'Kanlarla dolu bir semtin ortasında kalakalmıştık.'
Kafamı arabanın camına yaslamış dışarıyı seyrediyordum. En sevdiğim şeydi. Bir de müzik olacaktı var ya... Şu an müzik yoktu çünkü kimsenin keyfide yoktu.
Hepimizin aklı sadece lunaparkta ki o ölen kızdaydı. O notta yazanlar bebeğin varlığının gerçek olduğuna inanmamı sağlıyordu. Ve bu benim canımı acıtıyordu.
Yaklaşık dört saat önce Kaan annesini aramıştı ve bize bir araba göndermelerini söylemişti.
Hocalarla konuşup yola çıkmıştık. Şu an saat gece 5 olmuştu. Arya, Yusuf, Taha ve Barış uyuyordu.
Ama ben, Kaan ve Yiğit uyumuyorduk. Onlara uyumalarını söylüyordum ama beni dinlemiyorlardı. Ve bu benim sinirlerimi bozuyordu.
"Yiğit artık uyu." dedim bıkkınlıkla.
"Sen uyu." dedi ve kulaklıklarını taktı.
Gözlerimi devirdim ve yine kafamı cama yasladım. Kaan bana su uzatınca aldım ve içtim. Çok susamış olmalıyım ki şişenin yarısını bitirmiştim.
Gözlerimi açtığım da saat dokuz olmuştu ve ben bir yatakta yatıyordum. Yanımda da Arya yatıyordu. Tanımadığım bir odadaydım.
Bir süre sonra odanın kapısı açıldı ve içeriye Kaan girdi. Burası neresiydi acaba?
"Burası neresi?" dedim gözlerimi ovuşturarak.
"Benim odam." dedi.
"Niye beni kendi evime bırakmadınız?"
"İlk başta doktora gideceğiz ve sen sonra eve gideceksin." dedi.
Kafamı salladım ve yataktan ayaklarımı sarkıttım. Odaya Yiğit girdi ve bana göz kırptı. Bende ona gülümsedim. Onlarda eve gitmemişlerdi sanırım.
Hastahaneye gelmiştik ve şu an sıramızın gelmesini bekliyorduk. Test falan yaptırmıştık ve şu an durgunca sonuçları bekliyorduk.
"Buse Aktaş." diye seslendi bir hemşire.
Odaya tek başıma girdim. Onlara sonucu ben anlatmak istiyordum. Doktora nezaket amaçlı gülümsedim ve gösterdiği koltuğa oturdum.
"Nasılsın Buse?" diye sordu.
"Teşekkür ederim. İyiyim." dedim zorla gülümseyerek.
Doktor bir şeyler anlatmaya başladı ve elinde ki kağıtlara baktı. Bende merakla söyleyeceği şeyleri bekliyordum.
"Evet Buseciğim sonuçlar burada ve.." dedi. "Hamile değilsin."
Sevinçle ve kocaman gülümsemeyle ayağa kalktım."Vallah mı?"
"Vallah." dedi doktor bana gülerek.
Göz yaşlarım yanaklarımdan süzülmeye başlamıştı. O bana, bize yalan söylemişti. Çok büyük bir oyun oynamıştı. Doktora teşekkür ederek kapıya doğru yürüdüm.
Yüz ifademi durgunlaştırdım ve odadan çıktım. Hepsi benim durgun suratımı görünce umutlarını kestiler. Hiç birine bir şey söylemeden hastahaneden çıktım.
Kaan kolumu tuttu. "Buse artık bir şey söyle." dedi.
Hepsi bana beklentiyle bakarken kocaman gülümsedim ve "Hamile değilim!" diye bağırdım.
Kaan'ın boynuna atladım ve ona sıkıca sarıldım. Sonra diğerlerine de teker teker sarıldım. Hepsi çok mutlu olmuştu. Bende öyle.
Annemi aradım.
"Efendim kuzum." diye cevap verdi.
"Nasılsın anne?"
"İyiyim kızım sen?"
"İyiyim." dedim. "Anne ben bu akşam eve döneceğim."
"Niye bu kadar erken?" diye sordu.
"Burada canım sıkılıyor."
"O zaman çok sevindim. Doğum gününü beraber kutlayacağız. Neyse Buse beni oyalama evi süsleyeyim bari." dedi neşeyle ve suratıma kapattı.
Tabi ya bugün benim doğum günüm. Nasıl da unutmuşum ya?
"Eveeeet arkadaşlar." dedim neşeyle. "Akşama bizdesiniz."
"Niye?" diye sordu Yusuf leblebi yerken.
"Doğum günü kutlamam var." dedim.
"Ooo güneş kızı bugün doğmuş ha." dedi Yiğit ve kolunu omzuma attı.
-------
Akşam olmuştu ve biz bizim eve gelmiştik. Apartmanın kapısını açtım ve yukarı çıktık. Evin kapısını çalmadım ve sessiz olmaya çalışarak kapıyı açtım.
Bütün odaların lambası kapalıydı. Hep beraber eve girdik ve ben antrenin ışığını açtım. Oturma odasına daldım ama burada yoklardı.
Bütün odaları gezmiştim ama onları bulamamıştım. Gözlerim dolmuştu. Neredeydi bunlar? Kendi odamın önünde bir kağıt gördüm ve içini açtım.
'Doğum günü hediye mi beğendin mi?'
Odaya girdim. Yerde küçüklükten beri korkularımı yazdığım defterler vardı. Odanın her tarafı kan olmuştu. Kanlarla dolu bir semtin ortasında kalakalmıştık.
Odanın içine bakmaya devam ederken anne ve babamı ölü bir şekilde buldum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Katil Kim?
HorreurCehennemin ortasında cennettin çocukları... Karanlık da yürümekten korkmayan aydınlığın çocukları Kanlarla dolu bir semtin ortasında kalmış 7 genç. Ailelerinden herkesi teker teker kaybediyorlar. Her geçen gün nefes almakta zorlanıyorlar. Tebessümle...
