Bölüm 40 | Gizli Adam

51.7K 2K 755
                                        

Oy anam oyyy...
Kırkıncı bölümü paylaşıyorum, şaka gibi.
Bu kırkıncı bölümde 100 Bin olmak da ayrıca çok güzelmiş!

Evet, evet... Biz 100 Bin okunmaya ulaştık!

Meva'yı yazmak istediğim zamanı hatırlıyorum; Kağıtçı Kız isimli kurgumu yazmaya başladığım sıralarda birdenbire Meva kafamda canlanmıştı. Kağıtçı Kız'ın olay örgüsünde oturtamadığım yerler olduğu için onu ertelemiş, Meva'yı öne çekmiştim. İyi ki yapmışım. Her şeyin bir zamanı var, buna inanıyorum. Meva da zamanında geldi, ulaştı size.

Bundan sonraki yolumuz belki otuz bölüm kadar sürebilir. Gerçekten zaman da, kelimeler de çok hızlı geçiyor ve bitiyor. Umarım aynı düzende size ulaştırmaya devam ederim. Yine uzun bir bölüm sizi bekliyor.

Hepinize iyi okumalar.💙

Bölüm şarkısı;
Barış Manço - Gibi Gibi
🎶

'Teşekkür ederim!'

Gözlerim bir anda açıldığında aydınlanan odanın içinde beyaz tavan karşıladı önce beni. Kulağımın dibinde işittiğim nefes alışverişleriyle birlikte yavaş yavaş toparlanmaya başlayarak gözlerimi kırpıştırdım. Kafamı çıplak göğsünden kaldırarak onun yüzüne baktım. Dudaklarında hafif denecek kadar bir tebessümle mışıl mışıl uyuyordu. Nefes alıp vererek belime dolanan kolunu  arasından yavaş yavaş çıkmaya çalıştım. Gevşemiş kollarının arasından çıkmak benim için zor olmamıştı.

Yatakta oturur vaziyete gelip ellerimi yüzüme götürdüm ve ovaladım. Kalbim hâlâ güm güm atıyordu. Değişik, anlamsız bir rüya görmüştüm. Bir uçurumun kenarındaydım. Uğultular dolaşıyordu kulağımda; fakat sonra birbirinin sesini işitmiştim. Teşekkür ederim, diye bağırmıştı. Sesinin yankısı hâlâ kulaklarımdaydı.

Sıçrayarak uyandığım rüyayı dakikalarca düşünüp durdum. Başıma tarifsiz bir ağrı sokmuştu yine. Komodinin üzerindeki saati yokladığımda henüz sabahın ilk saatleri olduğunu gördüm. Bakışlarımı çıplak bedenime indirdim. Dün gece yaşadığımız o andan sonra ikimizde uyuyakalmıştık. Duş alma fırsatını elde edemediğim için şimdi yapacaktım.

İç çekerek Yağız'ı uyandırmadan yataktan aşağıya ayaklarımı sarkıttım. Yere attığımız kıyafetleri ve özellikle dün kirlenen geceliği alıp belimi doğrulttum. Yatağımda uyuyan adamı tekrar izlediğimde buruk bir tavırla gülümsedim. Dün yaşadığımız gece hâlâ bir hayal gibi gelse de kasıklarımdaki o his, hayal olmadığını bana bağırıyordu. Hatta buna daha çok inanmak için elimdeki kirlilerle gardrobuma döndüm. Aynada çıplak bedenimi süzüp tenimde bırakılan zevk morluklarına baktım. Gerdanımda çok fazlaydı. Kollarımın üzerinde bile görmüştüm.

Dudağımın kenarını dişleyerek aynanın karşısından ayrılıp banyoya girdim. Oyalanmamam lazımdı. Yağız'a güzel bir kahvaltı hazırlamak istiyordum. Sonra şirkete geçtiğimde her ne kadar geç kalsam da büyük bir araştırma yapmam gerekiyordu.

Bunlar kafamda dönüp dolaşırken suyun altına girdim. Saçlarımı güzelce şampuanladım. Tenimden kayıp düşen damlalar kaslarımı gevşetse de kafamdaki düşünceler hâlâ sımsıkıydı.

İç çekerek, Yağız'ın tenimde bıraktığı kuru ıslakları duş lifiyle temizledim. Suyun altında biraz daha gevşedikten sonra işimi halledip kabinden çıktım. Kapının arkasından bornozun birini alıp üzerime geçirdim.

MEVABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin