13. GÖLGE VE YILDIRIM

683 63 0
                                        

Bölümü okurken yukarıdaki şarkıyı dinlemenizin etkiyi arttıracağını düşünüyorum... İyi eğlenceler... 

       İki metrelik çukurda tamı tamına üç saniye kaldı Netero. Bütün planını o üç saniye içerisinde kurmuş ve soğukkanlılıkla adım adım uygulamaya başlamıştı. Üçüncü kişinin pasif kalması ve yeteneğini henüz göstermemesi onun için çok büyük bir dezavantaj olsa da; planın değişkenlerini bilinmezlerle doldursa da yapabileceği tek şey, yapması gereken şey buydu, biliyordu...

    İki metrelik çukurda ellerini karşısındaki toprağa yaslayıp dönüşümün bedelini seçti, babasından kalan tek şey olan ailesinin yegane dönüşümü olan gölge dansını sergileyecekti. Bu teknik insanın öncelikle vücudunun tamamını tanımasına bağlıydı; kendi anatomisini bir doktor kadar net bilmeli, dış görünüşünü, derisinin rengini, saçlarındaki kıvrımları ve bunlar gibi en ufak detayları bile atlamamalıydı. Gerisini dönüşüm çemberinin mührüne gizli bilim tamamlayacak olsa da, herkesin yapabileceği bir dönüşüm değildi bu ancak ve ancak ilk 10 kişinin soyundan gelenlerin uygulayabileceği bir teknikti çünkü formül aynı soyun DNA'sını tahmin ederek boşlukları tamamlamak ve mükemmel kopyayı oluşturmak üzere geliştirilmişti. Yani geliştiricinin DNA'sına sahip değilsen formülü kullanmak imkansızdı. Ellerini dayadığı toprakta enerjiden oluşan çemberi hayal etti; avuçlarının altında beliren çemberde hafızasına kazımak için binlerce kez çizdiği semboller belirdi, iki mühür de mükemmeldi. Toprak insan kopyalar yaratmak için mükemmel materyal niteliği görüyordu; zira Tanrı bile toprak kullanmıştı İnsan yaratırken, ancak Netero sadece birebir aynısı olan kuklalar oluşturup hareketlerini yine kendisi kontrol edecek bir de onların gözlerinden de görebilecekti. 

    İki mükemmel kopyasını çukurdan yukarı gönderdi daha sonra kendi de kopyalarına katıldı. Tamamen aynı üç insan üç avcıyı avlamaya, etkisiz hale getirmeye ve daha da ötesi öldürmeye  çalışacaktı; ki işin sonunda Yami gibi bir lonca'nın düşmanlığını kazanmak da vardı. Yine de yapmalıydı. "Aaaaaa !" diye bağırdıktan sonra iki kuklası da birer Yami Üyesinin karşısına geçti. odaklandığı kuklanın görüşünü sağ ve sol göz olarak ayrı ayrı görebiliyordu ancak kendi görüşünden vazgeçmesi mümkün değildi dahası üçüncü üye hala saldırmamıştı ve bu onu çileden çıkarıyordu planının en büyük bilinmezi bilinmez olarak kalmaya devam ediyordu.  Bir fiziksel olan Netero üst düzey dönüşümlerini sergilemeye devam etmeliydi ve karşısındaki iki katili de öldürmeliydi; bu bir gereklilikten daha çok bir istekti, gerekli olmasa da öldürmek istiyordu onları, en çok da  saldırmayan üyeyi ve kuklalarını kendi vücudunun hareketlerine bağladı. Bu aynı zamanda kendi ruhuna bağlaması demekti ki kuklalardan birisi ölürse ya da bağlantısı isteği dışında koparsa ruhunun bir parçasını kaybedecekti ve işin kötü tarafı hangi parçasını; hangi anılarını kaybedeceğini seçme gibi bir şansı bile olmayacaktı ama yine de riski aldı. Aynı anda üç Netero da parmaklarını rakiplerine uzatıp biraz önceki oluşturduğu rüzgarın havada yarattığı elektriği arttırıp yönlendirmeyi deneyecekti bu eski ve antik bir teknikti ve bedel olarak da tekrar ayaklarının altındaki toprağı seçmişti böylesi hem kuvvetli hem de daha güvenliydi; karşı ataklar için mükemmel bir savunma oluşturuyordu. Üç Netero'da parmaklarını uzattığı noktaya tamamen odaklandı, karşılarındaki üç üye de kaçmayı hedefliyorlardı sağa sola ya da geriye hamle yaptılar ancak her şey yarım saniyeden daha kısa bir zamanda bitecekti havadaki elektrik yükü arttı ve Netero'nun parmaklarının ucundan rakiplerinin bulundukları eski alanlara akmaya başladı; rakipleri kaçmaya çalışsa da Netero takip etmemişti çünkü hem gözlerinden vazgeçip iki kukla bedeni birden takip edemezdi, hem de böyle bir şey ona aptallık derecesinde gereksiz geliyordu; zaten elektrik toprağa ulaşmak için en yakın hedefe kendiliğinden yönelecekti. Efsuna verdiği gücü maksimuma çıkarıp bağırdı '' Enton Reinaaa ! '' göz açıp kapayıncaya kadar karşısındaki üç rakipte siyah beyaz yıldırımlar tarafından vurulmuş ve vücutlarından muazzam miktarda elektrik geçmişti. Netero o kadar güç kullanmıştı ki biraz önceki çukurların üç katı genişliğine ve iki katı derinliğine ulaşmıştı ve bütün her şey yarım saniyede yaşanmıştı. 

     Mağaranın tavanı sayılabilecek yükseklikteki bir duvardan efsunla gizlenmiş bir alan, bir loca ortaya çıktı ve orada oturan üç kişiden biri Gallier'in sağ kolu Genma'ydı; alkışlayarak konuşmaya başladı: 

-- Hem gölge dansı, hem de Enton Reina ve ayrıca üçünü de kızarttın.

-Riskler belliydi. Karşıma çıkmamalılardı.

--Sorun yok, bu güne kadar ayakta kaldıysak şifacılarımızın sayesindedir, onları şimdilik dert etmeyelim. Var mısın?

-Bunları boşuna mı kızarttım.
--Hah! Sevdim bunu ... 

ŞamanBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin