Bölüm 60 FİNAL

1.2K 61 106
                                    


Aradan geçen 9 ayın sonunda  Özgür ve Feyyaz Londra da ki hayatlarına tamamen adapte olmuş, Ayberk ve Uras ise tamamen birlikte yaşamaya başlamıştı Neşe annenin sinirlenip, Ayberk'i evden kovmasıyla. Haksız da sayılmazdı. Gün içinde birkaç saatliğine mahallede volta atıp, akşam yemeği yedikten sonra Uras'ın evinde geceyi geçiren oğlu ve değişmek bilmeyen bu döngüden sıkılmıştı o da.

Mahalleyi kim koruyordu artık, sorusu geliyordu hemen akıllara. Sorunun cevabı tabii ki, İpekti. Evet, yanlış duymadınız İpek. 

Sürekli mahalleye git-gel yaptığı ve bu yeni ve yabancı kültür hoşuna gittiği için farkında olmadan mahallenin bekçisi olmuştu Ayberk gibi. Tabii asıl neden bu değildi. Bakkalcı çırağıyla, yani Meteyle olan ilişkisinden kaynaklanıyordu elbet. Mahallenin kızlarından kıskandığı için koruma içgüdüsü ile camdan bakkalı keserek başladı bu işe. Sonra Ayberk'i göre göre onu örnek almaya başladı.

Ayberk'in ayağının çekildiğini duyan üç beş serseri mahalleye dadanmak isteyince karşılarına permalı saçları, topuklu ayakkabısı ve pembe mini eteğiyle İpek belirince bir süre alay konusu oldu bu durum. Ancak İpek pes etmedi tabii ki. Onlara ne kadar güçlü bir 'mahalle abisi' olduğunu gösterdi hemen. Arkasında beliren koruma ordusu sayesinde tabii.

Manikürlü tırnaklarını üç beş rüküş giyimli serseri için bozacak değildi elbette. Saatlerini harcıyordu bu güzel bebeklere sahip olmak için.

Elinde pembe tespihi omzunda pembe ceketi ile mahallede dolaşıyordu ara sıra , camdan bakmadıkça. Korumaları zaten dört bir yandan nöbet tutuyordu. O sebeple hiçbir sorun yaşamıyordu. Ara ara da sevgilisinin bakkalına girip, yanağından makas alıp, çıkıyordu. Tüm bunları sadece eğlenmek için yapıyordu. Mahallenin kızları hariç, ondan şikayetçi olan kimse yoktu aslında. Zamanla mahalleli için kız çocuğu haline gelmişti.

İşin en tuhafı ise , annesiydi. O havalı, egoist kadın gitmiş, yerine neşeli bir kadın gelmişti.

İpek sokağın başından el salladı lüks aracından inen annesine.

"Anne! Anne bak ben mahalle abisi oldum!" Koşarak yanına gitti ve tespihini gösterdi. "Çok harika görünmüyor muyum?" Gözleri parıldıyordu. Annesi bilmiş bilmiş süzdü onu. 

"Bu etek biraz demode sanki. Yeni kreasyonlardan sana yenisini alalım." Arabadan çantalarını çıkarttı. "Neyse şimdi şunları taşımama yardım et."

"Bunlar ne?" Elinde ki torbaların ağırlığı yüzünden yere düşecekti. Neyse ki sevgilisi yetişti yardıma.

"Onları ben alayım istersen canım." Pınar süzdü çocuğu. Hala tam olarak kabullenmiş değildi.

"Tip, boy falan tamam da kıyafetler çok kötü şekerim. Sana da yeni kreasyondan bir şeyler almak lazım." Çantasından kartını çıkarttı. "Bir ara ara , halledelim şu işi damat." Aracı kilitleyip, anahtarı çantasına attı.

"Tabii Pınar anne." Torbaları taşıyarak, Neşelerin kapıyı çaldı. İpek ve annesi de arkasından geliyordu.

"Hor görmek istediğimden değil ama... en azından İngilizcesi olsaydı." Bir memnuniyetsizlik hakimdi. 

"Pişt! Pınar anne!" Ayberk'in sesi duyuldu. Koşarak kendilerine geliyordu. 

"Ayberk!" Gülerek el salladı ona. 

"Oturmaya mı geldin?" Sarıldı hemen ona, kadın da karşılık verdi.

"Evet. Altın gününe katılacağım." Çantasından cumhuriyet altınını çıkartıp, salladı. "Altınımla geldim!" Heyecanlıydı.

MAHALLE ABİSİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin