Planların arasında beni Taehyung'ın çöp kutusuna koyup aşağı indirmesi yoktu. Ben iki hizmetçi olacağız sanıyordum ama o bir temizlik görevlisi olacağını benim ise direk büyük temizlik arabasından çöp kutusuna gireceğimi söylediğini ısrar ediyor. Lakin bunu tartışmaya gerek yoktu. Yani vardı ama zaman yoktu daha doğru olur. Bu yüzden ısrar etmeden direk girmiş ve müzenin tuvaletinde çıkmıştık. Burası tahmin edebileceğimden bile rahatsızdı. Özellikle aşağı inmek için asansörleri kullandığında.
"Asansör boş. Aşağı iniyoruz." Diye bilgi geçtiğinde göz devirdim.
"Saat kaç ?"
"Bu seste ne ? Aman Tanrım çöp kutusu konuşuyor!"
"Taehyung espri sırası değil çıkınca bunu tekrar söyle." Dediğimde kıkırdadı. Yüzüme bir gülümseme yayıldı.
"2 dakika sonra adam çıkacak. Biz ise 1 dakikaya tuvale-" Dedi ama kapının açılma sesi lafını böldü. Tekrar yürümeye başladığında uzun kollu dar bodynin kollarına sıkıltırdığım maymuncukları kontrol ettim. Hazır olmalıydım.
"Hey sen dur orada. Nereye? "
"Saat dört temizliğine geldim. Kattaki tuvaleti temizleyip çıkacağım."
"Saat 4 olmuş mu ya ? Bende bir yukarı çıkayım." Diye mırıldandı tanımadığım ses. Taehyung derin bir nefes aldı.
"Adam yukarıda." Dedi ve bir anda kapağı açtı. "4 dakikan başladı. Çıktığında burada olacağım."
"Seni seviyorum."
"Yakalanırsan beni tanımıyorsun." Dediğinde güldüm. "Bende seni seviyorum."
Depoya girmeden önce son söylediği şey buydu ve ben büyük depoya baktım. Lazer cihazları belliydi. Kasaya ulaşmak için tırmanman gerekiyordu. Neyseki bu işte iyiydim.
▪︎▪︎Jimin
"Gergin falan değilim." Dedim. Gözüm dışarıda yangın merdiveninde sigara içen adamdaydı. Şimdi yakmıştı sigarayı.
"Bacağını sallayıp duruyorsun." Dedi Yoongi kulaklıktan. Buraya gelmek lanet Kitty'nin fikriydi ve bok gibi bir fikirdi. Ben paniklerdim. Üstelik tekken. Yoongi ile aynı katta olsaksa ayrı ayrı takılıyorduk. Dikkat çekmemeliydik ve gay çift burada en dikkat çekici şey olabilirdi. Özellikle biri Yoongi ise.
"Seni se- ne oluyor orada ?" Dedim adama bakarken. Yanına ondan rütbeli olduğu biri gelmiş ve ona bağırıyordu.
"Güvenlik amiri. Görev yerini erken terk ettiği için adama bağırıyor. Adam sigarayı söndürdü. İçeri geçeceğini söyledi."
"Ne ? Peki Jennieler ne olacak ? Aşağıdalar."
"Şuan seni duyuyorlar." Dediğinde aklıma gelen fikirle bir adama doğru yürümeye başladım. Yoongi şaşkınca bana bakıyordu. Adamın yanından geçerken omuz attım. Sigarasını atan güvenlik içeri girmiş aşağıya giden merdivene ilerliyordu.
"Jimin!" Dedi Yoongi kulaklıktan
"Sen ne yaptığını sanıyorsun be ?" Diye çığırdım adama karşı. Adam şaşkınlık ve öfkeyle bana baktı.
"Bana omuz attın!" Dedi sinirle. Bizim bağırmamız bir kaç güvenlik gibi onun da dikkatini çekti ve adımlarını bize doğru çevirdiler.
"Sen bana omuz attın"
"Kardeşim deli misin? Ben burada heykele bakıyordum sen omuz attın!"
"Evet lan deliyim!" Diye bağırdım. Yoongi'nin her ihtimale karşı bana verdiği bıçağı çıkardım. "Deliyim ne olacak!"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
My ghost
Teen FictionRuby çok ünlü bir akristti. Tüm bu gösterişli hayat ona bazen boğucu geliyordu ama vazgeçmekte istemiyordu. Lakin bir gece yatağın üzerinde bir not bulduğunda her şey değişti. Eski hayatından, geride bırakıp kaçtığı hayatından birileri onun peşindey...
