Üzerime örtülen battaniye ile hemen uyandım. Uykum çok hafiftir.
Uyandım ancak gözlerimi açmadım. Yüzüm koltuğun sırt yönüne dönüktü uyandığım farkedilmezdi.
Battaniyeyi üzerimi örterken burnuma baranın sert toprak kokusu geldi. Bu kokuyu özlemiştim.
Baran dönmüştü.
Dün gece televizyon izlerken uykum gelmişti üşendiğim için odama gitmek yerine koltukta uyumayı tercih etmiştim.
Baran çok erken geldiği için üzerimi örtmüştü.
Baranın salondan ayrılırken ayak seslerini duydum.
Mutfağa gitmişti yaklaşık bir dakika sonra salona tekrar döndü.
İkinci bir ayak sesi daha duydum.
"Hoşgeldin Baran " Ömer gelmişti.
"Pek hoş gelmedim , anlat " dedi ve bir bardak sesi duydum. Baran mutfaktan içki almıştı.
"Telefonda anlattım zaten neden erken döndün ?"
Baranın yüzünü göremediğim için yüz ifadesinide göremiyordum.
"Ben bahçedeydim , bacadan dumanı görünce hızla eve girdim gül şömineyi yakmıştı.
Bende hemen Yangın tüpüyle müdahale ettim."
"Güle ne yaptın ? "
"Kusura bakma ama o panikle bağırmış olabilirim , napim tutamadım kendimi." Uyanıp elinin körünü yap demek vardı da neyse.
" Hiç bana öyle bakma , bağırdım diye ağlamasını üzülmesini beklerken hanımefendi üzerine bana bağırdığı, benimle zıtlaşmaya başladı." Ömer beni barana şikayet ediyordu ancak burada suçlu sadece bir kişi var o da Ömer.
"Karşılığını aldıysan bir daha yapma , gül diğer kızlara benzemiyor. " Baran benim iç sesim olabilir. Polyannayla baranı yer değiştirmek isterdim.
"Akının araba olayından belliydi zaten de " Ömer'in aklına sonradan bir şey gelmiş gibiydi.
"Biz niye şömine hakkında konuşmuyoruz , konumuz nasıl gül oluyor? anlamadım." Ne kadar saçma bir düşünce şömine benden daha mı önemli ? Şömine ile beni bir mi tutuyordu pardon bunu daha önce anlamlıydım şömine daha önemliydi.
Yavaş yavaş uyanmış gibi yaptım. "Günaydın "dedim
Koltukta oturur pozisyona geçtim. Baranla Ömer yan yana oturmuşlardı.
Ömeri görmemle "günaydınım sadece Baran için geçerli , diğerleri üzerine alınmasın " dedim.
"Baran söylediklerimle gülümseyerek " günaydın " dedi.
Onları salonda bırakıp odama geçtim.
Yaramı temizledikten sonra üzerimi değiştirdim.
İşlerim bitince de tekrar salona indim.
Kahvaltı yaparken herkes sessizdi.
Bu sessizliği ben bozdum."işine yarar mı bilmiyorum ama söylemek istediğim bir şey var " dedim
İkiside bana merak içinde bakıyorlardı.
"Dün babaannemle konuştum , tesadüfen duydum. Dedem benim kaçırıldığımı düşünüyor ve çok mutluydu babaanneme az kaldı bulmak üzereyim falan dedi."
"Doğru , ben söyledim gülü bulmama az kaldı dedim ancak biri tarafından kaçırıldığı söylemedim. Nasıl böyle bir sonuca varabiliyor ?" Baranın haberi varmış oysaki ben işine yarar , elinde bir koz olur diye düşünmüştüm.
"İki hafta sonra yada daha erken bir zamanda anlaşma bitecek dedenin sevinci o yüzden." Dedi bu kadar erken olmasını beklemiyordum.
Gideceğimi biliyordum öylede yaşıyordum ancak gideceğimi başkasının ağzından duymak üzücüydü.
"Daha erkende olabilir bazı işlemlerin hal olmasını bekliyorum."kahvaltı yapmayı bırakmış masayı toplantı masasına çevirmiştik.
"Anladım yavaş yavaş ev ile vedalaşayım o zaman " dedim
En çok yan odadaki Deniz manzarayla vedalaşmam lazım en çok onu özleyeceğim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
HAYALPEREST
Fiksi RemajaBir adam kardeşi için hayatından vazgeçer , bir kadın hayallerine ulaşmak için sevdiklerinden vazgeçer. Adam ayağındaki prangalardan kurtarmak için kadını tehlikeye atarsa ve kadın bunu hayallerine ulaşma yolunda ilk adım sayarsa , kendilerini bamba...
