18.Bölüm

102 14 0
                                        

Bölümleri elimden geldikçe Çarşamba günleri atacağım , tabi esneklik gösterebilir. Sizin karşınıza güzel bölümler çıkarmaya çalışıyorum.

❤️🤍❤️🤍



İçim ağrıyor,  ruhum ağrıyor , bedenimin heryerim ağrıyor ama ölemiyorum.

Ölmek bu kadar zor mu ? Dedeme yalvarcağım gerekirse kışkırtacağım.

İçim öyle yanıyor ki kimse söndüremezdi. Kor kor alevlerin bulunduğu bir çukurdayım , çıkmam imkansız tek çarem ölmekti.
Çukurdaki alev ısrarla öldürmüyordu canımın yanmasını istiyordu.

Kalbim neden kriz geçirmiyor, ya da beynim neden kanamıyor ?
Fermanın sürekli söylediği bir söz aklıma gelmişti.
"Allah kaldıramayacağın yükü vermez" ben kaldırmak istemiyordum. Ben Anne ve Babamı özledim.
Fermanıda özlemiştim umarım anne ve babamın yanında değildir.
Çünkü geri dönmediği için çok kötü sözler sarf etmiştim.
Hem benden önce babamın yanına gitmesin çünkü ilk ben gitmek istiyordum.

Fermanlada vedalaşmak isterdim ancak baranın fermanı tanımasını istemiyorum. Eğer fermanı barana anlatsaydım bulurdu onu , ölüsünü veya dirisini. Ben ölüsünü kaldıramazdım , dirisini ise hiç kaldıramazdım ihaneti çok ağır sonuçlar doğurmuştu.

Gecenin bir yarısında böbreğime yediğim tekmeyle iki büklüm olmuştum.
Yine gelmişti,  yine karanlık odada şiddet uygulayarak uyandırmıştı.

Sarı bir ışık açıldı , odanın içinde bir sarı lamba olduğunu yeni görüyordum.

Zorlukla oturur pozisyona geçtim,  dedem sandalyede oturmuş elinde bir kaç tane evrak vardı.

Evrakları yüzüme fırlatarak "imzala " dedi sertçe.

Bilerek bilmezlikten geliyordum " Ne bunlar "dedim

Eğilip saçımı tutarak konuşmaya başladı "Benden aldığınız mallar , şimdi imzalayacaksın , malımı mülkümü dağıtırım yinede sana bırakmam " dedi saçlarım hala ellerindeydi.

Yüzümde çarpık bir gülüş oluştu "tabi ferman da yok artık,  dede çocukların seni neden sevmi-" saçlarımı aşağı doğru çekmeye başladı.
Boynum ağrıyordu.

"Sen olmasaydın çocuklarım olurdu "birden  saçlarımı bıraktı.
"İmzala şunları " dedi.

İki dosya vardı önümde birincisini imzaladım ikincisini imzalarken " Naptın da baran sana bir yalı verdi ? " dedi sertçe ve ayağa kalktı.

"Başımı kaldırmakta zorlanarak dedeme baktım ve " öptüm " dedim dedem için namus önemliyse bende oradan vururdum.

Dedem gözlerini fal taşı gibi açtı ve daha ne olduğunu anlamdan karnıma tekmeyi yedim.

Üç saniyeliğine nefes alamadığımı hissetim. Böyle bir darbe beklemiyordum.
Ölüme yaklaştığımı farkedince daha çok dedemin üzerine gitmeye başladım.

"Baranı seviyorum ve hiç pişman değilim, seni dolandırırken çok  eğleniyorduk." Gözleri seyiriyordu.
Hışımla eğilip elbisemin kemerini çıkardı ve tüm bensiz geçirdiği günlerin intikamını alır gibi kemerle vurmaya başladı.

Çığlıklarım haykırışlarım beni kurtarmaları için değildi acıya karşı refleksti.
Bacaklarıma , sırtıma,  ellerime karnıma her yerime öyle sert vuruyordu ki her kemer darbesinin vücuduma değdiğini hissediyorum.

Sonunda bu gece ölüyordum.
Sırtımda kemeri hissedebiliyordum. En çok karnıma  ve sırtıma değen kemer darbeleri kalbimi etkiliyordu.
Çırpınmayı bıraktım ve azrailin gelmesini bekledim.

HAYALPERESTBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin