22. Bölüm

332 144 45
                                        

"Yaşayamadığım bir şeysin sen,Elinden tutup sokağa çıkamadığımKış günü bir avuç kar süremediğim yüzüneYaşayamadığım bir şeysin sen,Kokular dağıtıp kendine yeni adlar yakıştıran

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

"Yaşayamadığım bir şeysin sen,
Elinden tutup sokağa çıkamadığım
Kış günü bir avuç kar süremediğim yüzüne
Yaşayamadığım bir şeysin sen,
Kokular dağıtıp kendine yeni adlar yakıştıran..
Boynu kırılıp ölmüş güvercin, Dokunamadığım şeylersin sen,
Bitiremediğim..."

...............................................................................................................................................................

Son üç saattir ne kadar dil dökseler de bir türlü Türkan hanımı ikna edemeyen Gece ve Kübra, en sonunda pes etmek zorunda kalmışlardı.
Neler denememişlerdi ki, ama yaşlı kadın nuh diyor peygamber, demiyordu.
Genç kadınlar ya yan taraftaki çatı katında yaşayacaklardı ya da evden ayrılamayacaklardı.

Büyük bir üzüntüyle mağlubiyetini kabul eden Gece ve Kübra, sessiz adımlarla salondan ayrılırken...
Türkan hanım üzgün gözlerle biricik kızlarını izliyordu.

Ama bunu yapmak zorundaydı.
Çünkü görmüştü, içkiden neredeyse ayakta bile durmakta zorlanan Kuzey o anda bile Gece'ye o kadar büyük bir aşkla bakıyordu ki daha fazla saklayamamıştı içindeki büyük aşkı genç adam.

Biliyordu Türkan hanım şu an verdiği karar narin kelebeğinin yüreğini yaralıyor ona acı çektiriyordu, ama her şey çocukları içindi işte.

'' Sevdiğim yine ne düşünüyorsun, sen bakayım? ''
'' Zafer beyin buğulu sesi, yaşlı kadını neşelendirirken kıkırdamadan edemedi Türkan hanım. ''
Ne de olsa kaç yıldır aynı yastığa baş koyduğu biricik kocasıydı Zafer bey.

Aklındaki tilkileri hizaya bile sokamadan kocasına sobelenmek Türkan hanımı güldürürken kendisine büyük bir aşkla bakan yaşlı adam karısını kollarının arasına almanın derdindeydi.
'' Sen gel bakalım kollarımın arasına gönlümün sultanı, sol yanım fazla boş kaldı sanki! ''

'' Bu olanlara inanamıyorum Gece'm. ''
'' Sen mi ben mi? İşe bak evden ayrılmaya karar veriyoruz, dahası bizimkileri zorla ikna ede biliyoruz ama taşındığımız yer evimizin hemen yanı. ''
'' Ya of Kübra, ben ne anladım bu taşınma işinden şimdi! ''

'' En azından bir kaç gün sonra o Sem, denen yaratıkla aynı evde kalmak zorunda kalmayacağız buna da şükür bence! ''
Kardeşinin söyledikleri genç kadının yüreğini mengene gibi sıktığında aldığı sık nefeslere rağmen nefes alamadığını hissediyordu Gece.

Kardeşindeki değişimleri fark eden Kübra, endişeyle Gece'nin yanına geldiğinde lanet olasıca diline binlerce küfür armağan ediyordu.
Ah aptal Kübra, sen ne zaman susmayı öğreneceksin?

'' Kardeşim özür dilerim ben her zaman ki gibi saçmaladım, lütfen iyi ol sana bir şey olmasın. ''
Neredeyse ağlamak üzere olan genç kadın Gece'nin kollarından tutarak onu balkona çıkardığında genç kadın biraz daha iyi hissediyordu şu an.

'' Be, ben iyiyim Kübra'm sadece bir an nefes alamadığımı hissettim ama deniz kokusu temiz hava iyi geldi. ''
'' Gece'm bak ne diyeceğim, önümüzde koskoca on gün var. Her gün bizim için yapamadığımız tatillerimiz demek. ''
Hem annem sende biliyorsun ki ne kadar hayır desek de evin bütün ihtiyaçlarını alacak!

Gece, ne kadar kabul etmek istemese de maalesef annesini o da çok iyi tanıyordu.
Paşa, paşa sesini çıkarmadan annesini dinlemekten başka çareleri yoktu!
Zaten ayrı eve taşınmalarına izin vermek bile Türkan hanım için çok fazla zor olmuşken onu daha fazla kızdırmaya cesaret edemezdi genç kadın.

'' Bu on günlük tatili şahane geçirelim ne dersin fıstık? ''
'' Ne gibi! ''
'' Aşk olsun Gece'm niye kurtla karşılaşmış yavru kuzu gibi bakıyorsun bana. ''

Arkadaşının komik benzetmesine kıkırdamadan edemeyen Gece, şu an tıpkı kardeşinin tarif ettiği gibi hissediyordu.
Gülse mi yoksa arkasına bile bakmadan tabanları yağlasa mı bilemedi!
Kübra'yla geçen on gün hem de çalışmadan. Sırf tatil yaparak öyle mi, allah sonlarını hayır etsin!

Düşündükleri yüzünde an ve an yansırken hınzır Kübra, Gece'yi kaptığı gibi yatağa sürüklemiş deli gibi gıdıklıyordu.

Salonda sarmaş dolaş film keyfi yapan yaşlı çift çocuklarının kahkaha seslerine gülümserken sevgiyle birbirlerine daha da sarılıyorlardı.

'' Şimdi bu kızlar bir kaç güne bu evden taşınacaklar öyle mi Zafer! ''
'' Hayatın kanunu sevdiğim, vakti gelen yuvadan uçar. Kanatlarını kırıp sonsuza kadar bizimle yaşamaya hapsedemeyiz yavrularımızı... ''
'' Sen zaten hep onların tarafını tut, hiç Türkan'ım ne düşünüyor diye sorma. ''
'' Sormama gerek var mı hayatımın kadını, ben senin bir bakışından ne düşündüğünü anlarım. ''

Zafer beyin, bir anda kendisini çekmesi sayesinde dengesini kaybeden Türkan hanım tam sevgili kocasına trip atmaya başlamıştı ki bir anda kendisini sevdiği adamın dibinde buldu.
Bir süre birbirlerine şaşkınlıkla baka kalan ikili bir süre sonra ışıldayan gözlerle birbirlerine sımsıkı sarılmış film keyfine geri dönmüşlerdi.

Evde durmaya fazla alışkın olmayan kızlar, bir süre sonra son bahar havasının keyfini çıkara bilmek için hazırlanmaya başladıkların da, keyifle şakalaşıyor güzel geçen günün tadını çıkarıyordu.

Dinle sevgiliBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin