45. Bölüm

17.7K 656 49
                                        

 ''Bak bak şu Sivri ağza bak kıza nasılda güzel konuşuyor.'' dedi Fatih gülerek. Bilerek çağırmıştı arkadaşını Zeynebe karşı bir merakı olduğunu anlamıştı. Belki hayırlı bir işe vesile olurum diye düşünüyordu. Hem Zeynep çok iyi biriydi. O annesi olacak kadın asla onu hak etmiyordu. Hayatta aynı onun Elif'ini sevdiği gibi sevecek, onu düşündüğü gibi Zeynebi düşünecek biri olsa fena olmazdı. Kız kardeşi Mihrimah gibi içi ısınmıştı bu patavatsız kıza, kardeşimsin demişti. Hoş kendi kardeşini hayatında biri olsun diye teşvik etmezdi ama olsun. 

Elif kocasının bu çöpçatanlık işinde iyi olduğunu düşünmeye başlamıştı. Koskoca adam bildiği bu ikisini bir araya getirmek için plan yapmıştı. Elif önce bu yaptıklarının yanlış olduğunu söylemiş sonra deli kocasına ayak uydurmuştu. Abisine bakıp gülümsedi. Mihrimah ile aralarından tren geçecek kadar boşluk bırakıp oturmuşlardı. Abim de sırf Mihri'si üzülmesin diye ses etmiyordu. Fatih onları çoktan kabullenmişti. Yani kabullenmek zorunda kalmıştı.

Ali kardeşine göz kırptı. Ayağa kalkıp sevgilisinin önünde durdu. Elini uzatıp itiraz kabul etmeden kızın elini tuttu. Mihrimah kısa bir tereddütten sonra ayak uydurup abisine bakmadan ayağa kalktı. Ali planın bir parçası olduklarının bilincinde olsa da planı biraz lehine çevirmekte sakınca yoktu.

''Biz kalkalım artık. Mihrimah'a sürprizim var.''

Fatih gözlerini kısıp öksürdü. 

''Aaa kayınço beraber bir şeyler yapacaktık. Ne sürprizi bu bizde gelelim çok severim ben sürprizleri dimi Elif?''

Elif kocasının elini sıkıca tutup. ''Adı üzerinde sürpriz canım. Yani çiftlere özel. İlla istiyorsan sende bana yaparsın olur biter. Üstelik benim belim ağrıdı. Eve gitmek istiyorum.'' hızla sarf ettiği kelimelerden sonra yanında duran şişesinden bir kaç yudum su içti. Fatih kalkarken aynı zamanda ayaklanan Zeynep ve Sinan'ı durdurdu.

''Siz kalın.'' plan böyle değildi. Yani daha yumuşak şekliydi. Elif kocasının arkasından dürttü.

Fatih aklına gelen şeyle ''Yani biz hastaneye uğrayacağız Zeynep sevmiyormuş hastane ortamı siz buraları toplayıp dönersiniz beraber.'' dedi Sinan'a bakarak. Sinan gayet iyi anlamıştı. Aslında Zeynep'te anlamıştı ama çaktırmadı. ''Olur'' dediler bir ağızdan.

Fatih karısının belinden destekleyerek kaldırdı. Gerçekten hastaneye gideceklerdi. Fatih'in homurtuları eşliğinde Ali geldiği arabaya Mihrimah ile bindi. Elif'te arabaya yerleşince ''E hadi randevuya geç kalacağız canım.'' diyerek söylendi. Genç adam arabaya binip karısının yanağından makas aldı.

"Şş ne geç kalması hatun. Senin kocan hiç böyle bir şeye izin verir mi?" dedi. Elif gülümseyerek haraket eden arabanın ön camından ağaçları ve yol boyunca uzanan tertemiz gölü izlerken konuştu.

"Benim kocam o hemşire yine ona süzülerek bakıp kırıtarak konuştuğunda o kadına izin verirseeee" derken sonda ki ee yi imalı şekilde uzattı. Fatih elini karısının burnuna götürüp hızlı bir makas aldı.

"Kıskanmıyorum diyorsun ama bu kıskanmanın bile ötesi karıcığım. Biliyorsun değil mi?"

Elif omuz silkip kocasına döndü. Gözleri dolmuştu. Bu hormonlar onu günden düne ele geçiriyor ve yapmayacağı şeylere zorluyordu. Hep ondandı. Yoksa kocasını olur olmaz sık boğaz edecek kadın mıydı o? Tabi ki değildi.

Elif sessiz kalınca kaçamak bir bakış atan kocasının kaşları çatıldı.

"Haydaaaa yine mi?"

Kadın dudaklarını büzüp koltuğa iyice gömüldü.

"Çok bunalıyorum seni dimi? Boğuyorum. Ha Hamilelik." derken Fatih arabayı hemen sağa çekip karısını kendine çekti. Bu kadın nasıl böyle düşünürdü?

DELİ KOMUTANBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin