#tanışma

942 114 68
                                        

Çocuk etrafına baktı ve çadırına girdi. Hemen bizimkilere dönüp baktım. "O mu?" dedim tedirgince.

"Bilmiyorum ama olabilir." dedi Barış.

"Onu takibe almalıyız." dedi Taha.

"İyi de nasıl?" dedi Yiğit.

"Sonra karar veririz. İlk başta muhabbete girmeliyiz. " dedi Kaan.

"Pardon da bay zeki nasıl olacak o?" dedim.

"Seni kullanarak." dedi sırıtarak.

"Ne?"

"Çocuğa yanaşıp ayartacaksın. O da sana anlatacak."

"Sen ne diyorsun be! Ben senin genel gruba koyduğun kızlardan değilim. Hani şu egonu tatmin edip ama aslında bir boka da benzemediğini de söyleyemeyen kızlardan bahsediyorum." dedim ve ayağa kalkarak çadırıma girdim.

"Terbiyesiz." dedim kendi kendime.

Bir süre sonra çadıra Yusuf girdi. Yine leblebi yiyordu. Yanıma oturdu ve bana leblebi uzattı. Sinirle aldım ve yemeye başladım.

"Sen onu kafaya takma." dedi.

"Konuşmayı bilmiyor terbiyesiz."

"Kanka ona terbiyesiz dediğini duymasın keser seni. Hem sen ona laf sokunca çok sinirlendi." dedi ve güldü.

"Vallah mı?" dedim bende gülerek. Oh iyi yapmıştım ama öldürmese iyiydi.

"Kanka çocukla sadece konuşacaksın."

"Ne yani beni bir katilin yanına mı göndereceksiniz?"

"Çocuğun katil olup olmadığını bilmiyoruz ki. Hem biz de senin bir kaç adım gerinde olacağız korkma." dedi Yusuf.

Biraz düşündüm. O katili bulmak istiyorsak bunu yapmalıydık. Yusuf haklıydı. "Peki." dedim.

"Kankam be." dedi ve leblebileri ağzına tıktı.

"Yavaş boğulacaksın." dedim.

Çadırdan çıktık. Herkes ateşin etrafına toplanmış çay içiyordu. Somurtarak bizimkilerin yanına oturdum.

"Eee operasyona ne zaman başlıyoruz?" dedi Barış.

"Şimdi." dedi Yiğit.

"Oha." dedim gözlerimi açarak.

"Kızım şimdiden kendini sevimli göster ki samimileşesiniz."

"İyi tamam." dedim ve çocuğun yanına oturdum. Telefonuma mesaj geldi.

*Katiller grubu*

*Yusuf kişisi sizi ekledi*

Yiğit: Oğlum bu ne?

Yusuf: Buse'ye yardım amaçlı şey etmiştim.

Öküz: Lan biz katil miyiz?

Ben: Senden şüpheleniyorum.

Barış: Konuşun artık.

Ben: Tamam be.

Çocuğu dürttüm ve bana bakmasını sağladım. "Selam." dedim.

"Selam." dedi sırıtarak.

"Naber?" dedim şirince.

"İyidir senden?" dedi.

"İyilik." dedim. "Tanışalım mı?"

"Olur ben Berk."

"Bende Buse." dedikten sonra gruba girdim.

Ben: Çocuğun adı Berk.

Öküz: E yani?

Ben: Sen sus be.

Taha: Konuşmaya devam et.

Kafamı kaldırdım ve çocuğa baktım. Beni süzüyordu. "Fiziğin güzelmiş."

İlk başta onu öldürmek istesem de gülümsedim. "Öyle mi?"

"Evet." dedi gülümseyerek."Biraz gezelim mi?"

"Olur." dedim ve ayağa kalktık.

Yiğit: Nereye?

Ben: Gezelim diyor.

Yusuf: Aha kesin Buse'yi öldürecek.

Taha: Lan Yusuf saçmalama.

Ben: Ya öldürürse?

Barış: Korkma biz de geliyoruz.

"Kiminle mesajlaşıyorsun sen?" diye sordu.

"Şey..." dedim. "Annem merak etmişte."

"Hm anladım." dediğinde gülümsedim.

"Ee nelerle uğraşıyorsun?" dedim ağzından laf almaya çalışarak.

"Boş boş geçiniyoruz işte."

"Kız arkadaşın var mı?" Belki de ölen kız onun sevgilisidir.

"Var ama kavgalıyız." dedi. Aha kavga etmişler kesin bu.

Ben: Çocuğun sevgilisi var ve kavgalılar.

Yusuf: Onları mı barıştıracağız?

Ben: Of. Ya ölen kız bunun sevgilisiyse sinirlenip öldürdüyse.

Yiğit: Olabilir. Çok mantıklı.

"Neden kavgalısınız?" diye sordum.

"Kıskanıyor beni." dedi ve güldü.

"Benimle konuştuğunu görmesin o zaman." dedim.

Kolumdan sertçe yakaladı ve ağzımı kapatarak beni ağaca yasladı. Korkuyla ona bakarken o kaşlarını çatmış sadece etrafına bakıyordu.

Bu sefer emindim. Beni öldürecekti.


Katil Kim?Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin