58.Bölüm

14.6K 965 350
                                        

58.Bölüm

Keyifli okumalar

"Beni sensiz bırakma çünkü sensizlik beni kendimden eder."

Eve döndüğümde çocukları odalarına yatırıp keyifsizce oturma odasına yöneldim. İçim daralıyor. Aklım sadece Baran'da. İyi mi değil mi? Hiç bir şey bilmiyorum ve bu beni daha çok daraltıyor. Dolan gözlerimi kapatıp koltukta geriye doğru yaslandım.

"Uhra," diyen Baran oturma odasına girdikten sonra yanıma yaklaştı.

"Güzelim," dedi yumuşacık bir tonda. Kıkırdayarak yana kaydım ve beklemeden yanımda yerini aldı. Kolları sıkıca bedenimi kavradı. "Çocuklar uyudu."

"Hım," diye mırıldandım. İyice göğsüne iliştim. Beni üzerine alıp rahat bir şekilde nefes soluklandı.

"Odamıza çıkalım." Belli belirsiz omuz silktim ama Baran tek hareketiyle ters dönüp yerlerimizi değiştirdi. Uykulu gözlerim tamamıyla aralandı.

"Baran," dedim kızarak.

"Uykun açıldı." Gülümseyerek kollarımı boynuna sarıp Baran'ı kendime çektim.

"Çok yorgunum. Uyuyalım mı?" Göz kırpıp üzerimden kalktı. Ayağa kalkmamı beklemeden beni kucağına alıp odadan çıktı.

"Yürüyebilirim." dedim gülmelerimin arasında. Alnıma ufak bir öpücük kondurup yatak odasına girdi.

Beni yavaş bir şekilde incitmeden yatağa yatırdı. Geri çekilip üzerindeki kazağı çıkarıp kenara fırlattı.

"Gel," dedi elimden tutup göğsüne çekerek. Gülümseyerek başımı göğsüne yasladım. "Senli rüyalara meleğim." Başımı kaldırıp Baran'a tatlı tatlı gülümsedim.

"Seninle sonsuzluğa huzurum." Yüzümdeki tebessümle başımı tekrar göğsüne yaslayıp gözlerimi kapattım.

Gözlerim yaşları serbest bıraktı. Öyle çok özledim. Her zerresine muhtacım. Benim tek ihtiyacım onun varlığı.

Dün bebeğimizin durumuna baktım ve Elisa ile kontrolleri tamamladım. Bebeğimiz gayet iyi durumdaymış ama vitamin almam gerekiyor. Düşük olan kan değerlerim yüzünden de gözlerim kararıyor.

Gözlerimdeki yaşları serbest bırakıp sessizce ağlamaya devam ettim. Neredeyse 1 ay oldu. Bebeğimiz 8 haftalık ve biz 4 haftadır Baran'sızız. Ağlamalarım arttığı için doğrulup derin derin nefes aldım. Onsuz kendimi paramparça hissediyorum. Biz onunla birbirini tamamlayan yapboz parçaları gibiyiz. Onsuz bomboş biri gibi hissediyorum. Çalan telefonumun sesiyle irkilip gözlerimdeki yaşları sildim. Ekrana baktığımda "Hayatım arıyor." yazısını görünce hemen cevapladım. Ekrana bakıp sıcacık gülümsedim.

"Deliriyorum," kaşlarını çattı. "Her aradığımda ağladığını görüyorum ve deliriyorum." Telefonu kendimden uzaklaştırıp yüzümü sıvazladım.

"Sana ne ya, istersem ağlarım." Onu biraz olsun güldürmek istediğim için çemkirdim ama gülmedi. Gerçekten sinirlenmiş.

"Konu sen olursan her şey beni ilgilendirir. Ağlama artık güzelim, bak ben burada deliriyorum."

Omuz silkip gülümsedim.

"O kadar gülüyorum bir kez gülmedin bana!" Huysuzca sesimi yükselttim. Gözlerini kısarak baktığında kıkırdamadan duramadım.

"Böyle olduğunda seni öpesim geliyor." Sözleri ile gülümsedim. Ekranda parmağımı gezdirip iç çektim. Keşke bende seni öpebilsem. Keşke katran karası bulaşmış dudaklarım dudaklarınla buluşup yeşerse.

UHRABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin