Görüşlerinizi ve vereceğiniz voteleri merakla bekliyorum. Yeni bölümlerle ilgili kesitlerden ve başka bilgilerden haberdar olmak için;
İnstagram: _mavinintonuu7
Ve
Twitter: mavinintonuu7
Hesaplarımı takip edebilirsiniz.
🕊
Bölüm şarkısı; Sezen Aksu - Kaçın Kurası
🎶
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Herkes bir gayretkeşlik görünüşü altında, ihtirasını gizler.
Fénelon
🕊
Ertuğ, tatsızca bakıyordu yerdeki malzemelere. Neredeyse gece olacaktı; ama o doğru düzgün yerden bir çöp kaldırmamıştı. Yeni yaptırdığı cama bakış atarken sıkıntılı bir nefes verip ellerini saçlarına daldırdı.
"Ulan Yağız..." dedi kendi kendine mırıldanarak. Aklı ondaydı. Pişmandı şimdi. "Keşke seninle gelseydim." Alt dudağını ağzının içine kıvırırken dağınık çalışma masasının üzerindeki cep telefonunu eline aldı. Yağız'ın numarasını tuşlayıp kulağına götürdükten sonra sabırsızlıkla onun sesini duymayı bekledi. Çalıyordu; ama Yağız açmıyordu. "Hay ben senin açacağın telefonu!" Söylene söylene telefonu sertçe masaya bıraktı. Öyle bir çaresizdi ki, bu dükkana bile sığamıyordu. Ayağa kalktıktan sonra ellerini beline yerleştirdi. Dükkanın içinde eşyaların üzerine basa basa bir uçtan bir uca gidiyordu. Kapının yanına vardıktan sonra bu kez adımlamadı, bekledi. Sokağı aydınlatan lambalarda bakış attı. Küçük uçan böcekleri ışık sayesinde net görüyordu.
"Bu böyle olmayacak." dedi kafasını sallayarak. "En iyisi evine gitmek." Kafasını aşağıya indirip içeriye doğru hamle yapacakken uzaktan gelen insan bedenini gördü. Ağır ağır yürüyerek dükkana yaklaşıyordu beden. Ertuğ'un kanı çekildi. "Yağız!" dedi sessiz olan sokakta sesi yankılanarak. Yanına koştuktan sonra yüzünü daha yakından gördüğünde yutkundu. "Oğlum... Lan!" Onu bu halde gördüğü için neredeyse zorundan burada ağlayacaktı. Yağız'ın yalpalayan bedenini kendine yaslayıp, "İçeri geçelim." diyerek dükkana yönlendirdi. Zar zor içeriye soktu Yağız'ı. Çalışma masasının önündeki sandalyeye bıraktı. Yağız, kafasını geriye atarak gözlerini zar zor açık tutarken Ertuğ, yarım su şişesine sarılıp avucuna döktü. Avucundaki suyla Yağız'ın yüzünü temizlemeye çalışırken, Yağız acıyla inlemişti. Ertuğ'un elini iteklerken kafasını da geriye çekiyordu.