Tokat

732 88 51
                                        

"Hedefler biziz. Aynı avcıların da biz olduğumuz gibi..."

Dediği şey ile "Ne!" diye bağırdım.

"Odalarınıza bırakılan mektupları da mı okumadınız?" diye soran şüpheliye "Görmedim, neredeydi?" diye sordum.

"Dolabın içinde." dediğinde "Bakarım bir ara." dedim.

"Bence şimdi gidip bakmalısın." diyen şüpheliye "Niye?" diye sordu.

"Çünkü neden olmasın, yavru kedi." dediğinde tüm parçalar yerine oturdu.

Bu lafı kullanan bir başkası daha vardı. Gözlerim dolarken ona baktım.

"Hatırladın mı?" diye sorduğunda "Kayra." dedim.

Gülümseyerek "Benim." dediğinde sıkıca boynuna sarıldım. Gözyaşlarım yanaklarımı ıslatmaya başlamıştı.

Kollarını bana sardığında eski günler gözümün önünden geçip gitti.

"Gerçekten sensin." diye mırıldandım ve ondan ayrıldım.

"Tabii benim. Benden başka kim sana yavru kedi diyebilir." dediğinde derin bir nefes verdim.

Ondan bir adım ayrıldım ve yüzüne sert bir tokat attım. Yüzü yana düştüğünde bağırmaya başladım.

"Bana söz vermiştin! Seni hep bana verdiğin sözü tutmuş diye düşünürdüm!"

"Begüm, bunu başka bir yerde konuşalım mı?" diye soran Kayra ile etrafa baktım.

Herkes anlamsız bakışlarla bize bakıyordu. "Haklısın."

"Nerede konuşabiliriz?" diye sorduğunda "Benimle gel hadi." dedi.

Sarp, "Begüm. Emin misin?" diye sorduğunda kafamı"evet" anlamında aşağı yukarı salladım.

Kayra ile benim uyandığım odaya gittiğimizde kapıyı kapattı ve "Burada sakin sakin konuşabiliriz." dedi.

Sinirle "Kayra nasıl sakin olayım? Hani sana zorbalık yapan insanlardan daha iyi yerlere ulaşabilmek için geceni sabaha katacaktın? Hani onlardan üstün olacaktın?" diye sordum.

"Zaten üstün oldum." diyen Kayra'ya "Aranan bir suçlusun! İyi bir iş, iyi bir aile kurmalıydın." dedim hayal kırıklığı ile.

"Seni hayal kırıklığına uğrattığım için özür dilerim. Hayal ettiğin kişi olamadığım için özür dilerim." dedi. Her şey ortadaydı. Yine de reddetmesini isterdim.

Gözyaşlarım tekrar ortaya çıktığında "Kayra sen beni öldürmeye çalıştın. İşimden ettin. Sonra beni buraya getirdin. Sarp'ı da aynı şekilde. Sonra cinayetler..."

"Hayır, onları ben yapmadım. Ben sadece senin iyi olduğundan emin olmak istiyordum. Hem sana verdiğim sözü tutmak için kendimi yırttım. İyi bir aile kuramadım ama iyi bir işim var." Verdiği cevap daha da sinirlendirtmişti.

"Kayra iyi misin sen? Mafyalığı, insanları öldürmenin bir iş olduğunu mu düşünüyorsun?" diye bağırdım.

Kayra tam konuşacakken "Sus." dedim.
"Bana verdiğin sözü tutmadın."

Kayra kaşlarını çattı ve "Tek sorun sana verdiğim sözü tutmamam mı?" diye sordu.

Düşünmeden "Evet." demiştim ki ne dediğimi fark edip "Hayır." dedim

Kayra bu halime güldükten sonra "Sözümü tutmama yardım edecek misin?" diye sordu.

"Çok geç, suça karışmışsın. İş birliği yaparsan mahkeme sana yardım eder. Benim yapabileceğim başka bir şey yok." dedim.

Kayra gülmeye devam edince "Neye gülüyorsun? Ortada gülünecek bir şey yok." dedim.

"Begüm ben işten bahsetmiyorum. Aile konusunda bana yardım eder misin?" diye sorunca ne diyeceğimi bilemedim.

"Efendim?" diye sordum anlamayarak.

"Aile kurmak için biliyor musun bilmem ama bir bireyin başka bir birey ile evlenmesi lazım. Sonrasında..." diyordu ki sözünü kestim.

"İş sorunun varken ne diye aile konusunu açıyorsun? Hapishaneye gireceksin!" dedim.

Kayra, "Utandın mı sen? Yanakların kızardı gibi." dedi.

"Kayra ciddi ol. Hapse gireceksin. Niye bunları yaptın? Hiç mi düşünmedin olacakları?" diye sordum.

"Hayır, girmeyeceğim." dediğinde hiddetle, "Kaçacak mısın?" diye sordum.

"Zaten senelerce hapiste kalacaksın. Kaçmak işi daha da yokuşa sürer. Hem ben izin vermiyorum. Kaçamazsın bir yere."

"Hayır, kaçmayacağım."

Ölümüne OyunHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin