Aşk bazen en savunmasız anımızda bulur bizi ne kadar kaçmak istesek de oradadır işte.
kimine göre bir mucizeyken kimine felaketin öncüsü oluverir.
İnsan en yakınına yıllarını beraber geçirdiği dostum ailem dediği kişiye nasıl aşık ola bilir ?
Öyle b...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Ben pembeye inanıyorum, gülmenin en iyi Kaleleri yakan şey olduğuna inanıyorum. Öpüşmeye çok öpüşmeye inanıyorum, her şey ters gider gibi görünürken güçlü olmaya inanıyorum. Mutlu insanların en güzel insanlar olduklarına inanıyorum, yarınlarımızın bambaşka günler olduğuna inanıyorum. Ve mucizelere inanıyorum sevgili, seni bana getiren mucizeler hayatı mükemmel kılanlar çükü... ...........................................................................................................................................
3 Gün önce ...
'' Sevdiğim adamı ellerimden almanın cezasını gebererek ödeyeceksin, kıçımın Gece'si. Son bir sözün var mı söyle bakalım! ''
'' Se, sen Kuzey'i hiç bir zaman sevmedin ruh hastası, tek derdin onu kullanmaktı. Şimdi beni öldüreceksin öyle mi, sıkmazsan adam değilsin! '' Su an ...
'' Ya of neyi anlamak istemiyorsun ki tüm foyam ortaya çıktı, lanet olsun bunu nasıl fark etmem. '' '' Kuzum bir sakin olur musun, ilk defa mı yeniliyorsun sanki. Seni karşısına alacak adam, daha anasının karnından doğmadı be! ''
'' Biliyorum Amanda, ama çok sinirliyim işte. Bir türlü sakinleşemiyorum, koskoca iki gündür o evden çöp gibi atıldığım an aklımdan çıkmıyor! ''
'' Bebeğim sen çok ciddisin, işte şimdi korkmaya başladım Sem, bu salaklar seni gerçekten kızdırdılarsa kendilerine şimdiden mezar bakmaya başlasalar iyi olacak... ''
'' Sen ne zaman geliyorsun? ''
'' Aslında bakarsan beş gün sonra gelecektim bebek ama şimdi işler baya bir karıştı, ne yapsak gelmesem mi acaba! ''
'' Salak, salak konuşma. Beş gün sonra falan anlamam en kısa zaman da Türkiye'ye geliyorsun Amanda, o asalak aile benim kim olduğumu öyle ya da böyle mutlaka öğrenecek! ''
'' Sem, iyi diyorsun hoş diyorsun da Türkiye'de tanıdığımız kimse yok ne yapacağız orada... ''
'' Kafam da yavaş, yavaş planlar gelişmeye başladı. o aile beni tanıdıkları güne lanet edecek hale gelecek sana Sem, Dobrev sözü Amanda. ''
'' Ne tür planlar bebek, anlat da neşemizi bulalım... '' ... '' Sonunda herkes sofraya otura bildi, yüzünüzü gören cennetlik çocuklar. Sabahtan beri, anca göre bildik yüzünüzü! ''
'' Özür dileriz anne, haklısın! ''
'' Haklıyım tabi, başınıza gelen onca şeyden sonra hepiniz için ayrı, ayrı endişeleniyorum. En azından şu adi herif yakalanasıya kadar, kendinize daha fazla dikkat edin çocuklar. Size bir daha herhangi bir zarar gelirse, bu yaşlı yürek daha fazla kaldıramaz! ''
'' Türkan'ım böyle konuşma sevdiğim. Rabbim seni alacaksa eğer ellerimden, önce beni de alsın yanına. Sen olmadan bu hayat, hayat olmaz ki... ''
'' Allah korusun o nasıl laf öyle anne, baba böyle konuşmayın lütfen. ''
'' Ulan eşek sıpaları, hepsi sizin yüzünüzden. Kaç gündür helak oldu biriciğim, bakın nasıl sözler ediyor şimdi! ''
'' Türkan'ım hayatımın tek aşkı, ömrümü yollarına serdiğim güzel yârim hadi artık hüzünlü günleri düşünüp mutsuz olma. Artık önümüzde çok güzel günlerimiz var, hem bizimkilerin sana güzel bir sürprizleri var! ''
'' Sürpriz mi, ne sürprizi? '' '' Şey, anne. Aslında biz yani biz şey yani... ''
'' Anne bizimki utançtan söyleyemeyecek en iyisi kardeşi olarak ben el atayım bu duruma, bizim Gece'miz yakında sevdiği adamın kalbine doğru yolculuğa çıkıyor! ''
'' O da ne demek? '' '' Eh be Kübra, bir şeyi de düzgün anlat be kızım! ''
'' Gece'm sen gerçekten bu kütükle evlenmek istediğine emin misin, bak sonra geri iade etmek kesinlikle yok ona göre ver kararını. Biz, kullanılmış ürün kesinlikle geri kabul etmiyoruz şahsen! '' Kübra'nın söylediği sözler herkesi şoka sokarken, yerinde kıkırdamaya başlayan genç kadın herkesin kahkaha atmasına neden olduğun da, sevdiği kadına hayranlıkla bakan Efe, minik cadısının komik hallerini aşkla izliyordu.
'' Zafer, ben ya, yanlış mı duydum? Yoksa bizim bu densiz kızımız her zaman ki gibi şakamı yapıyor? ''
'' Bu defa şaka değil kadınım, oğlumuz biricik kızımıza evlenme teklif etmiş! '' '' Aman Allah'ım bu, bu gerçek mi yani! '' '' Evet, sevdam. Yakında çocuklarımızın Mürvet'ini göreceğiz rabbim izin verirse! ''
Duyduğu sözler sayesinde sevinç gözyaşlarını döken yaşlı kadın, herkesin tedirginlikle kendisine bakmaya başladığını fark ettiği an çocuklarına minik bir numara yapmaya karar vermişti.
Yüzündeki mutluluk dolu gülümsemeyi gizleyen Türkan, hanım kızgın bakışlarını yüzüne oturtmaya çabalarken kıkırdamamak için kendisini hiç olmadığı kadar sıkıyordu.
'' Ne yani Zafer, sen de bu saçmalığa izin verdin öyle mi? '' '' Anne se, sen ne diyorsun? '' '' Ne diye bilirim Kuzey, siz benimle dalga mı geçiyorsunuz. Evlenmek te ne demek! '' '' Anneciğim bak, eğer istemezsen... '' '' Evet Gece, eğer istemezsem... '' '' Be, ben şey... '' '' Sen ney? '' '' Yani ben, eğer istemezsen bu işten va, vazgeçerim! ''
Gece'nin ağlamak üzere olan sesi odaya damgasını vururken, çocuklarını üzdüğünü fak eden Türkan, hanım yüzündeki mutluluğu artık ailesinden saklamıyordu.
'' Saçmalama meleğim, bu hayatta en çok istediğim ve hep rabbime dua ettiğim şeydi birbirinizi fark etmeniz. ''
'' Ama, ama sen bi, biraz önce... '' '' Sadece ufak bir şaka yapmak istemiştim, ama yaşlılık işte. Biraz fazla, gerçekçi davrandım galiba! ''
'' Ah be Türkan, sultan yüreğime iniyordu sayende. ''
'' Bana bak Kuzey, efendi Gece'm dünyalara değişmeyeceğim biricik kızım Kübra'mın diğer yarısı kalbini senin avuçlarına emanet etmişken, tek bir damla gözyaşını bile akıtırsan seni bir güzel döverim! ''
'' Merak etme anne, onu o kadar çok seviyorum ki sana gerek kalmaz. Eğer olurda sevdiğim kadını bir gün ağlatırsam, senden önce ben kendimi döverim! ''
'' Aaa olur mu evladım anne babalar ne gün için var elimiz su toplamıyor ya bizde bir güzel sana yardımcı oluruz! ''
Türkan, hanımın muzip sözü odayı kahkahaya boğarken tüm aile yemeklerini yemeye başlamıştı bile.
'' Zafer, bu kız yine ortalıkta yok Nedret, nerede? '' '' Bilmem ki sevdiğim, kaç saattir bende akıl mı kaldı aklım başımdan gitti bizim haytalar sağ olsun. ''
'' Nedret... '' '' Efendim Türkan, anne? ''
'' Kızım sen neredesin? '' '' Şey, mutfakta kendime yemek koyuyordum bir sorun mu var? ''
'' Ay bir de sorun mu var diyor, güzel kızım ben sana kaç kere dedim sen benim çocuğumsun bizimle sofrada hep birlikte yemeğini yiyeceksin diye! ''
'' Olur mu öyle şey Türkan, anne tamam sana anne diyorum ama ben bu evde çalışıyorum da aynı zaman da. Nasıl, sizinle aynı sofrada yemek yerim! ''
'' Nedret'im benim yaralı minik kuzum sen sadece bizimle bir ay çalıştın, ondan sonraki günler benim üçüncü kızım oldun. Anne olmak için doğurmaya gerek var mı, Senin Gece'mden Kübra'mdan farkın ne? ''
'' Ama Türkan, anne! ''
'' Bak meleğim, sana son kez açıklıyorum. Sen de benim çocuklarımdansın, bana kalsa çok uzun bir süre önce bu işi bırakmıştın zaten. Ama kazandığın paran okul masrafların için gerekli diye sesimi çıkarmadım, Şimdiyse artık okulun da bitti ana okul öğretmeni oldun çok şükür gururlandırdın anne babanı. Şu an bu evdeki vazifen tamamen bitmiştir. Artık sende diğer herkes gibi bizim ailemizdensin ve sakın hayır deme yoksa anne dayağı ne demekmiş öğrenirsin küçük hanım! ''
Türkan, hanımın sözleri herkesi gururlandırırken koşarak annesine sarılan Nedret, herkesin mutluluk dolu gözlerle ikiliye bakmasına neden olmuştu.
'' Evet, sonunda bizimki de ev işlerinden yırttığına göre rahat, rahat kızlar partisi yapa biliriz değil mi gençler! ''
Kübra'nın muzip sesi ortamı neşelendirirken tüm aile huzur dolu akşamlarına kaldıkları yerden devam ediyorlardı. ... '' Bulduk onu abi. '' '' Kimi buldunuz, ne diyorsun Selim kafam zaten kazan gibi biraz sessiz konuş! ''
'' Sem, Dobrev' i bulduk... '' '' İşte güzel haber diye tam olarak buna denir, en kısa zaman da o kızı burada istiyorum anlaşıldı mı! ''
'' Anlaşıldı abi, '' Kaybol lan zaten kafam çatlıyor, söyle mutfaktaki farelere de bana ağrı kesici yollasınlar! '' '' Emrin olur abim! ''
Islık çalarak aşağı kata inmeye başlayan Selim, açık olan kapıdan görünen görüntü karşısında dona kalırken hayatın da ilk defa ne yapacağını bilemez hale gelmişti.
'' Sen ne halt ediyorsun orada kızım, ölmeye niyetin mi var! '' '' Bırak beni öleyim, bu evde canlı, canlı ölmektense sadece bir defa ölürüm! ''
'' Bak sakin ol, iş çıkarma başıma. Şimdi, hiç yoktan ceset kaybetmekle uğraştırma beni. ''
'' Çokta umurun da değil mi, o adi herif günlerdir bana işkence ede, ede beni taciz ediyor. Çok şükür, şimdiye kadar daha ilerisini yapmadı ama yapacak. O adam eğer bana dokunursa, ölmüşüm yaşamışım çok mu umurumda! ''
'' Gel buraya başımın belası şimdi seni duyacak göreceksin, ebenin körünü. '' '' Bu kadar mı şerefsizsiniz, bu evde aileme destek olup ekmek parası kazana bilmek için işe girdim ben. Elin şerefsizinin oyuncağı olmak için değil. ''
Ağlayarak olduğu yerde çöken genç kadın Selim' in dişlerini sıkmasına neden olurken içinden sabır diliyordu genç adam.
'' Biraz daha sabret, en kısa zaman da bu kötü günler biter belki. '' '' Ölmeme izin vermediğin için pişman olacaksın, eğer o hayvan bana tecavüz ederse kendimi de hepinizi de öldüreceğim! ''
Yüzündeki sahte gülümsemeyle odadan ayrılan Selim evden hızla ayrılırken dişlerini o kadar sıkıyordu ki neredeyse hepsi kırılmak üzere olmuşlardı.
'' Dayanamıyorum baş komiserim, bu kız bu hayvan heriflerin ellerinde oyuncak haline gelmişken, ben daha ne kadar onlardanmış gibi davranmak zorundayım ki! ''
'' Dayan Selim, bu durumdan bende hiç memnun değilim, ama bu adamı tüm suçlarıyla ele geçire bilmemiz için bir süre daha onu yakından gözlemlemek zorundayız! ''
'' Rıza, baş komiserim bu kız bugün intihar edecekti, kaç gündür bir şekilde bu kızı ellerinden kurtarıyorum ama gözünü karartmış işte, eğer o an onu görmeseydim şu an ölmüştü. ''
'' Kahretsin Selim, ne olursa olsun o kızı korumalısın. Başka bir seçeneğimiz yok koçum, masum bir insan daha o şerefsiz herif yüzünden ölmemeli anlıyor musun! ''
'' Emredersiniz Rıza, baş komiserim! '' '' Sevkiyattan haber var mı? ''
'' Şu an Murat, efendi' nin tek gündemi Gece hanım ve Kübra, hanım. '' '' Orospu çocuğu hala mı kızların peşinde! ''
'' Maalesef baş komiserim, feci bir şekilde takıntı yaptığını düşünmeye başladım. Sırf yerimiz anlaşıldı diye, yıllardır yanında olan en sadık adamını bile gebertti manyak herif... ''
'' Bana bak kendine çok dikkat ediyorsun aman Selim, zaten iki kardeşimizi şehit verdik bir de sen yitip gitme ellerimizden! ''
'' Emredersiniz Rıza, baş komiserim! '' '' Ayrıca, bizim kızları da korumaya devam Selim, o adamı en kısa sürede elimize geçirdiğimiz an bu gizli görev bitecek sıra hesap vermeye gelecek koçum. ''
'' Gece, hanım ve Kübra, hanım bir daha kesinlikle o şerefsizin eline düşmemeli. '' '' Kahretsin ki çok geç haberim oldu baş komiserim, bana verdiği bir görevi yerine getire bilmek için bildiğiniz gibi şehir dışındaydım. ''
'' Öyle deme Selim, eğer sen zamanında haber vermeseydin her şey çok daha kötü ola bilirdi. '' '' Şimdi izninizle, bir piçin verdiği görevi yapmam gerek! '' '' Ne görevi? ''
'' Sem, Dobrev diye bir kadını araştırmam istendi baş komiserim. Şimdilik sadece yerini bula bildik sizi gelişmelerden haberdar ederim... '' '' Tamamdır, kendine dikkat et, görüşürüz evlat! ''
Evet, Dinle Sevgili hayranları bir bölümün daha sonuna geldik. Umarım severek okuduğunuz bir bölüm olmuştur.