41.Bölüm

28.5K 1.2K 216
                                        

Yazardan...

Yağmur öyle şiddetle yağıyordu ki dağı taşı sanki milim milim dövercesine, sanki bu dağlarda nice amaçlar için dökülen kanları temizlemek istercesine, öyle ki soğuktan ve ıslanmaktan büzüşen ellerini ısıtmaya çalışan Fatih soğuk kayaya yaslandı usulca ve karşısında ateş yakmaya çalışan Cenk'e bakarak gülümsedi.

"Sıçana döndük amına koyayım ya."

Cenk mağaranın derinliklerinde buldukları bir kaç çırpı birde üzerinde kuru kalan tek yeri olan atletinin ıslanmamış bir kısmından kestiği parçayı taşların arasına koymuş ve yarısı ıslanmış kibritle yakmaya çalışıyordu. Başını kaldırıp Fatih'e baktı. Tamam her durumda her koşulda alaycı tavırlar sergilerdi bu adam ama bu defa başkaydı. Ödü kopuyordu karısı bırakacak gidecek diye uyku girmiyordu gözüne fark etmişti. Arkadaşı adına korktu Cenk böyle giderse başına bir hal gelecekti. Sonra Feray geldi aklına terzi kendi söküğünü dikemezmiş ya o misal.

"Tutturdun son adamı da bulalım diye al amına koyayım. Al sana son adam."

Omuz silkti Fatih. Tamı tamına yedi tane leş kargasının anasından emdiği sütü burnundan getirmişlerdi. Hasar almıştı ama olsundu. Evelallah iki kişi olmasalar o biri de kaçamazdı ama kaçmıştı deyyus.

"Feray yenge seni pek yanına yanaştırmıyor sanırsam. Bu ne gerginlik yiğidim."

Lafı başka yere çekmek istese de Cenk'ten gelen cevapla içi burkuldu.

"Benim aşk hayatımı bırakta Elif'le ne oldu? adam gibi anlat."

Şimdi sırasımıydı be? Ne güzel bu fırtınada şuracıkta kendilerine sığınak bulmuşlardı. İki şen sohbet edip birbirlerini ihya etmek varken insafsız sevgililerden bahsetmek niyeydi?

"Biliyorsun işte olaylardan sonra Mihrimah'a taşındı. Yemin ediyorum götürüp bir yere kapatasım geliyor. Ulan bana gülmüyor hanım efendi millete bahar bahçe, kafayı yiyorum. Geçen ne yaptım anlatsam yuh dersin."

"Anlat." dedi Cenk nasılsa bu havada helikopter gelemez onlarda yürümeye kalksa bir arpa boy yol katedemezlerdi. Bu halde uyurlarsa da ya donup ölürler ya zaattüre olurlardı. En iyisi çene çalmaktı.

"Rüyamda Elif'i gördüm. Böyle beyaz uzun bir elbise giymişti." derken o görüntü gözünün önüne gelince iç çekti.

"Ee sonra." dedi Cenk.

" Sonra sonraaaaa takım elbiseli bir puşt gelip karımın belini kavradı. Ama nasıl delirdim. Elimi belime silahıma attım silah yok. Onlara gitmeye çalışıyorum ama adım atamıyorum. Onlar yaklaştı biraz çocuk okulda Elif'lerin sınıftan tanıdım. Zengin züppesinin tekiydi. "

"Ne yaptın oğlana?" dedi Cenk hafif gülümseyerek. Ama Fatih gülmüyordu.

"Malum olmuş bana amına koyayım. Taktım ben bu rüyaya kalkınca hemen hazırlandım okula gittim. WhatsApp sınıf gurubundan biliyorum ben bu piçi zaten kıl oluyordum. Neyse bir kaç bakındım kantinde kahve içiyorken buldum ben bizimkini gittim omzuna bir kaç kez vurdum. Ödü bokuna karıştı. Dedim gel seninle biraz dolaşalım. Bu tanıdı beni rengi attı. "

"Harbi delisin sen lan. Rüyada gördün diye adamı mı dövdün?"

Fatih sinsice gülüp başını salladı.

"Rüya falan benim olana dokunanın iflahını sökerim. Hele bu benim karımsa."

Cenk kaşlarını kaldırıp indirdi.

"Rüya lan adı üzerinde rüya görmüşsün çocuğun ne suçu var? Ne yaptın oğlana?"

Fatih aklına gelince yine güldü.

DELİ KOMUTANHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin