43.Bölüm

61 11 0
                                        

çiçeklerim iyi okumalar💝💝




Uçak piste indiği gibi uçaktan inmiştim. Sıkılmıştım.
Bavullarımızı alıp taksiye bindik. Nereye gideceğimizi bilmiyordum ve sormuyordum bile çünkü nereye giderse gitsin onunla gidecektim.
Taksi bir otelin önünde durduğunda düşünmeden edemedim fermanın burada evi yok muydu ? Resepsiyonda işlemleri tamamladıktan sonra dokuzuncu kata çıktık. "Sormadın ama ben yinede söyleyeyim , senin güvenliğin için buraya geldik. Kalabalık ortamda olmalıyız. Ve aynı odada kalmalıyız çünkü ben gece uyurken aklım sende kalmamalı" gözlerimi devirdim. Gazetede baranla haberlerimiz çıktığı için böyle yaptığını biliyordum ama yinede başka çözüm yollarıda vardır.
"Ben cimriyim desene " asansör kapısı açıldı. Fermanı asansörde bırakıp çıktım.
Güzel oteldi aslında aklı olsa cimriysem bu otele gelir miydim ? Diyebilirdi.
Odanın kapısını açtı açarkende bana laf yetiştirmişti.
"Ben para hesabı yapmıyorum , ama cimri olmamı istiyorsan başka bir otele gitmek ile başlayabiliriz." dedi ve odaya girdi.

Manzarası güzel bir odaydı. Ama en güzeli değildi. Klasik otel odası beyaz bir yatak banyo ve lavabodan oluşuyordu.

"Rahat etmen için ben yerde uyurum ama önce bir duş alayım." gözümü manzaradan ayırdım.
Gözleri çok yorgun görünüyordu.

"Gerek yok bence benim için sorun yok , aramızda sorunlar olabilir ama bu benim vicdanımın olduğunu değiştirmez." yanından geçip bavulumdan pijamamı çıkardım ,giyindikten sonra uyudum.

İçimde baranı göreceğim için birazcık bir heyecan vardı sabah gözlerimi açtığımda fermanın yanımda uyuduğunu gördüm. Ben ne kadar deli gibi uyusamda ferman hiç hareket etmezdi. Acaba tüm erkekler mi böyle ? Baran da hiç kıpırdamıyordu.

Bir duş alıp yol yorgunluğumu üzerimden atmaya çalıştım. Bugün fermandan sonra veya beraber barana gidecektim.
Hazır olunca koltuğa oturup fermanın uyanmasını bekledim.
Yaklaşık on beş dakika bekledim ama uyanmadı. Eski yöntemlerimi denemeye karar verdim. Yanına oturdum.işaret parmağımla omuzunu sarsıp ismini sayıkladım.
Her "Ferman " dedikçe sadece mırıldayıp tekrar uykusuna devam ediyordu.
"Ferman , ferman , ferman ,ferman..."

"Kızım yapma şunu!" sinirlenip ayağa kalktı ve banyoya girdi.
O yapma derse ben kendimi yapmakla yükümlü tutardım.

İkimiz hazır olunca otelden çıkmak için kapıya yürüdüm.
"Gül kolun neden böyle morarmış " yanıma gelip kolumu incelemeye başladı.
"Kimin yaptığını tahmin bile edemezsin " kapının koluna uzandığımda tekrardan beni durdurdu.

"Babam benden sonra sana mı dokundu ?" morarmış koluma dokunmaya başladı. Morluk dikkatini çekmişti çünkü bir deri soyulmuş kol bu kadar morarmazdı.

"Senin çok yüz verdiğin , tepemize çıkardığın arkadaşın yaptı "

"Arkadaş ? " kaşlarını çatmıştı.

"Dün sabah reddetmek için kerem ile görüştüm. Reddedilmeyi kabulenmeyince-" odada volta atmaya başladı. "Cihanın yardımıyla kurtuldum , kerem eski kerem değil gözü dönmüş , iyice sapıtmış. Ama biliyor musun ? Cihanın otelinde olmasaydık ben yapacağımı biliyordum."

"Neden beni çağırmadın neden bana haber vermedin " sinirliydi ama bağırmıyordu.

"Bence bu konuyu uzatmayalım çünkü tartışmak ve keyfimi kaçırmak istemiyorum." başını sallayarak telefonu çıkardı.

"Allah aşkına kimi arayacaksın ya , yürü kahvaltıya gidelim, açlıktan öleceğim." uzatmak istemiyordum çünkü bana zarar vermesinin nedeni vardı. Reddedilmeyi kaldıramadı.
Etrafındaki insan topluluğu seni kim reddedebilir , ne ararsa sende var demiş olmalı ki gerçekler onu baya bir sarstı.

HAYALPERESTBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin