Merhaba! Bu hafta bölüm atamayacağım sandım çünkü hiç yazmak için motivasyon bulamıyordum ama en sonunda bölümü tamamladım neyse ki. Beğenmeyi, yorum yapmayı ve beni sosyal medyadan (ig; iremilkiin) takip etmeyi unutmayın. Wattpad hesabımı da takip ederseniz çok sevinirim. İyi okumalar.
Karşımda gerginlikle oturan Ilgaz'a baktım.
Abimlerin restoranında hep beraber toplanmıştık. Günlerden pazardaydı ve toplanma amacımız Ilgaz'ın ailemle tanışacak olmasıydı.
Annem, bir hafta önce beni aramış ve artık tanışmaları gerektiğini söylemişti. Haklıydı, uzun zamandır hem babam hem de o tanışmak istiyordu. Ben de istiyordum çünkü Ilgaz'ı seviyordum ve kendimden de ondan da emindim. Ortada, tanışmamaları için herhangi bir engel yoktu.
''Ne abarttın, Ilgaz. İkisi de pamuk gibi insanlar.'' Engin'in konuşmasıyla düşüncelerimden sıyrılıp konuşmaya odaklandım. Sabah, Ilgaz'ın çıkardığı sesler yüzünden uyanmıştım.
Saat altıda.
Sabahın altısında ayaklanmış evde dolaşıyordu. Ses çıkardığını farkında değildi ama sürekli bir yürüme ve konuşma sesi geliyordu. Uykum da hafif olduğundan dolayı direkt uyanmıştım. Benim uyandığımı görünce mahcup olmuştu. Onu, o saatte ayaklandıran şey, ailemle tanışacak olmasıydı. Oldukça heyecanlı ve gergindi. Yanlış bir şey yapmaktan ve konuşmaktan korkuyordu. Onunla her ne kadar konuşsam da ikna olmamış ve stres yapmaya devam etmişti. Üstelik abim ve Engin'e bir sürü ses kaydı atmıştı. Onlar da mesaj sesi yüzünden uyanmıştı ve bizi restorana çağırmıştı. Şimdi de hep beraber kahvaltı yapıyorduk. Üstelik saat henüz sekizdi.
''Öyle olabilirler ama ya yanlış bir söylersem? Ya bizi ayırırlarsa?'' Gözlerini kocaman açarak söylediği şeyle kıkırdadım. Benim güldüğümü görünce gözleri bana döndü ve ters bakışlarla baktı.
''Gülüyor musun, Henna? Bizi ayırınca da gülersin umarım.'' Alıngan bir sesle konuşmasıyla dudaklarımı birbirine bastırdım.
''Ilgaz, o kadar abartıyorsun ki, gülmeden yapamıyorum.''
''Öyle mi, Henna?''
''Evet.''
''Peki, ben zaten kimim ki? Kimse benim gerginliğimi umursamıyor!''
''Kardeşim, umursamasaydık pazar günü sabahın sekizinde burada olur muyduk?''
Yan bakışlarla abime baktı. ''Olmazdınız.''
''O zaman, umursamıyorsunuz demeye gerek var mıymış?''
Elini saçlarından geçirip ofladı. ''Evren, acaba sen de mi bizimle gelsen?''
''Neden?''
''Erhan amca, seni seviyormuş ya. Beni översin.''
''Övülecek yanın yok ki, kardeşim.''
Herkes gülerken ben gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırmıştım. Çünkü, Ilgaz bugün huysuz günündeydi ve yaptığımız her şey gözüne batıyordu. İki saat nutuk çekmesini dinlemek istemiyordum açıkçası.
Ilgaz, kocaman gözlerini açmıştı. ''Nasıl yok? Kötü özelliğim yok asıl.''
''Öyledir tabi.''
Gözleri bana döndü. ''Henna, bir şey de onlara.''
Sandalyemi ona yaklaştırdım. Omzundan tutup kendime çektim. Şimdi başı omzumdaydı ve hemen yerleşmişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
HENNA
Fiksi Umum''Ne işin var burada?'' ''Seni görmeye geldim.'' Tek kaşım kalktı. ''Sebep?'' ''Bir sebebi mi olması lazım? Seni görmek istedim sadece.'' 29072023
