46. Bölüm

222 91 61
                                        

Senin gözlerinde bana ait bir dünya var

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Senin gözlerinde bana ait bir dünya var. Sahip ola bileceğim tüm mutluluk bu dünyada saklı, benim dünyam sensin.. Ey sevgili, sonra sen geldin, gelmenin bir insan için ne demek olduğunu senden öğrendim! Aşk bazen beklemek demekmiş...

...........................................................................................................................................

'' Onu kapalı bir odaya kilitlemeye ne dersiniz? Böylece biz o yılanı araştırırken, yolumuza taş koyamaz? ''
'' Kübra, canısı beni ürkütmeye başladın... ''
'' Of, sizde ne önersem hep ışığa tutulmuş, tavşan gibi kala kalıyorsunuz ama! ''
'' Düzgün bir şey önerdin de biz mi reddettik, en son onu dişi aslanlara yem etmeyi önermiştin hatırlatırım küçük hanım.. ''

Yarım saat önce...


'' Hadi ama Kübra, neredeyse gelirler bir hazırlanamadın! ''
'' Birileri sevdiği adamı göre bilmek için sabırsızlanıyor mu, yoksa bana mı öyle geliyor? ''

'' Hiçte bile, sadece insanları bekletmeyi sevmiyorum. ''
'' Hm hm, bende aslında bir sirk görevlisiyim! ''
'' O ne demek be? ''
'' Yani diyorum ki ufak at da civcivler yesin Gece'm! ''

Kübra'nın neşeyle kıkırdamalarına surat asmak isteyen Gece, bir türlü başarılı olamayınca kendisi de gülümsemeye başlamıştı.

Günlerdir hayatı öyle karman çorman olmuştu ki, tam her şey bitti dediği an da bir mucize olmuş ve sevdiği adamın da kendisine aşık olduğunu fark etmişti genç kadın. 
Şimdi bir kaç saat önce gördüğü rüyanın da etkisiyle daha da güçlü hissediyordu Gece, kendisini.

'' Hem sen benimle dalga geçeceğine, ilk önce kendine bak. Ne bu süs sabah, sabah yoksa malum kişi için mi? ''

Gece'nin muzip sorusuyla olduğu yerde hareketsiz kalan genç kadın, ne yapacağını şaşırmıştı. Hay aksi abisi ve Gece'si derken bir an Efe, nasıl olduysa genç kadının aklından çıkmıştı. Şimdi oda eklenince şaşkın ördeğe dönüşmüştü Kübra! 

'' İşte şimdi sıçtım. Efe, tamamen aklımdan çıkmış ben ne bok yiyeceğim? ''
'' Ya Kübra, hanım gördünüz mü insan öyle kala kalıyor! ''

'' Gece'm ben gerçekten ciddiyim, ne yapacağımı bilmiyorum... ''
'' Öncelikle sakin olacaksın, sana seni tanımak istiyorum dedi diye, hemen saniyesinde bunu yapamaz ilk önce Kuzey, var aranızda dağ gibi. ''

'' Ahh doğru bir de abim var, of Allah'ım hoşlanacak başka birini neden bulamadım ki, gittim en imkansızını seçtim her zaman ki gibi. ''

'' Sakin ol Kübra! ''
'' Nasıl sakin ola bilirim Gece, abimden bahsediyoruz! ''

'' Kuzey, öcü değil, ilk önce birbirinizi tanımanız gerekiyor. Zamanla her şey mükemmel olursa, Kuzey' e hepimiz birlikte açıklarız olanları. Ama şimdi önceliğimiz ikinizsiniz Kuzey, değil... ''

'' Peki ne yapmam lazım? ''
'' Kendin ol kardeşim, sen zaten harikasın! ''

Aşağıdan gelen korna sesiyle evden dikkatlice ayrılan genç kadınlar, sessizlik içerisinde arabaya bindiklerin de ortam tuhaf bir gerginliğe gömülmüştü. 

Bu durumun garipliğine daha fazla dayanamayan Efe, günaydın hanımlar dediği an başını şaşkınlıkla Efe'ye kaldıran Kübra'yla göz göze gelmenin keyfini çıkarıyordu.

'' Öküze bak be, ben gerginlikten ölüyorum kendisi otuz iki diş sırıtıyor! ''
'' Sakin ol Kübra, çok belli ediyorsun tedirginliğini. Böyle devam edersen Kuzey, her şeyi çakacak.. ''

'' Elimde değil Gece, bana her baktığı an kalbim yerinden hopluyor sanki. ''
'' Ah şaşkın aşık. Bana mesaj atıp durma şimdi yakalanacağız! ''

'' Of, of bu öküz nereden çıktı ki benim karşıma, ne güzel ben kendi halinde masum bir kızcağızdım! ''

'' Ya tabi canısı o kadar masumdun ki, melekler masumiyetine ağlıyorlardı! ''
'' Gece, kızıyorum ama! ''
'' Tamam aşık kuş sustum... ''

Arkadaşının son sözlerine gözlerini büyüten Kübra, Gece'nin kıkırdamasına neden olduğunda öndeki iki adam merakla genç kadınları izlemekten, kendilerini bir türlü alamıyorlardı!

İzmir'in gözde mekanlarından birine gelen dörtlü, kendilerine gösterilen boş masalardan birine oturdukları an beklenen an gelmiş, herkes birbirlerinin yüzüne rahatça bakar olmuştu.

Sevdiği kadının menekşe rengi gözleriyle karşılaşan Kuzey, derin bir iç çekerken bu durumu fark eden Kübra, abisine çaktırmadan kıkırdarken tabiki onu dikkatle izleyen Efe'ye yakalamıştı.

İlk bir kaç saniye gözlerini ısrarla Efe'den kaçıran genç kadın, kardeşinin söylediklerini hatırladığında güzel gözlerini Efe'ye yöneltmiş ve kendisini keyifle izleyen genç adama aynı şekilde karşılık verir olmuştu.

Masada oluşan büyük sessizliği bozan genç garson hızlı bir şekilde herkesten siparişleri aldığında fazlasıyla dikkat çeken dörtlünün yanından ayrılmıştı.

'' Evet arkadaşlar, zaten konumuz dün akşamdan beri hepinizin de bildiği üzere Sem! ''
'' Şu kadının adı bile tüylerimi diken, diken ediyor. ''

Kübra'nın korkusuzca düşüncelerini söylemesi Gece'yi dumur ederken, elinden geldiğince gülmemek için kendisini sıkmaya çabalıyordu.

'' Biliyorum ufaklık, sen birini sevmediğin de kimse sana onu sevdiremez.  Ama o kadar da kötü bir insan değil Sem, neden ondan nefret eder gibi konuşuyorsun? Sevmemek bir şeydir, nefret ayrı bir şey? ''

'' Ondan nefret ediyorum çünkü iki yüzlü, ondan nefret ediyorum çünkü çıkarcı, ondan nefret ediyorum çünkü onu ailemize layık bulup evimize kadar getirdin. Daha saymamı ister misin, bende cevap çok! ''

Kardeşinden hiç beklemediği bir tepki alan Kuzey, ürkek gözlerle Gece'ye baktığında onunda sinirli gözlerle kendisine baktığını fark etmiş ve kendini daha da kötü hissetmeye başlamıştı.

'' Tamam kızlar, biraz sakin oluyoruz. Şu Sem, denen iblisi bende sevmiyorum ama arkadaşımı da sizlere yem etmem. Karpuz değil ki bu kadın içine bakıp iyi biri olup olmadığını anlaya bilelim... ''

'' Belki de siz erkek milleti bu kadar güzellik düşkünü olmasanız, insanların biraz da içine bakmayı öğrene bilirsiniz ha Efe! ''

'' Allah, Allah kızım bak yine sardın bana, konunun benimle ne ilgisi var şimdi! ''

'' Sana sardığım falan yok, sadece anlamıyorsun. Hiç bir kadın yüzde yüz melek değildir her kadının içinde minik de olsa şeytanları vardır, ama gerektiğin de onları durdurmayı iyiliğimizle alt etmeyi biliriz. Fakat bu Sem, denen yaratık sadece kötülükten ibaret! Ve kahretsin ki, benim kendi abim o yılanı ailemize soktu! ''

'' Kübra, sakin ola bilir misin? Efe, doğru söylüyor kimsenin içini açıp iyi biri olup olmadığına bakamayız! Üstelik ne kadar kötü olursa olsun, o bir zamanlar abinin sevdiği evlenme teklif ettiği kadındı. Böyle konuşarak abini üzme! ''

Gece'nin söyledikleri ortamdaki herkesi dumur ederken Kuzey, karşısındaki kadına daha da aşık oluyordu sanki, bir insan bu kadar mı iyi yürekli olurdu?

Düşüncelerinin verdiği sıcacık hisler genç adamı sarmalarken, masada duran Gece'nin ellerini avucunun içine alan Kuzey, tebessüm dolu gözlerle genç kadına gülümsüyordu.

'' Bu anda bile, beni korumaktan vaz geçmemene bayılıyorum! ''

Kuzey'in sıcacık elleri kalbine ince, ince mutluluklar yollarken, içten gülümsemesiyle sevdiği adama karşılık veren Gece, masada oturan Efe ve Kübra'yı aşırı şekilde keyiflendiriyordu. O an neredeyse ortamdaki mutluluk, elle tutulur hale gelmişti.

Garsonların hızlı servisi sayesinde güzel bir serpme kahvaltı masayı sardığı an birbirlerinin gözlerine neşeyle bakan Kuzey ve Gece, o günü düşünmeden edememişlerdi.

İlk beraber zaman geçirdikleri an gözlerinin önünden hızla geçerken, yüzlerinde oluşan tebessüm ikiliyi hiç olmadıkları kadar huzurlu hissettirmişti.

Şu an...

'' Kübra, abuk sabuk fikirlerin bittiyse eğer, benim güzel bir planım ola bilir... ''
'' Bence hiç biri abuk sabuk değildi Efe, ben hepsini çok sevmiştim! ''

Kübra'nın yavrusundan ayrılmak istemeyen anne kediler gibi, planını benimsemesi ortamdaki herkesi kahkahaya boğduğun da Efe, inanamayan gözlerle sevdiği kadına bakıyor, onun bu çılgın fikirlerine kahkahalarla gülüyordu. 

'' Planın neymiş Efe? ''
'' Amanda! ''

'' Amanda derken? ''
'' Abicim anlasana, Sem' e herkesten yakın kim var çevremizde. ''
'' İyide kardeşim sen daha bu sabah kızın ağzına... anladın sen onu! ''

'' Arkadaşlar lafınızı kesiyorum ama bu Amanda, denen hatun da kim? ''

Kübra'nın meraklı sorusu Efe'nin tedirgin gözlerle genç kadına bakmasına neden olurken hiç bir şeyden haberi olmayan Kuzey, en iyi arkadaşının hayatını karartacak o büyülü sözleri kahkahalarla söylüyordu o an. ''

'' Kim olacak Kübra, Efe'nin eskilerinden biri! ''

Abisinden duyduğu kelimelerle gözleri gittikçe daha da büyüyen Kübra, ateş hattına dönerken zavallı Efe, gelecek günlerine şimdiden acımaya başlamıştı.
Eğer sevdiği kadını biraz olsun tanıdıysa genç adam, sıçtığının resmiydi durum.

'' Peki bu kadının Sem, denen dişi yaratıkla alakası ne? ''

Kübra'nın ölüm sessizliğini barındıran hırıltılı sesi,  Efe'yi iyicene huzursuz ederken Kuzey, arkadaşının mezarına toprak atmaya devam ediyordu... 

'' Kız Sem' in en yakın arkadaşı, bu sabah Efe'yi aradı. Türkiye'ye gelmek istiyormuş. Sem, burada çok yalnız hissettiği için Amanda'yı çağırmış anlayacağınız! ''

Arkadaşının patlamak üzere olduğunu fark eden Gece, tedirgin gözlerle Kübra'yı izlerken ne yapacağını kara, kara düşünüyor bir türlü bu durumu düzeltmeye yarayacak bir fikir bulamıyordu.

Üzgün gözlerle iyicene beyazlamaya başlayan Efe'ye bakan Gece, bahtsız bir bedeviye bakar gibiydi.

'' Bence ikisini köpek balıklarıyla dolu bir adaya kapatalım,  ardından sinemaya gideriz! ''


Evet arkadaşlar bir bölümün daha sonuna geldik. 
Umarım severek okuyacağınız bir bölüm olmuştur.

Dinle Sevgili kitabına güzel oylarınızla yorumlarınızla destek olmaya devam edin lütfen! 
İyi geceler  (:










 








Dinle sevgiliBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin