plan

362 35 0
                                        


       Güney ve Batı Cephesi'nde başarıya ulaşan Yami ordusu savaşın geri kalanında savunma yerine saldırı yapmayı planlıyordu. Taktikler Gallier tarafından Genma aracılığı ile bütün komutanlara iletilmişti. Netero ve Gai merkeze doğru ilerleyip kuvvetlerini birleştirerek Kuzey cephesini ele geçirecek ve ardından birleşik kuvvetleri ile savunma hattının ardına sızarak hükümet ordusunun bütün cephelerini tek tek yenilgiye uğratacaklardı. Onlara güneyden katılan birlikler ve halihazırda kuzeyde konuşlanmış olan birlikler destek verecekti. Kuvvetlerini tek bir noktaya toplamak, güçlerini birleştirmek şu an Yami için hayati önem arz ediyordu. Yami saldırısında Netero saldırı kısmını yönetirken Gai bütün birliklerinin savunmasını üstlenecekti. Çok geçmeden plan uygulamaya koyulmuştu.

       Hükümet ordusu geri çekilen birliklerin mevzilerine konuşlanmakta çekingen ve dikkatli davranıyordu. Yerleştirilmiş olabilecek tuzaklar nedeniyle her yeri didik didik kontrol ederek ilerliyorlardı. Bu yüzden hız bakımından çoktan Yaminin gerisinde kalmışlardı. Grei yaklaşan tehlikenin farkında olmasa da karşılarındaki kişinin hükümetle 500 yıl boyunca savaşmış ve hayatta kalmış bir efsuncu olduğunun farkındaydı. Bu sebepten Üstat Tilda ya her ne kadar mantığa aykırı gelsede saldırı hattına savunma amaçlı bir efsun koymayı ve uzun mesafeli saldırılarla devam etmeyi önerdi. Üstat Tilda bu öneriyi anlamlı bularak Kairu dan savunma amaçlı bir Jukai Koutan yapmasını istedi. Kairu bu emri yerine getirmekle kalmayıp; üstüne üstlük tahtadan yarattığı askerleri oluşturduğu savunma hattına belirli aralıklarla dizerek bu hattın geçilemeyeceğinden emin oldu. Üstad Tilda uzun mesafeli saldırıları bizzat kendisi başlattı. Orada bulunan kaptanların hayal bile edemeyeceği karmaşıklıkta ardı arkasına gelen efsunlarla düşman askerlerini bombardıman altına almıştı. Bu sırada Grey bir şeyler öğrenmek umuduyla bu saldırıları aurasını gözünde yoğunlaştırarak, yani kalp gözüyle izliyordu. Üstadın 3 çakra doğasını kullanması ona hayret veriyordu. Ardından artık öne çıkmanın zamanı olduğunu düşünerek Üstad'ın yanında yerini aldı...

    Üstadın şaşkın bakışları altında onun biraz önce yaptığı efsunların aynılarını teker teker sıralamaya ve düşman hattına yollamaya başladı. Bu durum üstadın bir hayli şaşırmasına neden olmuştu. Kendisi de böyle bir şeyi neden yaptığını ve neden dikkatleri üzerine çektiğini bilmiyordu; ancak daha önce hiç savaş alanında bulunmamış ve hiç başka hayatların sorumluluğunu üzerinde hissetmemişti. Bu sorumluluk hissi onu savaşı erkenden sonlandırmaya ve arkadaşlarını, ayrıca sorumlu olduğu tüm hayatları korumaya çalışmaya itmişti. Üstad ona bakarak " Nasıl olurda bu seviyede efsunları kopyalayabilirsin? " diye sordu. Grei efsunlarını devam ederken Üstad'a bakmadan " kopyalamadım zaten biliyordum. " dedi. Üstat bir adım geri atarak kalp gözünü açıp Grei'in aura doğasını kontrol etti. Şaşkınlığını sonraya saklamak amacıyla susmasına rağmen Grei'in içinde o mavi enerjiyi görebiliyordu. Taş tablette bahsedilen o mavi enerji bir gencin karnında tekrar doğmuştu ve bu enerjiyi ancak tableti okuyabilecek kadar yetenekli efsunucular görebilecekti. Tekrar Grei'in yanına geçerek efsunları yapmaya devam etti ve bu sırada sadece onun duyabileceği biçimde " Hoş geldiniz efendim! " diyerek başını hafifçe öne eğdi. Onlardan iki adım geride duran Malikah durumun farkına varmıştı. Yine de Üstad'ın sessiz konuşmasının Grei'in durumunu açığa çıkarmayacağı gerçeği ile tatmin olmuş kendini bir önlem almak zorunda hissetmemişti. Kuzeydeki kuvvetlerinin neredeyse tamamını kaybeden Yami askerleri savunmaya çekilmiş destek için bulundukları konuma gelen " Katledici " yi bekliyorlardı. Grei her ne kadar kendi askerlerini korumak istese de daha fazla yıkama neden olmak istemediğinden geri çekildi. Şimdi yeni emirleri beklemek vaktiydi...

ŞamanHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin