13. Bölüm

410 174 59
                                        

Bazen hissederiz tehlikenin geldiğini, tedirgin olmamız gereken insanların da dünyamızda var olduklarını.
Ne kadar kaçmak istesek de yine onlara çekiliriz.

Kübra'nın hissettikleri de aynen buydu işte.
Onu gördüğü anda beynindeki tehlike sinyalleri sanki kırmızı alarm verilmişçesine çalmaya başlamıştı.

Bu duyguyu pek bilmezdi aslında genç kadın.
O sevgi insanıydı ailesi onu daima sevip kolladığı için hayatında ek insanlara gerek duymamıştı.
Bu yüzdendi belki de ondan uzak durmak istemesinin sebebi.

Koskoca salonda annesi ve babasının yanında otururken kendisini diken üstünde hissediyordu genç kadın.
Aksi gibi abisi ve Geces'i de bir türlü dönmüyorlardı yanlarına.

Sevdiği adamın acı dolu gözleri genç kadının kalbini burkarken yalandan da olsa bir gülümseme yerleştirdi bir gram mutluluk olmayan yüzüne.
Ne diye bilirdi ki sevdiği adama.

" Nişanlının aradığını gördüm, neden açmadın kuzey abi dese? O an ona abi demeyi midesinin kaldıracağını sanmıyordu Gece. "

Bir yalanı yaşıyordu artık genç kadın tüm hücrelerinde.
Kuzey'i çok sevdiği halde, onu bir abi olarak kabul ettirmekti tek amacı benliğine.

Bir insan kendi kalbini kandıra bilir miydi?
Gece, bunu acı tecrübelerle öğrenmek üzereydi maalesef.

Ama elinden de bir şey gelmiyordu genç kadının.
Kendi aşkı için hiç bir suçu olmayan masum bir kadının hayallerini asla yıkamazdı.

Kuzey'de diken üzerindeydi o an. s
Sanki Gece'nin düşüncelerini hissetmiş gibi ürkek gözlerle karşısındaki güzel kadına bakmaktan kendisini alamıyordu.

Üstelik kendisini de bir türlü anlayamıyordu genç adam. Bir insan evlenme teklif ettiği bir kadını bir çift menekşe rengi gözde nasıl unuta bilirdi?

Babası rahatsızlanmasa sevdiği evlenme teklif ettiği kadınla dönmeyecek miydi yurduna baba ocağına.

Nefret etti kendinden genç adam.
Bu ne istediğini bilmeyen başkasına söz verdiği halde ısrarla Gece, için çılgınlarca atan kalbinden.

Ondan bir türlü bakışlarını alamayan gözlerinden.
Ona doğru o izin vermeden kendine hakim bile olamadığı vücudundan nefret etti Kuzey.

Oysa her şey bambaşka ola bilirdi.
Sevdiği kadınla beraber hiç bir aksilik olmadan Türkiye'ye döne bilseydi belki de, bu kadar etkilenmezdi Gece'den.

Ailesi onu kendi çocuklarından ayırmazken o ısrarla ona doğru yürürken buluyordu kendisini. Engel olamıyordu bir türlü kalbine, yüreğine, aklına, vücuduna.

Daha fazla düşüncelerinin dahası bir imkansızın kollarında bulunmaya dayanamayan genç adam yüzünü ola bildiğince ifadesizleştirdikten sonra sert bir sesle Gece'ye dönmüştü.

" Artık eve girsek iyi olur Gece, Efey'i ailemle yalnız bıraktım kimseyi tanımıyor. "
" Haklısın. "
Onu sarsmak istiyordu aslında, o ince vücudunu kendine getiresiye kadar delice sarsmak istiyordu Kuzey.

İçindeki yangının onunda kalbinde olmasını kendisinden bu kadar kolay vaz geçmemesini istiyordu genç adam.

Avazı çıktığı kadar çığlık atmak, neden susuyorsun. Neden beni sessizce onaylıyor bana karşı çıkmıyorsun Gece'm demek sonrasındaysa o öpülesi bal dudaklarından şerbet içer gibi, nefes alır gibi, onunla sonsuzluğu paylaşmak istiyordu.

İçinden neler söylemek istese de dışından ağzını açamıyordu işte genç adam.
Sessizlik içerisinde beraber salona yürüyen ikili birbirlerinden ellerinden geldiğince uzak durmaya çabalıyordu.

Dinle sevgiliBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin