Ben geldim...
Nasılsınız canlar gününüz nasıl geçiyor, mutlu musunuz ? bu aralar sürekli yazıp siliyorum sonunda bitti .
kusura bakmayin lütfen okulu donduramak zorunda kaldım bir kafami toplamak için köye yerleştim.
amma bilakis okula gitsem daha saglikli 😂 çünkü gece sarsıntılar ile uyanıyorum bahçeye çıkıp oturuyorum kaç büyüklüğünde olduguna bakiyorum telefonda sonra bir bakıyorum deprem degil savaşmış.
suriyedeki bombandirman sesleriymiş.
işte bu yüzden canlarim beni anlayin diye anlatiyorum. lutfen bana kizmayin olur mu ?
sizleri cok sevdiğimi hep bilin yorum yazmayida unutmayin canlarım.....
işte bu bütün emeklerime değmişti. bahçe mükemmel olmuştu.
"Nasıl olmuş ustam " dedim orta yaşlarda bahçıvan amcaya.
"Ellerine sağlık keşke bende yardım etseydim hanımım baran bey duyarsa çok kızar" son kez güllerimi ellerimle kontrol ettim.
"Merak etme bir şey demez bunlar benim için çok önemli bu yüzden ben kendim ellerimle dikmek istedim. ama ben her zaman burada olmayacağım bakımı sana ait " bahçıvan amcaya sırtım dönüktü.
"Duydun mu yılmaz efendi , güller sana emanet " refleks olarak arkamı döndüm. baran gelmişti..
ayağa kalktım tam sarılıp öpmek için hamle yapmıştı ki onu elimle durdurdum.
"Dur ! kirliyim ben sende batarsın" dedim.
dinlemeden gelip sarılıp öptü. "batalım farketmez benim için " gömleği çamur olmuştu.
"buz gibi olmuşsun, niye kalın giyinmedin " soğukluğun farkında değildim.
Baran beni havaalanından eve bırakıp önemli bir işine gitmişti acildi. acil olmasa gitmezdi. ben ise eve gelip rahat bir tayt giyip malzemelerin gelmesiyle gülleri dikmeye koyulmustum.
"Farkında değilim, işlerin bitti mi ? " yılmaz beye döndü.
"burası sende " dedi ve beni belimden tutup eve yönlendirdi. daha güllerim soğuktan etkilenmemesi için küçük bir sera kuracaktim. neyseki bahçıvan amca ne yapacağımı önceden anlatmıştım.
evin sıcaklığı ile biraz üşüdüğümün farkina varmıştım.
odalarımıza çıkıp üzerimizi değiştirip salona indim.
"Gül hanım, Baran bey kış bahçesinde haber vermemi istedi " gülerin yönledirmesiyle kış bahcesine girdim. buraya çok uzun zamandır gelmiyordum. bir çok anıma şahit olmuştu.
içeri girer girmez barandan önce etrafı incelemeye başladım her şey bıraktığım gibiydi.
barana döndüğümde koltukta oturmuş bana bakıyordu. Gülümseyerek yanına oturdum. "özlemişim burayı , hiç değişmemiş" orta sehpada bulunan kahveyi alıp bir yudum aldım. dikkatimi orta sehpadaki puzzle çarptı. ve boğulma tehlikesi geçirdim. öksürük krizine girdim.
"su iç "Baran sırtımı ovalayıp su verdi. sakinlesince sehpaya daha detaylı baktım. bu en son baran ile beraber yaptığımız puzzleydi.
"Beraber yapmıştık."üzeri bir cam ile kaplıydı. sehpanın içine yapılmış gibiydi.
"evet hatıra kalsın istedim" ne hatıra ama.
"Uyumamak için denediğim yöntemlerden biri " dedim soru sormasını beklemeden.
"Yardıma ihtiyacın var mı ? " diye sordu. Benim zekamla dalga mı geçiyordu ?
"Gerek yok ama çok istiyorsan yapabilirsin" diye cevap verdim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
HAYALPEREST
TienerfictieBir adam kardeşi için hayatından vazgeçer , bir kadın hayallerine ulaşmak için sevdiklerinden vazgeçer. Adam ayağındaki prangalardan kurtarmak için kadını tehlikeye atarsa ve kadın bunu hayallerine ulaşma yolunda ilk adım sayarsa , kendilerini bamba...
