Üç gün. Üç koca gün. Belki normal bir zamanda olsalar göz açıp kapayıncaya geçecek olan yetmiş iki saat.
Tuana, üç gündür uyanmayan sevgilisinin kapısında, hala titreyen elleriyle cama tutunuyordu. Soluktu, solmuştu. Hayatından bir çok kez birileri kopmuştu. Ama bu kopan direkt olarak hayatıydı. Çağan ona hayattı.
Ülkü, son kalan gücüyle ona bir kahve uzatmıştı. Zaten başka bir öğünleri yoktu günlerdir. Çoğu zaman düşüp kalıyorlar, serumla kendilerine geliyorlardı.
"Bugün de uyanmazsa-"
Ülkü camdan arkadaşına baktı, cümlenin devamını nasıl kuracağını bilmiyordu. Çağan ona hep bir abi olmuştu. Hep koruyup kollamıştı. Mesela uyanık olsaydı, Yağız ona bağırırken duymuş olsaydı. Onu oraya gömerdi. Burukça gülümsedi. Gözünden akan bir damla yaşı silip Tuanaya döndü.
"Başka bir ihtimal yokmuş."
Tuana gözlerini direk olarak Ülküye çevirdi. Çatışan kaşlarıyla, yüzünü inceledi.
"O ne demek?"
Titreyen dudaklarının arasından zar zor çıktı bir kaç kelime. Ülkü gözlerini kapadı.
"Bir daha uyanması gibi bir ihtimal yokmuş."
Kalbi kasılan Tuana, cama döndü.
"Yeterliymiş bu kadar uyku sevgilim bak, hadi uyan artık. Dinlenmedin mi?"
Ülküden bir hıçkırık yükseldi. Tuana elindeki kahveyi bırakıp ona sarıldı. İkisi de ağlarlarken, birbirlerini sardılar. Aniden kulaklarını tırmalayan bir ses yükseldi, Çağanın olduğu odadan. Korkarak ayrılıp, cama döndüler. Yağız gelip, gördüğü şeyle geri koridora döndü.
"Doktor! Doktor gelsin hemen!"
Bir kaç hemşire hızla odaya doldu. Makineleri kontrol ederlerken, odaya bir doktor girdi.
Korku üç arkadaşı da esir almıştı. Noluyordu gibi fikirleri yoktu. Kötüyse, bilmek istemiyorlardı.
Sesler normale döndü. Hemşirenin biri hariç herkes odadan çıktı. Doktor üç gündür dışarıda bekleyen üç arkadaşın karşısında durdu. Tuananın gözleri sıkı sıkıya kapalıydı.
"Arkadaşınızın bilinci yerine geldi. Mucize gibi bir şey, uyanacak."
Ülkü sevinçle bir çığlık atıp Yağıza sarıldı. Tuana gözlerini açıp karşısında gülerek onlara bakan doktoru görünce, içine bastıramadığı sevinçle ağlamaya başladı. Onu tutamayan dizleri yere çöktü. Heyecan tüm hücrelerine saçıldı.
"Uyanacak."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Soluk
ChickLitYağmurluydu tüm yaşamım, o gün güneş doğana kadar. Tüm tablolar soluktu, O paletime renk katana kadar.
