191. Bölüm

24 3 54
                                        

Kürşat daha hızlı koşup eve geldi. Sırımsıklam da olsa geldi ve kapıyı açtı. Çok sessizdi.

Kürşat: Annem? Korkma geldim bak.

Salona geldi. Koltuğun arkasındaydı. Yanına oturdu ve ellerini tuttu.

Kürşat: Anne burada kimse bize bir şey yapamaz. Bu ülkenin polisi var askeri var, güvendesin. Hem polis merkezi hemen şu tarafta bak.

Fatma: P-polis bizi götürmez mi b-bizi?

Kürşat: Annem, bak onlar çinli değil. Onlar Türk polisi, seni korumak için varlar, benim gibi. Siren sesinden korkacaksan olmaz ki?

Kürşat etrafına bakındı.

Kürşat: Kalk, yok bir şey. Olsa bile çelik kapı, kırılmıyor yani kimse giremez.

Hasan hastaneye geldiğinde Fatih'i ameliyata alacaklardır.

Fatih: Aklın kalmasın bi arkadaşa bakıp çıkacağım.

Hasan: Tamam😅.

Fatih: Görüşürüüüz.

Bitmesini beklerken sadece iyi ihtimalleri düşünmeye çalışıyordu. Doktor çok ilerlemediğini söylemişti ama... Hayır, Fatih daha çok genç ve gayet de dayanıklı.

Saat 19.30

Fatih ameliyattan çıktı. Odaya kadar geldiler.

Hasan: Ne zaman uyanır?

Doktor: Çok uzun sürmez.

5 dk bekledi sadece. Gözlerini çok az açtı.

Hasan: Uyandın mı abicim? İyi misin?

Fatih: Abi...

Hasan çok narkoz etkisinde kaldığından ne yapmaması gerektiğini biliyordu. Yatağa dokunmamalıydı mesela, ufak bir titreşim bile deprem gibi oluyordu çünkü.

Fatih: Neden?

Hasan videoya almaya karar verdi.

Hasan: Ne neden abicim?

Fatih: Benim başka abim yok ki?

Hasan: Evet yok.

Fatih: Neden bıraktın beni?

Hasan: Çünkü, ben kendimi feda etmeseydim 8 şehit olacaktı.

Rüyasının etkisinde kaldığını çok net biliyordu. O da Fatih'in ne gördüğünü az çok tahmin ediyordu. Ya bayrağa sarılı tabut ya da şehitlik.

Fatih: Ben astsubay olacağım o zaman...

Biraz bekledi.

Fatih: Hakkari Yüksekova, Mardin Midyat, neresi olursa.

Yine bekledi.

Fatih: Benim istediğim bu değildi, daha mütevazi bir amaç seçmiştim, öğretmen olmak istiyordum.

Gözünü tam açmamıştı, 1 yaş düştü.

Fatih: Ama intikamını alamazsam rahat uyku yok bana...

Hasan peçeteyle gözlerini sildi Fatih'in.

Hasan: Her yıl ziyaret edersin beni değil mi?

Fatih: Her ay, her hafta, hatta her gün. Seni unutmam da, hep rüyalarıma gir olur mu?

Bu sefer Hasan ağlayacaktı. Ki zaten ağlıyordu da.

Hasan: Tamam, söz.

Hasan yanına oturdu ve tekrar elini tuttu Fatih'in.

Hasan: Fatih iyiyim ben.

Fatih: Cennetten güzel yer mi var zaten.?.

Yok, ayılmadan şehit olmadığını kabul etmesi imkansızdı.

Fatih: Susturun şunu!

Hasan: Neyi?

Fatih: Müzik çalıyor.

Hasan: Nasıl bir şey?

Fatih: *mırıldanır

Hasan: 🥲

Saat 20.00

Fatih ayılmıştı iyice.

Fatih: Narkoz kafasını çok seviyorum be.

Hasan: Ağlattın beni o ne olacak?

Fatih: Ya ne yapabilirim? Bana da yazık her gün sağ gelmen için dua ediyorum.

Hasan: Bir ağrın var mı?

Fatih: Karnım ağrıyor çok kötü.

Hasan: Hemşireyi çağırayım mı?

Fatih kafa salladı. Hemşire seruma bir şey koyarken Fatih öksürmeye başladı ve yine...
Hemşire doktoru çağırdı. Yine ameliyathaneye gittiler ve Hasan da yine oturup beklemeye başladı.

Demir Eylül ile doktorculuk oynuyordu. Demir hasta, Gülşah ve Eylül de doktor.

Eylül: Ama bu kaçıncı Demiy bey, acısını hissetmemeniz zayay veymediği anlamına gelmez.

Demir: Gülşah çocuk beni gömüyor şu an.🔉

Gülşah: Ya oyun oynuyoruz takılma.😅🔉

Eylül: Kontyol de mi etmiyoysun? Kuyşun içeyde kalmış ne yapacağız?

Gülşah: Çıkaralım.

Eylül: Olmas! Çok süye geçmiş oyganlaya zayay veyiy.

Demir: Gülşah bu çocuk bunları nereden biliyor?🔉

Gülşah: Her ay 1 kurşun yediğin için normaldir!🔉

Demir: Abartma🔉

Eylül: Gülşah hanım sizce ne yapmalıyız?

Gülşah: Bir zararı yoksa kalsın.

Eylül: Vay, hey hayeketinde zayay veyiyoy.

Demir: Boş verin ben ölim ya.

Gülşah: Demir! Çocuğun yanında söyleme şunları ya!🔉

Eylül: Ölme ölme çözcem ben.

Erkan Selçuk'a bakıyordur.

Erkan: Babacım olmuşsun 6 aylık hâlâ "Əeeaaĕ" diyorsun.

Selçuk: Babæ

Erkan: Ece gelsene!

Ece mutfaktan gelir.

Ece: Efendim?

Erkan: Baksana.

Selçuk: Ba-ba

Ece: Aşk olsun annecim.

Erkan: Kıskanma aşkım anne de der😅 Hem anne demek zor, babayı rastgele de söylemiş olabilir.

Ece: Erkan daha 6 aylık çocuk, 6 aylıkken konuşulur mu?

Erkan: Konuşur, annesine çekmiş zeki benim oğluşum.

Ece: Sen de mal değilsin ama.

Erkan: Tartışılır.

Ece: Kendine mal diyorsun yani?

Erkan: Burhan Binbaşı sağolsun hepimize mikrop olduğumuzu inandırdı da.

638 kelime ve boş bi bölüm.

Bu ne soğuk amk?

Ekran fotosu koyulmadı ama -12 derece deyi, valla donuyok hdjehwjxhwhaj

GECE YALNIZ KIZ'A BÖLÜM İSTİYORUM, YB İÇİN DEĞİL SADECE İSTİYORUM.

4 KAHRAMAN Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin