Deli Komutan ve asi kızımız Elif'in dolu dizgin hikayesini okumaya hazır mısınız?
Bence hazırsınız.
***
+18 içerikler mevcuttur istemeyenler atlayarak okuyabilecekler.
Wattpad'deki "Deli Komutan" isimli ilk hikayedir.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Otelin yan tarafında olan mekanda karnımızı doyurduktan sonra tekrar odaya gelmiştik. Balkonda ki tahta sandalyelere oturmuş yaptığım kahveleri içiyorduk. Fatih dışarıya karşı ters biri gibi görünse de bana karşı gayet ılımlıydı.
"Eline sağlık."
"Afiyet olsun."
Diyerek manzaraya bakmaya devam ettim. Kahvelerimiz bitince ayağa kalkıp içeri girdim. İki saat kadar odada oyalanıp sıkıntıyla bir nefes verdim. Bu adam neden içeri gelmiyor diye düşünürken balkon kapısı açıldı. Fatih beyaz tişörtünü çıkarıp tekli koltuğun üzerine bıraktı. Sonra bana doğru yaklaşınca yine titremeye başladım. Sanırım bu sefer gözleri beklenti ile bakıyordu. Yatağın ucuna gelip elimden tutarak beni ayağa kaldırdı. Saat erken olsada hava çoktan kararmış oda loş ışıklarla aydınlanıyordu. Gözlerimi kırpıştırıp başımı eğdim. Üzerimdeki sweeti eteklerinden tutarak kaldırıp çıkardı. Karşısında siyah südyenim ve pantolonum la kalmanın utancı tüm vücuduma yayılmıştı. Elleri pantolonumun üzerinden kalçalarımı kavrayınca nefesimi tuttum.
Elleri yavaş yavaş yukarı çıkarak bel boşluğumda durdu. Bakışları önce gözlerimi sonra boynumu buldu. Boynuma dökülen saçlarımı geri iterek yumuşacık öptü.
"Nefes al güzelim."
Derin bir nefes alıp devamını bekleyen içimdeki arzulu kadına tekme tokat girişmek istiyordum. Belimdeki eliyle beni yatağa uzatıp üzerime çıktı. İyice kasılan bedenime komut verip itemiyordum. Yada çekilmesini söylemek istrsemde etkilenen yanım buna izin vermiyordu. Üzerime eğilerek südyenimin açıkta bıraktığı göğsümü önce öpüp sonra kokladı. Kalbim durmak üzereydi.
Sonra dudaklarıma yapışıp sanki günlerdir buna açmış gibi öpmeye başladı. Dili ile zorladığı ağzımı açıp öpüşünü derinleştirmesine izin verdim. Elleri rahat durmuyor belimde ve kalçamda geziniyordu. Eli südyenimin kopçasına gittiğinde durdurmak istedim. Ama bir türlü istediğim şeyleri eyleme dökemiyordum. Südyeni açıp aşağı doğru çekince dudaklarımdan ayrılıp doğruldu. Kollarımı göğsüme örtmek için hareket ettirsemde tutup engel oldu. Yutkunarak sağ göğsüme eğildi. Gözümü dahi kırpmadan ne yaptığına bakarken göğsümün tepeceğine bir öpücük kondurması ile istemsizce inledim. Yabancı olduğum duygulara aynı zamanda aç olan vücudum resmen daha fazlası için kıvranıyordu. Göğsümün ucunu ağzına alması ile kasıklarımdaki sızı arttı ve kalçalarımı kaldırıp ona doğru bastırdım. Kadınlığımda hissettiğim sertlikle gözlerim kocaman olurken Fatih hırıltıyla inledi. Göğsümü emip dişliyor sol eli ile diğer göğsümü okşuyordu. Sonra ağzındaki göğsümü bırakıp diğerine de aynı muameleyi yaptı. Arzudan kararmış gözleriyle doğrulup göğüslerime baktı.
"Ha siktir çok güzeller, fazla güzel."
Söylediği şeyle kapanan gözlerimi açıp ona bakmayıp göğüslerime baktım. Teprcikler kabarmış ve göğüslerim olduğundan daha büyük görünüyordu. Şaşkınlıkla ona bakınca gözleri gözlerimi buldu.
"Beni öldüreceksin."
Gözlerimi tekrar yumarak yutkundum. Elleri pantolonumun düğmesini bulunca itiraz dolu birkaç mırıltı eşliğinde elini tuttum. Ellerimi geri çekerek cıkcıkladı.
"İstemediğin hiç bir şey olmayacak rahatla."
Pantonu çıkarıp yataktan aşağı attı. Tamamen iç çamaşırı ile kalmıştım. Bacaklarımı öperek kadınlığıma kadar geldi. İç çamaşırını üzerinden kadınlığımı öpünce titredim. Sonra iç çamaşırını sıyırıp burnunu orama sürttü. Bacaklarımı şiddetle birbirine kenetledim. Eli ile bacaklarımı ayırıp seri şekilde kendi pantolonu çıkarıp balsırı ile kaldı. Bacak arama girip kendini bana yaslayınca inledim. Sanırım aklımı kaybedecektim.
Dudaklarımı örseleyerek öpüp geri çekildi. Omzundaki elim ile onu kendime çekince kendi kendime şaşırdım.
"Daha fazla ileri gidersem duramam."
Demesiyle ellerimi çekip yataktan kalkıp banyoya gitmesini izledim. Sanırım durmasa dur diyemeyecektim. Yerdeki südyenimi hızla alıp üzerime geçirdim. Yukarı çıkıp belindeki havlu ile önümde durunca yutkundum. Bu kadar etkilenmek zorundamıydım.
Göz kırpıp bavula yönelince hızla bende banyoya gidip duş aldım. Acıktığım için üzerime yanımda getirdiğim siyah kısa elbiseyi giyip altına opak siyah bir çorap giydim. Saçlarımı kurutup elimle şekil verince yukarı çıktım. Fatih üzerine keten siyah bir pantolon ve lacivert bir gömlek giymişti. Beni baştan aşağı süzüp yanıma gelerek eteğime ters bakışlar attı.
"Bu eteğin geri kalanı nerde karıcığım."
Dudağımı dişlerimin arasına alıp ısırdım. Artık bu mahmur hali bırakmam gerekiyordu. Elimi belime koyup konuştum.
"Burada kocacığım." derken elbisenin eteğini tutup salladım.
Yaptığım hataketle dudağı kıvrılır gibi olsada ciddiyetle cevap verdi.
"Sana eteğin burada olmadığını yatakta göstermeli olarak anlatmamı ister misin."
Görmediğini bildiğim için sırıtıp kalçsmı kıvırarak çıktığımız odadan otelin çıkışına doğru yöneldim. Fatih'in elini eteğimin üzerinden kalçamda hissetmeme çekilip sağıma soluma baktım.
"Manyak mısın sen utanmaz ya biri görseydi."
Koyulaşmış gözleri ile gözlerime keskin bir bakış attı.
"El kadar etekle oranı buranı sallarken gören var mı diye düşünme kocan elleyince ya biri görseydi öyle mi küçük hanım."
Söylediklerinde haklılık payı olduğunu bildiğim için elimden tutup arabaya bindirmesine izin verdim. Geldiğimiz mekanda güzel bir akşam yemeği yiyip etrafta manzarası olan güzel bir yere kahve içmeye gelmiştik.
" Elif bu gün sabırsızlanıp sana dokunduğum için özür dilerim. Sen bana gelene kadar yaklaşmamaya söz vermiştim kendime ama yanımdayken dokunamamak beni çıldırtıyor."
Bu kadar düşünceli olması gerçekten onu yanlış tanıdığımı düşünmeme sebep olmaya başlamıştı. Gülümsemeye çalışarak cevap verdim.
"Önemli değil. Ben özür dilerim ama sana hala tam olarak güvenmiyorum. O yüzden lütfen bir daha bu şekilde yakınlaşmayalım kafam karışıyor."
Fatih bozulsada gülümsedi.
"Bundan fazla yaklaşmam ama dokunmayacağıma söz veremem."
Başımı sallayıp elimdeki kahveden bir yudum daha aldım. Bu konudan bahsetmek bile deli gibi heyecanlanmama sebep olmuştu. Kendime hakim olup bir daha izin vermemem en doğrusu olacaktı. Yoksa sonunda üzülen yine ben olurdum.