49.Bölüm
"Koca bir hayat. Baran ve benimle kurulan bir hayat."
Uraz huysuzca ağlayınca oturduğum yerden ayaklandım. Emzirmiştim hatta gazını da çıkarmıştım fakat hala ağlıyor.
"Niye ağlıyor kızım?" Kararsızca Pınar anneme baktım. Baran dün onları alıp gelmişti ve oğlumuzun kırkı çıkana kadar yanımda kalacaklar. Demir babam bu durumdan pek hoşnut değil rahat edemeyeceğini söyleyip duruyor ama Baran izin vermedi.
"Bilmiyorum anne. Huysuzlandı." Uraz'ı kucağımdan alıp pışpışlamaya başladı. Derin bir nefes alıp koltuğa oturdum. Baran bugün iş başı yapmıştı bu yüzden de evde sadece biz varız. Demir babam ise sıkıldığı için bahçeye çıkmıştı.
"Dur kızım ben bakarım." Gülümseyerek Uraz'ı kucağında sallamaya başlayan Pınar annemi izledim. Emre doğduğunda hepsi o kadar çok mutlu olmuştu ki hatırlayınca tebessüm etmeden duramadım. Uraz'a hamile kaldığımda ise daha çok sevindiler. İkinci çocuk hepimize sürpriz olmuştu.
"Demir de hiç yerinde durmuyor." Bakışlarını büyük camdan dışarıya çevirdi. Demir babam bahçede Menekşe teyzenin eşiyle sohbet ediyordu. Onlara bakıp derin bir nefes aldım. Aslında bizim rahat etmeyeceğimizi düşündükleri için bu kadar huzursuzlar yoksa onlarla yaşamak gayet makul bir durum. Eğer Baran çok sık görevlere gidiyor olsaydı Pınar annemlerle yaşardım ama eskisi gibi sık sık gitmediği için ayrı evlerdeyiz.
"Biz gerçekten rahatız anne. Hem biz üst kattıyız siz alt katta. Ben çok mutluyum yanımızda olduğunuz için hatta beraber bile yaşayabiliriz." Pınar annem tatlı tatlı gülümsedi.
"Kızım biliyorum fakat bizim kendimize ait evimiz olması daha rahat hissettiriyor. Burası sizin eviniz çocuklarınız büyüsün bizi daha iyi anlayacaksınız." Derin bir iç çektim. Benimde üç abim var fakat annemle babam onlarla kalmak istemiyor. Cihad abim diğer abilerim evlendikten sonra annemlere epey ısrar etmişti birlikte kalmaları için ama babam müsaade etmedi.
"Sen öyle diyorsa. öyledir anne. Ama burada istediğiniz kadar kalın ben kalmanızı çok isterim." Uraz uyuduğu için onu kontrol etti ve koltuğa yatırdı.
"Biliyorun kızım. Allah sizden razı olsun. İyi ki benim gelinimsin." Sıcacık gülümseyerek ayaklandım ve Pınar anneme yaklaştım. Birbirimize sarılıp tebessüm ettik. Anlaşıyorduk ve bu benim epey hoşuma gidiyor. Şimdiye kadar aramızda hiç sorun çıkmadı. Pınar annem bazen Baran'ı azarladığı oluyordu ama bana tek kelime etmiyor hatta kimsenin olumsuz bir şey söylemesine müsaade etmiyor. Şanslıyım.
"Yemekler hazır, ben bir Demir'e bakayım."
"Tamam anne. Bende Baran'a salata yapayım."
"Yap kızım."
Pınar annem bahçeye çıkarken ben mutfağa geçtim. Emre sabah erken uyanmıştı ve öğlen fazlasıyla yorulduğu için uyuyakaldı. İki bebeğimde uyuduğu için ofladım. Uraz uyusun ama Emre yanımdan hiç ayrılmasın istiyorum. Bana sürekli bir şeyler sorması ve benimle konuşması beni çok sevindiriyor. Onun büyüdüğünü görmek benim için çok farklı hisler.
Mutfakta hızlıca salata yaptım. Yemekleri Pınar annemle beraber yapmıştık ve Baran'ın gelmesini bekliyoruz. Normalde bugün erken çıkacaktı ama son anda bir pürüz çıkmış bu yüzden her zamankinden birkaç saat geç geleceğini haber verdi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
UHRA
General Fiction"Senden öncesi veya senden sonrası diye bir şey yok. Hep sen vardın. Attığım her adımda veyahut yürüdüğüm her yolun sonunda. Baran adım atıyorsa karşısında Uhra vardır." Başlangıç: 24/05/2020 Final: 18/11/2020
