Fatih'ten
"Cenk kardeşim; Kenan Albay bu konu hakkında bizi kesin bir dille uyarmıştı."
Cenk söylediğim şeyle kaşlarını biraz çatıp ifadesini bozmadan yüzüme baktı. Ne var? der gibi başını sallayınca kafasının burada olmadığını bir kez daha anlamış oldum.
"Görev sırasında diyorum böyle nasıl desem? " diye devam ettim. Boş bakışları anlamaya çalışır gibi yüzüme dikildi.
"Ne diyorsun amına koyayım?" dedi. Kelimeler ağzından zorla çıkıyordu.
"Kafan nerede diyorum birader?" diye sordum.
Omuz silkip boş boş bakmaya devam etti. Cenk'i tanımasam aklında birisi var diyeceğim ama annesi dışında itina ile kadınlardan uzak duruyordu.
"Anlat." dedim bu sefer ciddiyete bürünmüştüm.
Umutsuz bakışlarını elinde evirip çevirdiği çırpıya dikip derin bir nefes aldı. Sonra nefesini tutmak ister gibi sıkıntıyla bıraktı. Arazinin puslu havasına karışan nefesi ve sıkıntılı halleri karşısında ısrar etmesem mi diye düşünürken konuşmaya başladı.
"Elif'e aşık olduğunu nasıl anladın?"
Yüzümde istemsiz oluşan tebessüme engel olamadan elimi omzuna koyup sıktım.
"Aşık mı oldun lan?" diye ciddiyetimi bozmadan sorusuna soru ile yanıt verdim.
"Bilmiyorum. Anlatırsan aydınlanacağım kardeşim." dedi netti.
Başımı aşağı yukarı sallayıp elimden geldiğince anlatmaya başladım.
"Abi şimdi şöyle ki ben biraz dengesiz bir adamım biliyorsun."
Bakışlarını yüzüme çevirdi. Dikkatle dinliyordu. "Ee." dedi. İnsan bir 'estağfurullah kardeşim hiç olur mu öyle şey' falan derdi. Demedi. Anlatmasam mı lan acaba diye bir anlık kinlensem de o hallerimi hatırlayınca arkadaşıma kıyamamıştım.
"Sanırım ilk gördüğümde vurulmuşum. Ama tabi ilk başlarda ne yalan söyleyeyim kabullenmedim. Şey sandım." deyip durakladım. Cenk sabırsızca "Ney sandın oğlum doğru dürüst anlat şunu." diye çıkıştı.
"Karımdan bahsediyorum lan kelimeleri dikkatli seçmem gerekiyor haliyle." dedim. "Nasıl söyleyeyim sadece fiziki olarak istediğimi sandım işte." diye devam ettim.
"Anladım. Sonra." diye başını salladı.
"Bir kere kokusunu içime çektim. Yetmedi. İnsan aşık olunca yetmiyormuş. Sonradan anladım. Gözüm her yerde onu arar oldu. Yanımda olsun istedim. Benim olsun istedim. Kalbini kırdığımda kalbimi söküp atmak istedim. Çok direndim. Ali'nin emanetine ihanet etmemek için çabaladım. Baktım hislerimde eminim koyverdim gitti anasını satayım. Ben Elif'i gördükten sonra bir kalbim olduğunu anladım. Evlenecek kadar aklını kaybettiysen aşıksın demektir. " diye bir solukta cümleleri sıraladım.
Özet geçmek istesem de bu anlattıklarım Elif'e olan aşkımın, sevdamın yanında hiçti.
"Abisine rağmen vazgeçmedin." dedi derinden gelen hisli ses tonuyla.
"Vazgeçmedim değil kardeşim. Vazgeçemedim." dedim iç çekerek.
"Ulan şimdiden özledim karımı akşam olsada gitsek." diye devam ettim.
Cenk belli belirsiz bir gülümseme ile yüzüme baktı.
"Memur musun lan sen? Nereye gidiyorsun akşam olunca? " diye sordu.
Omuz silkip güldüm. "Ben anlamam sabah gelin akşama döneceksiniz dedin. Zaten evde tek kaldı sevdiğim. O Mihrimah'a soracağım ben bi döneyim." dedim ciddileşerek.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
DELİ KOMUTAN
RandomDeli Komutan ve asi kızımız Elif'in dolu dizgin hikayesini okumaya hazır mısınız? Bence hazırsınız. *** +18 içerikler mevcuttur istemeyenler atlayarak okuyabilecekler. Wattpad'deki "Deli Komutan" isimli ilk hikayedir.
