Bölüm 24

1.2K 64 99
                                    


Feyyaz gözlerini araladığında yanında Özgür'ü buldu. Çırılçıplak olduğu için örtüye rağmen üşümüştü biraz. Sersem gibiydi. Doğrulup yatağın içinde boş boş duvarı seyretti bir süre. Özgür hala uyuyordu. Onu es geçmeye karar vererek ayağa kalktı ve çıkarttığı baksırını geçirdi üstüne. Yatak odasına girip babasının çekmecesini açtı. Sigara içmeyi sevmezdi ama içecekti. Babasının yaptığı gibi dudakları arasına koydu sigarayı. Çakmağı çaktı kederli bir şekilde. Buzdolabını açarak raftan 70lik rakı aldı. Rakıyı da pek sevmezdi, ağır gelirdi ona ama içecekti. 

Dolaptan rakı bardağını ve sürahiyi alarak oturdu masanın başına. Babası yanında peynir ve kuruyemişlerle tüketirdi ama canı istemedi. Az miktarda rakı doldurup, üstünü suyla tamamladı. Bir yudum aldığında ağzı ekşidi. Yine de ufak ufak içmeye başladı. Başı çatlıyordu. Ne annesi ne babası gelebiliyordu aklına. Bitip tükendiğini hissediyordu.

"Feyyaz?" Özgür belirdi elinde Özgür'ün battaniyesi ile. "Üşüyeceksin." Feyyaz üzerini örtüp, kendisine sarılmasına bile ses etmedi. Bir yandan sigarasını tüttürürken, bir yandan da rakısını içiyordu. "Aç karna rakı içmemelisin." Bardağı elinden almak isteyince Feyyaz izin vermedi. Hepsini tepesine dikip yenisini doldurdu. "Biraz peynir getireyim." Buzdolabını açarak peyniri aradı. Feyyaz ifadesiz bir şekilde içmeye devam ediyordu. Özgür nihayet peyniri bulunca olduğu gibi getirdi önüne. "Hadi ye biraz." Ekmeklikte duran ekmeği de getirdi. "Sonra yine içersin." Usulca aldı bardağı elinden ve az ileriye koydu. Feyyaz mekanik bir robot edasıyla çevirdi başını ona doğru. Bakışları hiç normal değildi, aksine korkunçtu. 

Özgür endişelenmeye başlıyordu. Onu bu halde görmek üzüyordu onu açıkça. 

"Feyyaz, iyi misin?" Feyyaz sigarasından derin bir fırt alarak, yakasından kavradı onu. Kendisine çekerek, örttü dudaklarını birbirine. Özgür ne olduğunu anlamadan ağız içine gönderilen sigara yüzünden öksürmeye başladı. Feyyaz yine de durmadı ve dudakları şişene dek delicesine öptü onu. Elinde ki sigara peynir tabağına düşerken, kollarını doladı Özgür'ün boynuna. Öpücükleri daha da derinleşirken Feyyaz elinin tersiyle itti masadakileri ve Özgür'ü yatırdı oraya. Özgür ne yapmak istediğini anlamıyordu. Davranışları kendisini ürkütüyordu. "Neler oluyor?"

Feyyaz ifadesini hiç bozmadan masaya çıkarak, üzerine oturdu onun. Penisi üzerinde kalçasını hareket ettirmeye başladı. Özgür anlam veremiyordu.

"Neler oluyor?" Şefkatle elini yüzüne atarak okşadı. "Konuşmak ister misin?" Feyyaz olumsuzca başını sallayarak sürtünmeye devam etti. Özgür istemsizce tahrik olmaya başlarken Feyyaz ensesinden kavrayarak kendisine doğru çekti onu. Dudaklarını birleştirdi hemen ardından. Özgür onun için endişelense de bir yandan da keyif almadan edemiyordu.

"Hoşuna gitti demek?" Hem alaycı hem kırgın bir tonda söyledi bunu.

"Saçmalama." Özgür kendisini toplayarak durdurdu onu. "Yeter artık. Kendine gel."

"Kendimdeyim." Buruk bir gülümseme kondurdu yüzüne. Özgür iç çekerek ittirdi onu ve masadan indi. Onu da peşinden sürükleyerek odaya geri götürdü. Yerdeki giysileri toplayarak giydirdi ona teker teker.

"Ne o? Şimdi hayatımı hangi yönden sikmeyi planlıyorsun?" Kahkaha attı.

"Doktora gidiyoruz. Bu böyle olmayacak."

"HAYIR! Hiçbir yere gitmiyoruz! Sen de benimle kalıyorsun." Duvara yapıştırdı onu. "Tıpkı istediğin gibi! Birlikte öleceğiz bu evde!" 

"Kafayı yedin iyice." Elini eline hapsederek onunla birlikte ayrıldı evden. Feyyaz her ne kadar dirense de gücü yetmiyordu ona. 

MAHALLE ABİSİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin