23.Bölüm

83 12 1
                                        


Merhaba canlar umarım iyisinizdir.

Yazmak  dünyadan uzaklaşmamı sağlıyor ama bu hafta dünyadan kopamadım.
Ölen insanları yok sayamadım özür dilerim bölüm bu yüzden  gecikti.

Dış dünyayı kitabıma yansıtmak istemezdim ama savaş  görmüş biri olarak savaşta ölen insanları düşünmeden edemiyorum.
O çocukların bomba   sesleriniden nasıl korktuğunu en iyi şekilde yaşadım. O korkunun tarifi yok.

Savaş cinayettir...

İyi okumalar canlarım 😍😍

Sırlar yüzünden acı çekiyordum doğruyu sadece ben   bildiğim için  her şeye katlanmak  zorundayım

Gözlerimi açtığımda odamda olduğumu anladım. En son kusmaktan halsiz düştüğümü lavabodan çıkarken bilincimi kaybettiğimi hatırlıyordum.
Sonrası yoktu ne zaman eve geldim ne zamandır uyuyorum bilmiyordum.
İlaçların etkisiyle uyuduğumda kabus görmüyordum. Yine kolumda serum vardı. Oturur pozisyona geçtim sırtımı yatak başlığına yasladım. Odadaki ışıklar açıktı pencerden baktığımda akşam  olduğu görünüyordu.
Hava kararmıştı yani tüm gün boyunca uyumuşmuydum.
Yastığımın altındaki fotoğrafı elime aldım.

"Anne omuzlarıma öyle bir yük bıraktın ki böyle olacağını bilmiyordum."
Aslında  çok mutluyum iyiki annem her şeyi bana öğretti iyiki beni eğitti.  Küçükken öyle çok heves ederdim ki büyüyünce annem gibi olacağım derdim. Anne öğrettiklerin çok işime yarıyor ama kimseye açıklayamadığım için susmak zorunda kalıyorum onları haklı çıkarmış oluyorum. Beni kulanmayacaklarını bilsem baranın yüzüne yüzüne ben annem gibi kimyagerim derdim.
o ilaçlarıda ağrı kesici yapmak için kullandım demek isterdim. Dedemin bile beni kullanmasından korktuğum için evdeki kimse bilmiyordu ferman dahil sadece bulut biliyordu oda konuşamazdı zaten. Tek bilen kişiyi de kendi ellerime ortadan kaldırdım. Tam anlamıyla katildim.
Annem küçükken sürekli beni uyarırdı.Öğrettiklerini başkasına söylersen eğer bir daha bana bir şey öğretmeyceğini laboratuvara bir daha asla götümeyeceğini söylerdi. Annemin bu tehditini küçükken anlamasamda büyüdüğümde gayet iyi anlamıştım.
Annemin formülleri o kadar önemliydi ki tüm formüllerini yemek tarifiyle yazardı.  Bana en büyük mirası o yemek tariflerini açıklamak ve öğretmek oldu .Sadece ben biliyordum.
Kapı yavaşça açıldı gelen yelizdi benim uyuduğumu düşünüyordu.
Yatakta oturduğumu görünce gülümseyerek "Gül uyanmışsın ? " dedi. Ne derse desin cevap vermeyeceğim.
Bakışlarımı tekrar fotoğrafa çevirdim.
Yanıma gelip serumu kurcaladı.
"Peki konuşmak istemiyorsun "şükür anladı.
"Sen konuşma ben anlatayım, omuzunun üzerine düştüğün için omuzunda zedelenme oluşmuş merak etme önemli bir şey yok. Yeni  kaynadığı için çok fazla acı hissetmiş olabilrsin. Midende yıkandığı için bunaltı olması gayet normal . Son olarakta bol bol vitamin almalısın." Dört saniyelik bir suskunluk yaşadı.
"Senin çok güçlü bir kız olduğunu düşünüyordum ,  intihar etmek sana hiç yakışmadı." Dedi sinirle yüzüne bakmaya başladım.
Kim oluyorda bana bir şeyler yakıştırabiliyordu. Hiçbir şey bilmeyen insanların böyle bilmiş bilmiş konuşmasına sinir oluyorum.
"Çık odamdan " dedim sertçe. Yeliz bozulmuş bir tavırla on saniye boyunca gözlerimin içine baktıktan sonra kapıya yürüdü ve çıktı.
İntihar etmedim ama intihar etmiş bir kızla böyle mi konuşulurdu ? Hadsiz , patavatsız.
Odamdan  çıkmalıydım  çok susamıştım insan bir hastanın yanına gelince su getirir. Eli boş niye geliyorsun.
Yerimden kalkıp serumumu çıkardım.  Serumum daha bitmemişti kalan serumu alıp banyoya girdim.
Keskin bir şey aramaya başladım. Hepsini toplamışlardı tekrar intihar etmemden korkuyorlardı.
Dolapta bulduğum tokanın arkasında bulunan demir teli çıkardım.
Serumun üst tarafını delip serumun içini lavaboya boşalttım.
İşim bitince serumu tekrar eski yerine asttım.

HAYALPERESTBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin