******
"Belçika ne alaka Diloş ya? Bir Gent turları eksikti zaten."
Gökçe bir avcunu tezgâha yaslamış, dilimlediğim salatalıklardan birini kesme tahtasının üzerinden aldığında suratını sallandırarak büyükçe bir ısırık almıştı.
Beşiktaş'ın fikstürüne gösterdiğin bu yakın alaka karşısında bir ilahi okumak isterim güzelim...
Ozan Yakut'la "yakın" arkadaş olma konusunda baya ciddiydi demek.
"Hayır, eskiden seni de gönderiyorduk yanlarında ne güzel, şimdi öyle bir şansımız da yok..."
Dila Aral ama artık menajer hissedemiyor.
Yeni bölüme geçmiştik artık, bu ocak ayından itibaren moderatör hissedecektik.
"Ne yapacaksın beni gönderip anlamıyorum ki. Sevgilisiyle arasına kilometreler giren benim, sana ne oluyor?"
Doğradığım salatalıkları kâsenin içindeki domateslerin yanına boşalttığımda Gökçe'ye doğru yan bir bakış atıp tek gözümü kırpmıştım.
Artık düzenli olarak antrenmanlara katılamıyordum ya neyse ki bu kez Ali Rıza Hoca hatırlatmama gerek kalmadan perşembe gecelerini de takıma ayırmak zorunda olduğu gerçeğini kabul etmişti.
Manitimle olaylı ifşamızın yankıları henüz son bulmamışken bir de yurtdışı deplasmanı girmişti araya.
Gökçe ağzına attığı lokmayı güçlükle yuttuğunda kısa bir an duraksadı.
Bakışları üzerimden ayrılmamıştı.
Verdiği sesli nefesle birlikte omuzları düştüğünde eş zamanlı olarak benim de kaşlarım çatılmıştı.
Elimdeki bıçağı tahtanın üzerine bırakıp yönümü Gökçe'ye döndüm.
"Ne oluyor hakikaten Gökçe?"
Interventionsa intervention, dökülün avukat hanım.
Tezgâhtan ayrılıp duruşunu dikleştirdiğinde bakışlarını anlık olarak tavana dikip yeniden bana odaklanmıştı.
"Ya Diloş, böyle ben sanki acıkmış gibiyim..."
Sahada ismini unuttuğu takım arkadaşı Pelkas'a Yunanistan diye seslenen Ozan Tufan'ın kurduğu alaka çok daha kuvvetliydi.
Çünkü ben buraya nasıl geldiğimizi anlamamıştım.
Kısılan gözlerimin farkına vardığında damağını şıklatıp devam etti.
"Bakma öyle, anla işte. Ben anlamıyorum çünkü. Böyle açım ama bir şey yiyemiyorum sanki. Midem buruluyor gibi..."
Şimdi anlaşılmıştı derdi.
İfadem anında gevşediğinde dudaklarımı birbirine bastırıp gülümsememi gizlemeye çalıştım.
"Özledim mi demeye çalışıyorsun sen?"
Beşiktaş orta sahasını tek başına yıkan Buket Bozaltın ve Avukat Gökçe Demir'i yol bilmediği çöllerde susuz bırakan Ozan Yakut...
"Ay yok ya, ne alaka ?"
Bu kez kaşlarını çatma sırası ondaydı.
Dudaklarımı ağzımın içine doğru yuvarladığımda imalı bir tavırla kaşlarımı kaldırmıştım.
Hafifçe omuzlarımı silktim.
"Barış'ı bir gün görmesem bana da böyle oluyor çünkü. Hani sanki içinde sürekli seni kaşındıran bir boşluk var gibi..."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
SAHTE DOKUZ
RomansaSosyal medya hesabı üzerinden futbol yorumculuğu yapan ve hayli popüler olan Dila Aral, kullandığı rumuz dolayısıyla herkes tarafından erkek zannedilmektedir. Mesaj kutusuna düşen bir fotoğraf ve ardından katıldığı olaylı canlı yayın sonrası hayatı...