Saat 02.00
Tim eve gidecektir. Erkan geldiğinde ikisi de uyumuştur. Odaya girdiğinde Selçuk uyanır. Tam ağlayacakken babası olduğunu görür.
Selçuk: Eə😄
Erkan: Uyu Selçuk büyümen lazım.
Sanki dediğini anlamış gibi gözünü kapattı. Erkan üstünü değiştirip yatağa girdi.
Hasan hastaneye geldiğinde Fatih de uyumuştu. Odanın ışığını açmadan koltuğa oturdu. Çocukluğu aklına geldi. 9 yaşındaki Fatih hasta yatağında uyuyordu... Yorgunluktan koltukta uyuyakaldı o da.
Demir eve değil hastaneye gitti. Yarasına baktırıp eve gidecekti. Hemşire bakarken bir hemşireye bir yarasına bakıyordu.
Hemşire: Çok derin, nasıl dayandınız o kadar?
Demir: Analjezi+Kanı durdurdum.
Hemşire: Ne?
Demir: Hem acı hissim yok hem de kanını durdurdum.
Hemşire: Dikiş atmamız gerekiyor.
Demir: Atın o zaman?
Telefonu çaldı.
Demir: Emredin komutanım... Hastanedeyim komutanım 10 dakikaya biter... Emredersiniz komutanım geliyorum.
Dikiş atılırken gözlerini dikmiş omzuna bakıyordu.
Bitince eve geldi. Gülşah ve Eylül uyuyordu. O da uyudu.
Kaan televizyonun karşısındaki koltuğa uzandı. Siyah ekranda hayatını izlediğini hayal ediyordu...
Yusuf Yiğit'in evinde kalacaktır. Yatarlar. Yusuf Kerem'in odasından sesler duyuyordur ama Yiğit buradadır.
Yusuf: Yiğit, Yiğit uyan.
Yiğit: Ne oldu?
Yusuf: Yan odadan sesler geliyor olm.
Yiğit: Eee ne olmuş?
Yusuf: Nasıl ne olmuş? Evdekiler uyuyor!
Yiğit: Abimdir görevden dönmüştür.
Kafasını yastığa geri koydu. Yusuf korkmuştu biraz.
Yusuf: Lan Kerem şehit olalı 6 yıl oldu!
Yiğit: Evet işte görevden dönmüştür.
Yusuf: Şehit diyorum.
Yiğit: Yusuf koy kafanı yat kardeşim bir şey olmaz zararsız.
Yusuf ayağa kalkıp yan odaya gitti. Bayrağın orada birini görmüştü 2 saniyelik. Kapıyı kapattı ve odaya geri döndü.
Yiğit: Ee anladın mı?
Yusuf: Ne anlamam gerekiyor? Şizofren olduğumu mu?
Yiğit: Hayır canım bayrakta yaşadığını.
Yusuf susup uyudu.
Kürşat uyumuyor, haber sitesini güncelleyip duruyordu.
Kürşat: 78 ölü 159 yaralı...
Gözleri yaşarmıştı.
Kürşat: Durun artık... ayaklanmayı bitirin zararı size oluyor...
Bu gece uyumayacak, ana yurdunun nasıl kan ağladığını izleyecekti.
Mustafa yine defterin başına geçmişti.
"Bugün yazdıklarımın 2. Günü. Dün bahsettiğim Türkistanlı kardeşim bıçaklanmış ve gelemedi bugün. Uygurların ayaklandığını söyledim, o da "Kanlı şekilde bastırılacak! Benim tüm akrabalarım o yüzden öldü!" Dedi. Umudu kalmamış hayata karşı...
Bugün okula giden ilkokul çocuklarından birini küçüklüğüme benzettim. Okula gidene kadar 3 metre uzağında yürüdüm. Bana onu yapan piç yakalandı gerçi ama, başka orospu çocukları da var. Çok ne hatırlıyorum... Ailem öldükten sonra utangaçlaşmıştım iyice. Bir okul çıkışı... arkamdan geldiğini anlamamıştım. Ara sokağa girdim, servis biraz daha uzaktı. Ara sokağa girince sıkıştırdı ve...
Değersizdim ben, ufak bi virüsten farkım yoktu."
Gözünden bir yaş deftere düştü. Mustafa kapattı defteri, yatağa girip uyudu.
Saat 05.00
Demir üstünü giyinirken Gülşah uyandı ve ona baktı. Gözlerini ovuşturup
Gülşah: Demir!
Demir: Ne oldu?
Gülşah: Yüzüne ne olmuş?!
Demir: Ufak bi yara, sorun yok.
Gülşah: Nasıl oldu?
Demir: İt üstüme atladı ama ağzına sıçtım merak etme.
Odada sadece Yusuf ve Yiğit vardı geldiğinde.
Yusuf: Günaydın komutanım.
Demir: Günaydın. Erken gelmişsiniz?
Yiğit: Uyku tutmadı tüm gece, 4 buçukta geldik.
Demir: Sonra "Komutanım 2 şınav daha çeksem bayılırım." Diyorsunuz!
Yiğit: Yok dinlendik yeterince.
Saat 06.00
Herkes gelmişti. Görev emri de öyle.
478 kelime bombok oldu.
YAZAMADIM AMA BU GEÇİŞ BÖLÜMÜ OLSUN.
Medyadaki detayı farkeden?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
4 KAHRAMAN
ActionTavsiye etmiyorum, ilk 6 bölüm utançtan silinmiştir Cringe seviyesine göre 50-100 arası başlanabilir
