Problemli tanışmalar da vardır.

9.3K 218 40
                                        




Merhaba. Biz geldik! O kadar heyecanlıyım ki, içim içime sığmıyor. Bol bol eğleneceğimiz bir romantik komedi bizi bekliyor. İyi okumalar. Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayınn!

Başlama tarihiniz.

Ariana Grande- 7 rings

İstanbul'da yaşıyorsanız alışmanız gereken birinci şey kesinlikle trafiğiydi. Bazen neden hala bu şehirde yaşayıp kendime eziyet ettiğimi düşünüyordum. Daha sonra aklıma kurulu düzenim ailemin buradan asla ayrılmayacağı ve çok yakın arkadaşlarımın burada yaşadığı geliyordu ve bu düşünceyi kafamdan atıyordum. Buradan nefret ettiğim kadar seviyordum da. Kısacası aramızda toksik bir ilişki vardı.

''Sabır, sabır, sabır.'' Kendi kendime verdiğim sabır telkinleriyle gülümsedim. Sabah yaptığım meditasyonun işe yaramasını bekliyordum. Sabah çıkmadan yaptığım detoks suyumdan bir yudum aldım. Bu suyu seviyordum. Birçok insana tuhaf geliyordu ama benim çok hoşuma giden bir tattı. Trafiğin milim milim ilerlemesiyle derin bir nefes aldım. Telefondan favori dizimi açıp izlemeye başladım. Başka türlü bu trafiğe katlanamazdım. Aniden arkadan birinin çarpmasıyla öne doğru savrulmam ve eş zamanlı olarak detoks suyumun ayıla bayıla aldığım elbisemin üzerine dökülmesi bir oldu. Sinirle çığlık attım. Daha sonra gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım.

''Sakin ol Henna, sakin ol. Bu bir kabus. Şimdi gözlerini açacaksın ve bunlar hiç yaşanmamış olacak.'' Kendi kendime gülümseyip büyük bir umutla gözümü açtım.

Hüsran.

Hissettiğim tek şey buydu.

Büyük hevesle aldığım özel dikim elbisem mahvolmuştu! Bu leke geçer miydi de bilmiyordum. Vücuduma yüklenen sinirle ve hissettiğim öfkeyle arabadan indim.

''Şimdi sana gününü göstermez miyim ben?'' Sinirli adımlarla oraya doğru ilerlerken bana çarpan kişide arabadan inmişti. Başını kaldırmamıştı. Onun da üstünde bir leke vardı ve ıslak mendille silmeye çalışıyordu. Bunu görmemle azıcık da olsa içim soğumuştu.

''Ne yapıyorsun sen ya? Ehliyetini manavdan mı aldın? Üstümü başımı batırdın. Ben bu elbiseye ne kadar verdim senin haberin var mı? Özel dikim bu elbise, özel dikim!''

Benim konuşmamdan sonra gömleğini silen eli duraksadı. Birkaç saniye hareketsiz durduktan sonra başını kaldırdı. Benim ela gözlerime değen açık kahverengi gözleri afallamış bir şekilde bakıyordu. Öylece durmuş yüzümü izliyordu. Bu hareketiyle bünyeme yüklenen sinir gitgide artıyordu. Derince kaşlarımı çattım.

''Ne bakıyorsun öyle?''

Aldığım yanıt kocaman bir sessizlikti.

''Sana diyorum.''

Yine sessizlik. Resmen donmuş gibi bana bakıyordu. Derin bir nefes verip yanına doğru ilerledim. Elimi gözünün önünde sallamamla irkilip bana baktı.

''Ne bakıyorsun öyle? Yabancı bir cisim mi gördün?''

''Ne?''

Pekala. Sakin olabilirsin Henna. Kaşlarını çatma. Kırışırsın Henna. Daha çok gençsin Henna.

''Arabama çarptın farkında mısın? Elbisemi mahvettin. Kıymetli vaktimden on dakika boşa çaldın.''

Hala aynı şaşkınlıkla bana bakıyordu. Ağzının içinde bir şeyler mırıldanmasıyla kaşlarım çatıldı.

Henna.

''Ne diyorsun öyle fısır fısır?''

Kendine gelmiş gibi başını iki yana salladı. ''Hiç. Hiçbir şey demiyorum. Özür dilerim. Arabanı tamire götürebiliriz. Elbisen için de üzgünüm yapabileceğim bir şey yok.''

HENNAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin