"Son kez soruyorum asker! Neden firar etmek istiyordun?"
Komutanının sert sesi ile irkildi Ali başını iyice önüne eğerek sessiz kaldı.
Ne söylerse söylesin Komutan bildiğini okuyayacaktı nasılsa. Adamın lakabı bile Deliydi. Komutan ayağa kalkıp kapıda duran iki askere başı ile çık işareti yaptı. Sonra ağır adımlarla askerin tam karşısına geçip durdu. Sağ elini omzuna koyup sakince konuştu.
"Sen durduk yerde firar edecek adam değilsin Ali ne olduysa anlat. Üstlerimin haberi olmadan çözümünü bulayım."
Ali kafasını kaldırıp şaşkınlıkla Komutanına baktı. Bu adama deli derlerken harbiden kayışı kopuk olduğu için sanıyordu Ali ama şimdi tavrına bakınca babayiğitliğinin gözükaralığının da etkisi olduğunu anladı. Bacısını kurtarmak için belkide son şansıydı.
"Komutanım bacım."
Komutan devam et der gibi başını bir kez salladı.
"Bacımı zorla köyün manyağına verecekler."
Komutan dişlerini sıkarak bekledi. Ulan böyle insanları o zorla gelin ettikleri kızların önünde sallandırmak gerek diye düşündü. Ali'ye elbette hak verdi. Kendi bacısına böyle bir şey yapsalar hepsini diri diri yakardı. Yakmakla kalmaz birde küllerinin üstüne işerdi.
Olmayan beyinlerini siktiklerim!
"Kim baban mı?"
Ali hızla başını sağa sola salladı. Babası yaşasaydı böyle birşeye asla rıza göstermezdi. Öksüzdü onlar. Bacısından başka kimi vardı ki şu canına yandığı hayatta. Onun için değil firar etmek canını bile gözünü kırpmadan verirdi.
"Anne baba sizlere ömür komutanım. Dayım verecek bacımı."
İyice sinir katsayısı yükseldi. Kim bilir kaç yaşındaydı. El kadar çocuğu evlendireceklerdi kesin.
"Kardeşin nerede şu an."
Ali başını ayağındaki siyah postallarına dikerek konuştu.
"Köyde dayımların yanında kalıyor Komutanım."
Çaresizce ayaklarına bakan Ali'ye bakıp düşündü bir süre. Yakınlarda göreve gidip gitmeyeceğini bilmiyordu. Ama istirate çekileceğini bildirip kızı alıp gelebilirdi. Ali kabul ederse tabi.
"Asker."
"Emret Komutanım."
Komutan kısa ve Ali'nin göremeyeceği şekilde gülümsedi hazır olda duran askerine.
"Rahat asker! Kardeşini gidip alabilirim."
Alinin gözlerinin içi parladı. Komutanı gidip alırsa zorlukta çıkaramazlardı.
"Gerçekten yapar mısınız Komutanım."
Komutanın sınırı yoktu. Silah arkadaşlarının da dediği gibi deli yanı her daim baskın geliyordu. Çekmecesinden çıkardığı kağıdı ve kalemi Ali'nin önüne bıraktı.
"Bilmem gerekenleri yaz yarın sabahtan gidip kardeşini alacağım."
Ali hevesle köyün adını dayısının ev adresini vesaire yazdı. En son kardeşinin adını unuttuğunu görünce büyük harflerle ELİF yazıp kağıdı komutanının masasına bıraktı. Değil kardeşini sülalesini alması gereksede alırdı Komutanı öyle yiğit adamdı.
***
"Yenge istemiyorum diyorum nesini anlamıyorsunuz? "
Esma hanımda istemiyordu gül gibi kızın Allah'ın mendeburuna gelin gitmesini ama kocasına da laf anlatamıyordu. Zengin olmaları yeğenini onlara gelin etmek için yetmişti onun nazarında.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
DELİ KOMUTAN
RastgeleDeli Komutan ve asi kızımız Elif'in dolu dizgin hikayesini okumaya hazır mısınız? Bence hazırsınız. *** +18 içerikler mevcuttur istemeyenler atlayarak okuyabilecekler. Wattpad'deki "Deli Komutan" isimli ilk hikayedir.
