18.BÖLÜM(ACI)

123K 5.4K 471
                                        

          MASUMİYET 18.BÖLÜM(ACI)

Kendime engel olamayarak acıyan gözlerle karşımdaki adama baktım. Duygudan yoksundu. Bir anlık öfkesinin esiri oluyordu bir anda. Saniyeler içinde değişen ruh haline başka bir açıklama da yapamıyordum zaten.

"Neden bu kadar katısın?" diye sordum. Ses tonumdan kırıldığım belli oluyordu. Kenn, sorduğum soru ile kollarımdaki ellerini gevşetti.

"Bana karşı gelmezsen katı olmam." dedi sakin bir ses tonuyla.

Öfkesi uçup gitmişti sanki. Söylediği ile kollarımı ellerinden kurtardım ve ondan bir adım geriye kaçtım. Kenn'e onun malı olmadığımı, bana böyle bir hakareti reva göremeyeceğini bağırıp çağırmak istedim. Bir insana 'benimsin' demek bir sevgiliye yakışıyordu. Bir köle gibi onun her istediğine boyun eğecek bir kadına değil! Ağzımı açıp Kenn'e konuştuğumda söyleyebildiğim tek şey

"Yatacağım!" oldu. Onca laf kalabalığı boşa gitmişti. Ondan korkuyordum.

Kenn gözlerini kısıp bakışlarını yüzümde gezdirdiğinde kafasını küçük bir baş sallaması ile onayladı. Ondan bir adım daha geriye kaçıp arkamı döndüğümde hızlı hızlı odama doğru ilerledim. Resmen evimde pusu kurmuş, canımı almaya gelen bir Azrail ile baş başaydım. Korkmam çok doğaldı.

Odama girip kapıyı yavaşça kapattım. Odamın anahtarı olmamasına ilk defa içerlerken yüzüm düştü. Ayaklarımı sürüye sürüye yatağıma doğru ilerledim. Yatağımın önüne gelip kendimi öylece yüz üstü bıraktım. O sırada odamın kapısı çalınmadan açıldı. Yerimden sıçrarken korkuyla arkama döndüm ve bir anda ayağa dikildim. Kenn'in dudakları verdiğim tepkiyle birlikte alaycı bir şekilde kıvrıldı.

"Aç değil misin sen?" diye sordu. Kenn'in sorduğu soru, açlığımı fark etmeme sebep oldu. Sabahtan beri doğru düzgün hiçbir şey yememiştim. Dudaklarımı içe kıvırıp ıslattığımda

"Birazdan yerim." Dedim dürüst bir sesle.

"Spagetti aldım, mutfakta. Hadi gel!" dediğinde cevap vermemi beklemeden bakışlarını benden çekti. Bakışları yere düştüğünde Kenn'in yüzündeki alaylı ifadenin silindiğini gördüm. Tüm vücudu gerilirken bakışlarını aniden yerden çekti ve bana arkasını dönüp odadan çıktı.

"5 dakikan var."

O katı sesi evin içinde yankılandığında benim de bakışlarım yere düştü. Aklım direk o kötü geceye gitti. Kafamı olumsuz anlamda sallayıp mutfağa doğru ilerledim. Önceliğim, aç karnımı doyurmak olmalıydı. Bundan sonra Kenn ile aynı evde olmak ya da olmamak önemli değildi. Kenn ile mücadele etmeyecektim. Mücadelem sadece kendimle olmalıydı.

Mutfağa girdiğimde Kenn'i camdan dışarı dikkatlice bakarken buldum. Öne doğru eğilmiş, bir sağa bir sola bakıyordu. Bakışlarımı Kenn'den alıp masaya çevirdiğimde koca bir tabakta spagetti olduğunu gördüm. Direk masaya doğru ilerlediğimde Kenn beni fark etti ve doğrulup bana döndü.

"Bu yan tarafta kim kalıyor? " diye sordu memnun olmayan bir ses tonuyla. Sağ elime çatalı, sol elime kaşığımı aldım ve dudaklarımı büzdüm.

"Bir adam kalıyor, kim olduğunu bilmiyorum." Çatal ile spagettiye batırıp kaşığın içinde doladım.

"Rahatsız mı ediyor seni?" Kenn'in sesi yine yükselirken sandalyeyi çekip tam çaprazıma oturdu. Bakışlarımı spagettiden alıp Kenn'e çevirdim.

"Sokaktan gelen geçen herkese laf atıyor. Bana yapılan özel bir şey yok!" dedim sakince ve bakışlarımı Kenn'den çekip yemeğime odaklandım. Kenn'de zaten başka bir şey söylemedi. Huzur kokan bir sessizlik oldu evde.

MASUMİYETHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin