6. Bölüm

130 17 3
                                        


Bu bölüm biraz geciktiği için üzgünüm...
Hepinizden tekrar özür dilerim.

Son konuşmanın üzerinden tam tamına üç hafta geçmişti. Bir buçuk aydır bu evde kalıyordum. Hiç bir gelişme olmamıştı.
Baran çok zor bir insandı. Hiç bir bilgi toplayamamıştım.

Bu evde nasıl girdiysem o şekilde çıkacaktım. Eve çok çabuk alıştım.
Ömer abim akın kardeşim ve aynı zamanda abim olmuştu.

Barana bir sıfat takamıyordum. İçimden abi demek gelmiyordu.

Bu evde geçen süre boyunca barandan ve kokusundan etkilenmiştim.
Ben sahip olduğu güçten , Polyanna ise barandan hoşlandığımı söylüyordu.

Baranın gücü olmasaydı yine barandan etkilenebilir miydim ? Bilemiyorum.

Babaannemle sürekli konuşuyorduk , aslında iyi olduğunu, sadece dedemin yanında kötü olduğunu söylüyordu.
Babaanneme hayallerimizi konuşuyorduk.

İstanbul sürekli yağışlı ve soğuktu. Sıcağa alışkın biri için çok zordu. Evin içinde halı terliği giymeye başladım.

Halı olmayan bir evde halı terliği giymek biraz anormaldi.
Bir hafta önce baranın Arap misafirleri gelmişti.
Baran misafirlerini kraliyet evinde ağırlamıştı. Arapların evin bu kısmından haberleri bile yoktu.
Evin diğer kısmında onlarca insan girip çıkıyor, ben tek başına mütevazi salonda oturmuştum.

Akın bana Arapların taklidini yaparak gönlümü almaya çalışmıştı. Tam o sırada üzerine Baran gelmişti.
Gülmekten karnıma ağrılar girmişti. Akın benim hiç olmayan abim ve kardeşimdi.

Akınında kardeşi yokmuş. Aynı şeyi bana söylüyordu. Akın gibi beni sürekli güldüren bir abim olmasını çok isterdim.

Ferman gibi kaçan değil.

Akın baranla çocukluk arkadaşıymış. Bilgisayar mühendisliğini okumuş baranla birlikte çalıştığını söylemişti.
Baranın çok işine yarıyordu.

Baran , akınla arkadaşlığımıza tepki gösterirdi, ama bazı şeylere gülerken yakalıyordum.

gün geçtikçe hava soğuyordu. Baran evin ısısını benim için artırsa da yinede üşüme hissi geliyordu. Sıcağa bu kadar alışkın olmam akın için dalga konusuydu.

İstanbul'un kışını hiç sevmemiştim. Buna da bağışıklık kazanmam lazımdı.
En azından ilk gün ki gibi üşümüyordum.

Üzerime çeki düzen verip aşağıya indim. Bakalım bugün ne olacak.
Her gün yeni bir şey oluyordu bu evde.

Merdivenlerden inerken ayağımdaki tehlikelerden ses çıkıyordu.

"Kimse şirkete gitmesin , tüm işler evden devam edilsin.
Bugünkü toplantıları iptal et. Şirkete gelmeyeceğim."Baran kahvaltı masasında bile telefonla konuşuyordu.

"Günaydın " dedim akın ve baran kahvaltı masasında oturuyordu.
Benim ne zaman kalkacağım belli olmadığı için çoktan başlamışlardı.

"Günaydın " dedi akın.

Tam sandalyemi çekip oturacakken karşımdaki görüntüle çığlık attım.

Bahçe bembeyazdı. Çığlık atmamla tüm dikkati üzerime toplanmıştım. Umursamadan masanın diğer kısmına geçtim.

"Bu çok güzel " dedim ve ellerimi cama koydum . Hayatımda ilk kez bu kadar fazla kar görüyorum.

"Bende dedim ne oldu , kara sevinirlir mi ?" Dedi akın. Sırtımı onlara dönüktü.

HAYALPERESTBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin