kalpleri güzel okuyucularım öyle bir maratondaydım ki bölüm atamadım. artık telafi edeceğim.
Yazı sevmiyorum iş çok var kışı sevmiyorum çünkü depremden korkuyorum sanırım ilkbahar bemin mevsimim.
birde çocuklar ile ilgili projerimden bir tanesini kaleme döküyorum sonra begenilirse hayata geçireceğim. inşallah olur diyelim.
çok konuştum yine...
şarkıyla ilgili yorumlarınızı bekliyorum bu sarkinin bir hikayeside var
iyi okumalar💫🥰
Le baxe min bû zıvıstan
Hey dilberê dem gulistan
çilmisi gul bax û bistan
weran ez im malê'm xirab.
fermandan hemen sonra bende tekrarladım. tıpkı eski zamanlarindaki gibi.
Hey dilbere qet menal
feqiyê tayran êdi kal e
Nexweşeki pir bê hal e
aynı şekilde devam ettik bir o soyledi bi ben bazi yerleri beraber soylemeye başladık. benim tuttuğum kameramandan hariç biri daha video çekiyordu.
kimsenin telefonu yanında olmadığına göre baranindi.
baran telefonu bir adamına vermiş beni çektiriyordu.
sakin ol Gül heycan yapma yoksa detine olursun.
Tu him gul î him rihanî
tu him derd î him derman î
him hekim î him lokman î
wêran ez im male'm xirab
bu kısmı özellikle baranın gözlerine bakarak söylemiştim.
şarkı bittiğinde herkes alkislamaya başlamıştı.
Ferman sazını kenara koyup sarıldı .
seyirciye baktığımda baranin ayakta alkışladığını gördüm. yanında gidip birde ona sarıldım.
gecenin sonuna kadar böyle eğlenip dans ettik.
Baran ise şarkı performansıma şaşırdığını ancak bir ses bir şarkıya bu kadar yakıştığını söyleyip duruyordu.
Akın ise böyle bir sesin şimdiye kadar saklandığı için kızıyordu. bize de söylerdin falan diyordu.
ah tabi kızlar ise baranın ayakta alkışlamasini beklemiyorlardı ve aralarında fısır fısır konuşmaya başlamışlardı.
Tam çaktırmadan kızları seyrederken baranın sürekli ikazı beni çıldırtacaktı.
Aman neymiş çıplak ayakla betona Basmamalıymışım , hasta olurmuşun falan filan birde durmadan üzerime şal atıyordu.
Eylül ayı soğuk olurmuş diyip durdu. tıpkı babaannem gibi konuştu.
en son sinirlenip tabi kızlar sinirlendiğimi görmemesi için dişlerimi sıkıp " bir kere daha bişey de bu girdiklerimi çıkartıp yere otururum" diye tehdit ettim o ise kahka atıp durdu.
gülümsedi, sen şimdi görürsün diye. birini aradı. "Tuna mekanın zemin ısıtmasını açtır." dedi şaşkınca yüzüne baktım.
"Abi Şey zemin ısıtma yokmuş, napalım " derin nefes aldı.
"sizin araştırdığınız mekanı seveyim , kapat" dedi ve telefonu cebine koydu.
bu sefer ben gülümsedim.
"Bu inadın yüzünden hasta olacaksın sonra Baran dersen bozuşuruz"
"Ben hasta olmam " dedim ve önüme döndüm.
gecenin sonunda kızların gazına gelip içkiyi fazla kaçırdım ve kızlarla sebepsizce gülüyorduk erkekler ise kendi aralarında sohbet ediyorlardı.
"kim bana bunu içirdi ya , başım dönüyor " Sıla birden dik oturdu. "Çiğdem sen yaptın değil mi ?"dedi ve arkasındaki yastığı firlattı.
yastıktan dökülen tüyler ile eğlenmeye başladık. tüm yastıkları söküp tüylü yastık savaşı başlattık.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
HAYALPEREST
Teen FictionBir adam kardeşi için hayatından vazgeçer , bir kadın hayallerine ulaşmak için sevdiklerinden vazgeçer. Adam ayağındaki prangalardan kurtarmak için kadını tehlikeye atarsa ve kadın bunu hayallerine ulaşma yolunda ilk adım sayarsa , kendilerini bamba...
