Bu sefer ki görev oldukça kısa sürecek gibi duruyordu. Yine de Albay operasyon emrini verirken oldukça zorlu bir görev olduğunu ve en ufak dikkatsizliğin canlarına maal olabileceğini belki de on kez tekrarlamıştı. Mühim değildi gerçi bu işin kolayı zoru yoktu. Her halükarda ölüm ile burun burnaydın. Zaten onlara göre ölmekte yoktu. Şehit olmak vardı ki bu sonu her türlü kabul etmişlerdi. Hepsi bir ağızdan cevap verdiler Albaya "Emredersiniz Komutanım."
Albay başını bir kaç kez sallayıp kapıyı işaret etti.
"Gazanız mübarek olsun yiğitlerim."
Hepsi oldukları yerde hazır ola geçip selam verdiler. Sonra mekanik bir makinenin aksamları gibi sağa dönüp bastıkları yeri titreterek gelen helikoptere bindiler. Fatih bulduğu boş yere otururken aklında operasyondan çok karısının dudakları vardı. Veda etmek istememişti güzel kadını. "Ben sana veda etmiyorum. Yarım kalan bir öpücük veriyorum." demişti. Biliyordu Elif kocası yarım koymazdı ne öpüşmelerini ne de onu o yüzden böyle yarım bir öpücükle uğurlamıştı kocasını ve ardından ne kadar üzülse de kendine bile belli etmeden devam etmişti.
Fatih gülümserken operasyona gittiği için sevinçten kime sataşacağını bilemeyen Serkan arkadaşının omzuna sertçe vurdu.
"Ne gülüyorsun lan evli mutlu çocuksuz."
Fatih bir anda omzundan aldığı darbe ile oturduğu koltukta dikleşti. Bu Serkan akıllanmazdı.
"Kaç kere söyledim habersiz yapma şu hareketleri puşt."
Serkan sırıtarak tekrar vurdu arkadaşının omzuna bu sefer daha hafif vurmuştu.
"Ay yine haber vermeyi unuttum."
Fatih daha fazla ciddi duramayacağını anlayınca beraber kahkaha attılar.
"Sıkıntıdan öldün dimi lan."
Serkan başını sallayıp koltuğuna yaslandı.
"Özlemişim sizi keratalar niye hiç görüşmedik ki onca zaman."
Evet hiç görülmemişlerdi. Fatih bir kaç kez eve davet etmek istemişti. Ama o evliydi ve bu kadar sap adamı eve doldurmak mantıklı gelmemişti. Evde taze karısı dururken dışarı çıkmakta aklına pek yatmamıştı doğrusu. İç çekerek oda arkasına yaslandı.
"Görüşmek isteseydin görüşürdük kardeşim."
Serkan bir kaç homurtu çıkarıp başka birine sataşmak için arkasını döndü. Arkada sinirle telefon ile uğraşan Cenk'i görünce onu es geçip helipterin diğer tarafında oturan Sivriyi ayağını uzatıp itekledi. Adam resmen bir saat sürecek yolda bu gürültüde hemen uyumuştu.
" Şşşt kalk lan geldik."
Gözlerini zorla açıp Serkan'a ve etrafına bakındı genç adam. Serkan'ın sırıtan yüzüne az önce onu tepen ayağındaki postalla üç beş kez vursa operasyon öncesi motivesi düşer miydi acaba? İçinden geçenleri uygulamaya koymak için yerinde doğrulup sırıttı.
"Senin ayağın kaç numara kardo?"
Serkan anlamış gibi ayapığını iyice önüne çekip başını iki yana salladı.
"Uyu sen kanka ben zaten uyuyor musun diye şey ettim."
Fazla uzatmayıp tekrar gözlerini yumdu. Bir saatlik yolu bile uyumak istemesinin nedeni dün gece annesi ile yaptığı gereksiz evlilik münakaşasıydı. Kadın kafaya koymuştu. Hazır terfi almışken baş göz edip kurtulacaktı bu ağzından çıkanı kulağı duymayan oğlandan. Gel gelelim Sivri yanaşmıyordu. Onu korkutan evlilik ya da bu evliliğin görücü usulü olması falan değildi. Onu korkutan babası gibi sevgisiz bir eş galesiz bir baba olma olasılığıydı. O babası gibi olmamak için elinden geleni yapmıştı bunca yıl ama babası her geçen yıl daha kötüye gitmiş en sonunda kumar oynadığı bir batakhanede baskın yapılmış o sırada çakısını çıkarıp oğlu yaşında bir polis memuruna saldırıda bulunurken tam alnının çatından vurulmuştu. Bu olay yüzünden babasını vuran polis memuru ve kendisi kısa süreli açığa alınmışlardı. Polisi önünde siper ettiği için tek açıkta kalan yerinden başından vurulmuştu. Olasılıklar ve babasının şeref yoksunu bir adam olmasından dolayı Polis memurunun aklanmasına bizzat yardım etmişti. Çünkü babası gencecik adamı gözünü kırpmadan bıçaklayabilecek kadar caniydi. Zamanında az işkence etmemişti genç adama ağzına geleni söylemesinin payı büyüktü ama bunları söyleten de baba dediği adamın ta kendisiydi. Şiddete meyilli oluşu ve kumar sevdası bitirmişti babasını ve aralarında hiç başlamayan baba oğul ilişkisini, annesine defalarca ısrar etmişti ama o her seferinde bu sefer düzelecek diyerek bırakmamıştı kocasını... Şimdi de babasının zulmünden kurtulmuş onu evlendirip barklandırmaya takmıştı. Düşüncelerini bir kenara bırakıp kalan on, on beş dakikada uyuyamayacağı için gözünü açarak helikopterin kirli penceresinden gök yüzüne baktı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
DELİ KOMUTAN
AcakDeli Komutan ve asi kızımız Elif'in dolu dizgin hikayesini okumaya hazır mısınız? Bence hazırsınız. *** +18 içerikler mevcuttur istemeyenler atlayarak okuyabilecekler. Wattpad'deki "Deli Komutan" isimli ilk hikayedir.
