10.HAVUZ

698 78 3
                                        

      Suya ilk atladıklarında gördükleri renk cümbüşü karşısında hayretler içerisinde kalmışlardı, sanki gökyüzü mavisi o havuzun içerisinde hayatın ta kendisi bulunmakta ve an ve an o muazzam değişimle birlikte akmaktaydı. Bütün renkler birdi ve bir renk bütün renkleri temsil edebilirdi. Bu güzellik karşısında büyülendikten sonra suyun neden bu kadar renkli olduğunu anlamak için farklı şekillerde görmeyi deneyenler oldu ki; bunlardan birisi Kairu'ydu. Gözlerini kapattı Kairu ve yine de görebildiğini fark etti; doğru ya efsunlu objelerde ki efsun izlerini gözleri kapalıyken bile görebilirdi hele de doğal tip olması onu bu konuda neredeyse otorite yapıyordu, su efsunluydu.

Belli bir süre geçtikten sonra nefesleri tükenmişti ve yukarı çıkmak için çabalamaya başlamışlardı ancak bu çaba boşuna bir çabaydı. Havuz onları aşağı çekiyordu o kadar aşağı inmişlerdi ki artık yukarı çıkmayı başarsalar bile onlar oksijene ulaşana kadar nefesleri tükenecekti. Grei çabalamayı bıraktı, ne de olsa Kaptan Gibs bu durumdan haberdardı tehlikeli bir durum olsa kesinlikle kendisini uyarır yahut suya sokmazdı. Gözleri birden Aoda'ya takıldı; yüzme bilmeyen Aoda bilinçsizce çırpınıp kara enerjisini etrafa salıyordu, etrafındaki hareler an be an kararıyor, bulunduğu alan katran benzeri bir sıvıyla kaplanıyordu. Grei hemen onun yanına doğru harekete geçti. Bir iki çırpınıştan sonra Aoda'ya ulaştı ki; halen aşağı doğru hareket eden akıntının büyük yardımı dokunmuştu. Sıvı Grei'e de zarar verse de onu sakinleştirmeliydi, aklına tek bir şey geldi; ilk okuldaki en yakın arkadaşı Gedou panik ataktı ve onu sakinleştiren tek şey ona sarılmaktı, Aoda'ya sarıldı. Fakat panik halinden hala kurtulamayan Aoda hala çırpınıyordu, Grei bu durumu engellemek için daha sıkı sarıldı ve içinden " Sakin ol kardeşim yanındayım. " Dedi. O an çok şaşırtıcı bir şey oldu ve bu düşünceyi sudaki herkes duydu. Sudayken düşüncelerin seslere dönüştüğünü fark eden Kairu " Demek düşüncelerimizi duyabiliyoruz, Bu arada su efsunlu ve ben nefes alabiliyorum rahat olun. '' dedi. Kairu'nun dediklerinden sonra kısa süreli bir sessizlik oluştu ki bu çok doğaldı; ondan başka herkes nefesini hala tutuyordu ve nefes alabileceklerini öğrendiklerine göre şimdi nefes almak zamanıydı...

     Bir süre daha aşağılara çekildiler ve küçük bir boğazdan çok daha geniş bir odaya indiler. Camdan küreler vardı bu odada, her biri için bir camdan küre; Sina ne yapacaklarını anlamıştı " Bunların içine girmeliyiz sanırım. " demeye kalmadan diğer dörtlünün çoktan hareketlendiğini fark etti ve kısa süreli bir hüsrana uğradı. O söylemeden onlar zaten anlamışlardı, ancak tamda bu hayal kırıklığı ve Onların kendisine nasıl da ihtiyaç duymadığını düşünürken Kairu'dan gelen " Duymadığımızı sandı herhalde." sesini duydu; ardından Leia " Tatlım sen düşünürken duyduk biz yani zaten sen söylemiş oldun. Teşekkürler. " dedi ve en son Aoda " Bu kız da bir sorun var nasıl da üzüldü. Ulan şimdi bunları da duyuyorlar mı ki? Kesin duyuyorlar ama hiç adil değil ya ben bunu her zaman yaparım. " Aoda'nın bu zincirleme düşünceleri herkesi neşelendirmişti ve herkes çoktan kürelerin içine girmişti.

    Herkes hazır olduğunda küreler bembeyaz bir ışıkla dolmaya başladı ve herkesin diğerleriyle bağlantısı kesildi; ilk hissettikleri şeyin bağlantının kesildiği olması insanın içini ısıtan bir gerçekti ki böyle bir bağlantıya sahip olmak belki de her şeyden tehlikeliydi.

     Işık onları hayal dünyalarında en mutlu oldukları yere götürdü, kimini bir lunaparka, kimini bir göl kenarına, kimini bir ormana; ve bu yerler içinde en dikkat çekici olanları Aoda ile Grei'e aitti. Grei Betsy ile gezmeye çıktığında her seferinde üzerinden geçtikleri ve her geçişlerinde birbirlerine sarıldıkları KewinGraw köprüsünü hayal etmişti. Aoda ise biraz daha gerçekçi davranıp yalnızlığının tadına ilk vardığı hiç bir beklentinin hiç bir hayal kırıklığına yol açmadığı tek yer olan odasını düşünmüştü. Hayal olmasına rağmen o kadar gerçekçi bir his uyandırıyordu ki insanlarda bu yerler Aoda dolabını açıp pijamalarını aramaya başlamıştı bile. Derken her birinin karşısında birisi belirdi, çok gerçek üstü ama tamamen gerçekti. Herkesin karşısında beliren kişi tam da kendileriydi ve önlerindeki sınav kendilerini Efsunu öğrenmeye değer olduklarına ikna etmeleriydi ...

ŞamanHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin