sırıttı.
"Gelen koyuyo giden sikiyor bu ne yav. Genelevine döndüm mübarek."
Cenk gevşeyen sinirlerini kahkaha atarak salıverdi. Manyaktı bu oğlan. Arabanın içinde kırmızı görmüş kızgın boğa gibi sağı solu kesen de deliydi. Kendisi de bayağı köpek gibi aşıktı. Yani bu Serkan'ın yine bir haltlar yemesi ile aldıkları her halinden belli olan görev için fazla çılgındılar. Ekip sağlamdı lakin görev çürüktü.
Serkan arabaya yaklaşıp şöyle bir göz gezdirdi. Bir kaç aksamla oynayıp, açık duran kaputu kapattı.
"Aküsü bitmiş. Bu hurda ölmüşte gömmeyi unutmuşlar lan."
Cenk elini önüne düşen asi saç tutamlarından geçirip ofladı.
"Ara Sinanı gelsin alsın bizi. Ablaya söylemesin teşkilatın garajından gri jettayı getirsin. Sen de bu arada ne bok yedinde adamı yine dinden imandan çıkardın onu anlat."
Fatih kafasını zar zor açtığı camdan çıkarıp "Ben aradım Sinanı geliyor. Bu sıfatına koyduğum salağı yine sevgili üstümüzün üstünün yiğenine sarkmış. Albay demiş ki 'yüz verdik ayıya geldi sıçtı halıya."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
DELİ KOMUTAN
RandomDeli Komutan ve asi kızımız Elif'in dolu dizgin hikayesini okumaya hazır mısınız? Bence hazırsınız. *** +18 içerikler mevcuttur istemeyenler atlayarak okuyabilecekler. Wattpad'deki "Deli Komutan" isimli ilk hikayedir.
