*Bölüme başlamadan önce bölümü oylamayı unutmayın ve paragraf aralarında beni yalnız bırakmayıp bol bol yorum yaparsanız sevinirim. İyi okumalar*
______________________________________
Balmorhea - Remembrance 🎶
*Şarkıyı dinleyerek okumanız tavsiye ediliyor.*
🌙
Bazen bir çift gözün boş bakışlarını görmektense, ölmeyi tercih ederdi insan.
Yer yerinden mi oynuyordu, yoksa oynayan, çatlayan ve parçalara ayrılan şey benim kalbim miydi? Bence ikincisiydi. Benim kalbimde büyük bir abi sevgisi oluşmuştu. Beni aylarca ayakta tutan şey oydu. Barış Özkaya benim her kötü anımda koşulsuz bir şekilde yanımda olmuştu. Beni kardeşi olarak var saymıştı. Önemli olan kan bağı değil, anılar ve sevgiydi. Peki ya şimdi ne olacaktı? Bedenimin içinde ki ruh bomboş gibi hissettiriyordu. Bize ikinci şans tanındığı için en çok mutlu olduğum insanlardan birisiydi Barış. Ancak şimdi o şans küller içerisinde gökyüzüne karışmıştı. Bir daha beni güldüremeyecekti, elimi tutamayacaktı, sarılamayacaktı, derdimi dinlemeyecekti ve en önemlisi yanımda olamayacaktı. Abisiz kalmıştım. Benim için kendi canından vazgeçmişti ve ölürken bile öleceği için değil, ben acı çekiyorum diye ağlamıştı. Bu dünya, çok değerli bir insanı kendisine fazla görmüştü.
"Hayır, hayır!" Ayaz kısık sesiyle tekrarlamaya başladığında oturduğu yerden güçlükle kalktı. Sarsak adımları Barış'a doğru giderken ben de gözyaşları içerisinde ona doğru sürünerek gidiyordum. Ben onun ölümünü dakikalar önce öldü sanıp idrak etmiştim fakat Ayaz için aynı şey söylenemezdi. Her şeyden habersizdi ve bir anda Barış'ı kanlar içerisinde ölü bir şekilde görmesi asla kaldırabileceği bir şey değildi. O, onun en yakın dostuydu...
"Ayaz..." Sesim, çığlıklarım ve bağrışlarım yüzünden kısılmıştı ve kendimi bile zar zor duyuyordum. Daha fazla burada duramazdık. Ayaz'ı acilen buradan uzaklaştırıp Emirlerin yanına dönmeliydik. Fakat Ayaz, Barış'ın yanına vardığında hareketsiz bir şekilde duruyordu. Gözleri kardeşinin her bir zerresinde dolanıyordu. Göremiyordum ama hissediyordum.
"Benimle göz kırpmama yarışı yapıyorsun, değil mi? Tamam, sen kazandın. Çevir gözlerini ve bana bak artık Barış, lütfen." Kendisini bir yalana inandırmaya çalışıyordu. Olayın şokundaydı ancak o da işin gerçeğinin böyle olmadığını biliyordu. Bunları söylerken de Ayaz'ın kısık sesinde sinirden ve korkudan oluşan bir gülüş vardı. Bunu biliyordum. Birazdan hiç iyi şeyler olmayacaktı.
"Ayaz sana yalvarırım gidelim buradan." Yanına vardığımda bacağına iki kolumu sıkıca doladım. Başımı kaldırıp ona bakarken gözlerim buğuluydu. Ne gözyaşlarımı silecek derman vardı ben de, ne de Barış'ın yüzüne bakabilecek yürek. Ayaz saniyeler sonra başını hafifçe eğip bana baktığında okyanus gözlerinin cayır cayır yandığını görmek beni yerden yere vururken sözleri de beni parçalara ayırmıştı. "Barış bana korkunç bir şaka yapıyor. Sen de ona yardım ediyorsun değil mi? Söyle ona artık, o kazandı. Beni korkutmayı başardı. Çevirsin artık gözlerini bana. Canımı sıkıyor."
Titrek sesini duyduğum anda dudaklarımın arasından bir hıçkırık çıkıverdi. Bacağına sarılan bir elimi hızla dudaklarıma götürüp kendimi boğmak istercesine bastırdım. Ancak nafileydi. Hıçkırıkların ardı ardına kesilmeksizin dudaklarımdan kopuyordu ve göz yaşlarım da elimi sırılsıklam etmişti. Lanet olsun, tam burada ölmeliydik! Daha fazla bu acıyla ne o, ne de ben yaşayabilirdim.
"Sikerim ama böyle işi! Beni sinirlendirmeye başladınız! Hemen bu oyundan vazgeçin yoksa hiç iyi şeyler olmayacak!" Ayaz öfkeyle bağırdığında sarıldığım bacağını benden kurtardı ve yanında ki taşa tüm öfkesiyle sert bir tekmeyi geçirdi. Korkuyla olduğum yerde sıçradığımda ellerini saçlarına geçirdi. Göğsü hızlıca inip kalkarken "Beni ağlatmak mı istiyordunuz? Alın o zaman, başardınız istediğinizi," dedi kısık sesiyle. Ve o anda gözlerinden dudaklarına doğru süzülen yaşları gördüm. Kıyamet başladı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İstila
Acción"Buradan ikimizin bedeni sağ çıkamayabilir ama sen ikimizin kalbini yaşatıyor olacaksın." Bir yaz kampına eğlenmek için giden yüzlerce genç. Orman da hepsi on beşer gruplara dağılmış. Fakat başlarına geleceklerden hiçbirinin haberi yok. Bir istila...
