Bölüm 29

1K 64 39
                                    


Feyyaz insan kaynakları ile konuşmaya gidince çarpıcı gerçekleri öğreneceğini bilemezdi tabii ki.

"A-Anladım... Teşekkür ederim." Darmaduman bir şekilde ayrıldı oradan.

"Bilmiyor muydu ki?"

"Nasıl bilebilir? Sana kaş göz yapıyorum anlamıyorsun." Biri diğerine kızdı.

"Ne bileyim şekerim? Düşünemedim işte."

"İyi halt ettin. Şimdi gidip Özgür beye 'Ben İK'ya gittim ve bana üç yıldır bir gölge gibi beni izlediğini, adım adım tüm yaşamımı takip ettiğini ve Uras Yazılım hayalimde ki şirket olduğu için oraya aldırmak istediğini söylediler.' dese, Özgür bey bizi şiş kebap yapar , şiş kebap!"

"Ay haklısın. Ne yapacağız şimdi?"

"El açıp dua edeceğiz. Başka şansımız var sanki." 

Feyyaz kapının yanında durduğu için duydu onları. Gerçekten doğru anlamıştı, kızın tüm konuyu tekrar ele alması ile emin oldu iyice. Yine de onların da hayatını ateşe atmamak için susacaktı. 

'Demek üç yıldır peşimdeydi... 15 yaşındaydı yani?' Alayla güldü kendisine. 'Bir veledin ergenlik aşkı mıyım yani ben şimdi?' Ağlasa mı gülse mi bilemiyordu. Kafası çorba gibiydi yine. Tam toplandım derken yine dibi boyluyordu.

Düşünceli düşünceli yürürken sert bir zemine çarparak düştü yere.

"Ah." Acıyla ovuşturdu poposunu. Başını kaldırdığında Özgür ile göz göze geldi.

"İyi misiniz Özgür bey?" Hepsi birbirinin aynısı kadınlar pervane oldular önünde. Feyyaz sinirle eğdi başını yere. Özgür kalkması için elini dahi uzatmayacak kadar şerefsizleşmişti besbelli görmeyeli. Kendi kendine yerden kalkıp, çırptı üstünde ki tozu.

"Önüne baksana biraz." İçlerinden birisi çıkıştı ona. "Özür dile hemen Özgür beyden." Tavırları çok aşağılayıcıydı.

"Daha ilk iş gününde yaptığın terbiyesizliğe bak." Diğeri atıldı ve sertçe çekiştirdi takımını. "Pahalı takım giymekle olmuyor canım, önce karakterinin altını doldurmalısın." Küçümseyici tavırlar takındı ona karşı.

"Gerçekten öyle. Giydiği takıma bak, hiç yakışmış mı Allah aşkına? Takımın içinde bayağı kalmış."

"Terzisi mesleğe tövbe etmiş olsa gerek kıymetli eserini bu çapulcunun üstünde görünce." Feyyaz yumruğunu sıkarak, başını eğmeye devam etti. Kadınlara el kaldıramazdı. Kaldıracak olsa bunca aşağılamaya rağmen tek kelime etmeyen katiline kaldırırdı.

"Bak hala özür dilemiyor. Özür dile çabuk!" Feyyaz derin bir nefes aldı. 

"Ö...Özür-"

"Adam gibi dile dedim sana!" Kadın onu itip kakmaya başladı.

"Özür dilerim Özgür bey."

"Ha şöyle, yola gel." Gururlandı kadın. "Besbelli seni yontmamız gerekecek."

"Her neyse, çömezin kusuruna bakmayın Özgür bey. Toplantı salonu bu tarafta. Şuradan gideceğiz." Yolu gösterdi. Feyyaz bir an önce oradan uzaklaşmak için Özgür'ün yanından geçip giderken, Özgür bileğini kavradı. Feyyaz ona bakmadan bileğini geri çekmeye çalıştı ancak Özgür izin vermedi.

"Ö-Özgür bey?" Kadınlar şaşırdı. "Bir sorun mu var?" Özgür biraz güç uygulayarak Feyyaz'ı çekti kendisine ve sırtını göğsüne yasladı.

"Bırak." Feyyaz öfkesini bastırmaya çalışıyordu. Ancak Özgür durmadı. Elini Feyyaz'ın elinin üstüne koyarak , kavradı. Kadınlar ne olduğunu anlamadan, Feyyaz'ın elini kontrol ederek, kadınlara teker teker tokat atmasını sağladı. "Ne yapıyorsun?!" Feyyaz hayret içindeydi. Kadınların da ondan farklı kalır bir yanı yoktu. "Özgür sen mal mısın?! Bırak elimi!" Özgür son kadını da tokatlattıktan sonra önüne geçti Feyyaz'ın, son tokadı da kendisine attı.

MAHALLE ABİSİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin