"Anlamıyor musun ışıl... Seni kıskanıyorum... Seni seviyorum!"dedi.
Yüzüne bakarak "sevmek bu değil."dediğimde "nasıl?"deyip yüzüme baktı.
"Bilmiyorum ama böyle değil!"dediğimde ıslak elini yanağıma koyup gözlerime bakarak "Aşk kıskanmaktır... Aşk yanında olsa bile ona dokunamamaktır... Aşk bundan ibaret ışıl... Seni kıskanıyorsam seni sevdiğimden dolayı kıskanıyorum..."deyip parmağını dudağıma getirip parmağının ucuyla okşayıp"seni öpemiyorsam seni incitmek istemediğim içindir..."deyip parmağını dudağımdan çekmeyip "eğer öpersem canını acıtmadan bırakmam..."dediğinde o günkü öpmesi aklıma gelmişti.
"Acıtmıyorsun bir kere yalan söyleme."dediğimde "sen karşılık vermediğin için öyle oluyor. Karşılık vermen için öpüşmemiz gerekiyor."deyip yüzünü yüzüme yaklaştırdığında omzuna vurup uzaklaştım.
Uzaklaştığım için kendimi boşlukta hissetsem bile belli ettirmeden dengede durmaya çalıştım.
Mert'in gözleri vücudumu buldu. Gözlerinin oyalandığı yere baktım.
Siyah sütyenim beyaz elbisenin altında belirgin olmuştu.