44. Bölüm

17K 650 24
                                        


Sinan gecenin bu saatinde gelen Serkan'ın alışık olmadığı hallerine anlam yormaya çalışıyordu.

Elini ensesine atıp ovuşturdu. Zaten aklını sürekli meşgul eden maviş gözler yüzünden ne uykusu ne huzuru kalmıştı. Fatih'in evinde aylar öncesine ait o günün gecesinde gördüğü çakır gözler taş olup oturmuştu sol yanına, anlayamıyordu. Almıyordu aklı, bir kez gördüğü birini unutamamak çok abes geliyordu. Diline gem vuran o bakışlar yüzünden bir insanın hayatına hayalet gibi karışmıştı. İtina ile karşılaşmaktan kaçınsa da az kalmıştı. O karşılaşma çok yakında gerçekleşecekti.

Fatih'ten başkasına ağzını da açmamıştı. Normalde olanı olduğu gibi anlatmaktan zerre kaçınmayan sivri dili mesele Zeynebe gelince adeta lal olmuştu. Mecbur kalmasa Fatih'e de tek kelam etmezdi. Fatih yaşadıklarını anlatınca ne yapacağını şaşırmıştı. En sonunda olanlar olmuş Zeynep uzun uğraşlar sonrasında Mihrimah'ın yanına yerleşmişti. O üvey babası yüzünden kıza musallat olan ayıya da Fatih'ten yediği dayak yetmediğinden bir posta da Sivri'nin dayağını yemişti.

"Aga bee." dedi Serkan yavaş yavaş çözülüyordu anlaşılan. "Ben hayatımda böyle gol ne attım ne yedim."

Yan gözle baktı Sinan, içinden o golü kendinin de yediğini söylemek geçsede bir şey demedi. Serkan'ı bu hale getiren sebep kendininkinden pekte farklı değildi. Jeton köşeli olsada ucundan kıyısından iterken düşmüştü. Elini bu seferde çenesine götürüp sıvazladı. Şirin sayılabilecek kadar küçük ve düzenli mutfağının balkonunda bulunan masanın yanındaki iki sandalye de oturuyorlardı.

"Tokat mı yedin lan yine kızdan?" dedi alayla ve gülümsedi.

Serkan baygın bakışlarınından sıyrılıp masada ki sigara paketinden bir dal alıp yaktı.

"Daha fenası, oğlum tokat yemeye alışkınım ben gerçi diğerine de alışkınım da beklemediğim yerden geldi."

Hah dedi Sinan ağzı açılmıştı bir kere dibine kadar içini döker saçmalardı. Neyse ki uykusu yoktu sabaha kadar dinler onu tatmin eder, kendini eylerdi.

"Kıvırcığın odasına tırmandım. Uyuyordur bir bakar çıkarım kendimi ikna ederim diye düşündüm."

Sinan başını bu kadarını yapmazsın der gibi iki yana sallayıp arkadaşının ifadesini görmek için yüzüne doğru eğdi.

"Ne yaptın ne yaptııın?"

Serkan sigarasından bir nefes daha alıp bıraktı.

"Ya çok aklımı karıştırmaya başlamıştı. Emin olmak istedim."

Sinan içinden koca bir yuh çekti. Yok ne kendisi ne arkadaşları asla normal değillerdi. Hatta fazla anormal davranışları vardı. İlk başlarda sadece mesleklerinden dolayı sanıyordu ama durumları vahimdi. Aşk hayatları bile saçma sapan ilerliyordu.

" Neyden emin olacaktın lan gecenin bu saati kızı uyurken görüp?"

Serkan sigaradan son nefesini de alıp seslice üfledi. İzmariti külleğe bırakıp çılız çıkan dumanın gidişini izlerken güldü.

"Hislerimden. Olmayan Hislerimden emin olmak istedim amk."

"Olmayan?" dedi Sinan ima ile çünkü karşısında ki adam ne kadar inkar ederse etsin emin olmuştu. Ateş olamayan yerden duman tütmezdi.

"Öptü beni, öpüştük yani."

Neler duyuyordu kulakları, demek kızda boş değildi. Diyecek bir şey bulamadı.

"Oğlum bu yaşıma kadar ben böyle ters köşe olmadım lan. Kız laps diye öptü beni, hayır daha önce karşı cins tarafından öpülmedim diyemem ama bu nasıl desem, beni mest etti."

DELİ KOMUTANBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin