21. Bölüm

102 11 0
                                        





Tekerlekli sandalye ile önceden hazırlanmış minibüse bindik. Baran karşımda oturmuştu .Araç harekete geçince başımı cama koymak istesemde boyunluktan dolayı yapamamıştım. Bildiğim yerleri tekrar  görüyordum. en son Urfa dahil heryere  veda etmiştim ama şuan veda ettiğim yerlerden geçiyordum.
Yolda gördüğüm insanların simaları tanıdıktı. Eskilerden kimsenin yüzünü görmek istemiyordum. Sevdiklerimle güzel anılarımızla doluydu urfa anılarımızın bile beni bu şekilde görmesini istemiyorum.
Gökyüzüne baktım bugün hava güzeldi gökyüzü masmavi ve belirgin beyaz bulutlar vardı.
Şuan uzansam hızlı hızlı  geçen bulutları seyretsem daha iyi hissedecektim.
İlk olarak bacaklarımı uzattım ardından omuzuma dikkat ederek uzandım. Bazen yanlışlıkla dokunsam bile bir saat boyunca sızlıyordu.

"Hastaneye dönelim mi ? " Dedi baran tedirgince. Birden uzanınca endişelenmişti.

"Yok  sadece bulutları seyretmek istiyorum " dedim bulutları daha net görebiliyordum. Sanki dünya çok hızlı dönüyor gibiydi.
Baran uzunca beni seyrettikten sonra tekrar tablete döndü.

Bulutlar o kadar güzeldi ki bulut olasım geliyordu veya bir buluta ip bağlayıp sokak sokak gezmek istiyordum.
Benim de bulutum vardı onunla sokak sokak gezmiş istediğim zaman uçuyordum , tâ ki katili olmadan önce.

Bulutum gökyüzündeki bulutların yanında mıydı ? Şuan burada buluta o kadar ihtiyacım vardı ki . Benim en iyi arkadaşımdı derdimi anlatmadan derdimi anlar ona göre hareket ederdi.

Aracın durmasıyla bulutlarda durmuştu. Gelmiştik baran elini uzattı . kalkmak için ne kadar ondan yardım istemesemde mecburiyetten elini tuttum.
sargılarından kurtulmuş elinin üzerinde   küçük kesiklerin olduğunu gördüm.  Kesici bir yere yumruk attığı belliydi.  
Baran önden inip benim inmeme yardım etti.

"Yalnız kalmak istiyorum " dedim yine benim ve ailemle  aramıza  girmesine izin veremem.

" peki , bekliyorum " dedi düz bir ses tonuyla.
Yürümeye başladım anneme ve babamın yanına yaklaştıkça kalbim sızlıyordu.

Seren Erçin ve Kemal Erçin ismini görünce hala onlara kavuşamadığım koymaya başladı. 
"Anne ,baba sizi çok özledim " Boynumdaki boyunluğu çıkarıp babamın mezar taşını öptüm. Babamın yanağından öptüğümü hayal ediyordum.
Boynuma ağrılar saplansada umursamadım . "Anne ,  sen gittikten sonra senin prenses kızını öldürdüler." Sesim titremeye başlamıştı.
" Hani evde birsürü prenses elbiseleri vardı ya ben onlara yakışmıyorum artık.  Baran bana peri kızı demişti ona kızmadım çünkü benim o sıfatlara yakışmadığımı bilmiyor ." Baranın tanımadıkları aklıma geldi .   " Baranı size anlatmadım değil  mi ? Baran benim sizin yanınıza gelmeme   engel olan kötü bir adam . Beni dünyada kötü insanların arasında bıraktınız , ben neden büyüdüm ki ben her zaman altı yaşında kalmak istiyordum.
Baba, bana masal anlatırken prenseslerin yaşamlarının sonradan güzelleştiğini anlatırdın . Ben çocuk aklımla düşünürdüm , benim hayatım  da sonradan güzelleşek sanırdım . Zaten  hayatımın en güzel yıllarını yaşıyormuşum .  sonradan hayatım çok kötü oldu . Buna neden olan kötü karakter ise dedem.
Hiç şaşırma baba , beni emanet ettiğin adam.
Dedemede kızmıyorum aslında o seni çok sevdiğinden dolayı benden intikam alıyor. "

Başımı annemin göğsüne koydum. İçimden gelenleri anneme anlatmaya başladım. Benim bu halimi görüyorsa eğer kesin mahvolmuştu.
"Özür dilerim anne, senin gözünden  bile sakındığın , güneşe bile çıkartmadığın  o minik prenses kızını ,  bir kayıkta yaralı bulmuşlar " gözyaşlarım anneme ulaşıyor muydu?

" Baba çok özür dilerim ,kızının ölmek istediğini anlamasın diye babaannemin yüzüne bile bakamıyorum.  " toprağın üzerindeki elim titremeye başladı.  Bu iki oluyordu.  Geriye çekilip sağ elimi arkama gizledim. Görmemelilerdi.

HAYALPERESTBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin