ÖZEL BÖLÜM

76.7K 4.9K 393
                                        

    "Sorun Amerika mı? Korkuların mı?" Söylediği ile onun gözlerinin tam içine baktım. Konuşmadım, gözlerim anlatsın istedim.

    "Peki o zaman sen gelmiyorsan ben gelirim." dedi. Söylediği beni afallatırken cevap vermedim. Çünkü ona kanardım. Onun gerçekten benim için bir şeylerden vazgeçebileceğine inanırdım.

    "Yine bana inanmıyorsun. Kenn, çenesi kaskatı bir şekilde tısladığında hiç bir tepki vermedim. Şu anda öfkesi bana değil kendineydi. Bunu görebiliyordum. Elini kolumdan gevşettiğinde 

    "Özür dilerim." dedi. 

    "Ne?" Kenn, o ruhsuz kaba adam benden gerçekten özür mü diliyordu? 

    "Seni ilk gördüğüm gece gözlerinde korku vardı. Bir duygu vardı ama şimdi gözlerinde hiç bir duygu yok. O kadar mı kırdım seni? Gözlerinde nefret de olsa bir duygu görmek isterdim. "Söyledikleri ile derin bir nefes aldım.

    "Ben sana aşık oldum Kenn." Dilimden dökülen sözler kalbimin dile gelişiydi.Kenn, söylediğimle umutlu bir şekilde bana baktı ve boşta kalan elini nazikçe belime koydu.

    "Ben gerçekten artık mutlu olacağımı düşündüm. Sen güven veriyordun bana. Evet çok ilginç ama ne kadar hataların olursa olsun arkamdan geleceğini hissediyordum. Bileğimi kestiğimde korkuyla sarıldın bana. O gece bana ne söylediğini hatırlıyorum. Hayal değildi! Biliyorum. Tamamen benim için yanımdasın sandım ama sen hep planlar üzerine benim yanımdan gitmemişsi..."

     "İpek." Kenn yalvarır gibi sessizce mırıldandığında sustum. Kenn alnını benim alnıma dayadı ve gözlerini kapattı.

      "Tüm her şey ne zaman bitti biliyor musun?" Bilmiyordum. Cevap vermedim. Kenn derin bir nefes alıp elini yanağıma koydu.

      "Yaralarımı öptüğünde... " Söylediği bir balyoz gibi kafama indiğinde gözlerimi açtım ve onunla göz göze geldim.

      "Kimse benim yaralarımı öpmemişti."  Sarhoş olduğum o geceyi hatırladım bir anda. Kolundaki dövmenin altındaki yarayı. Onu tekrar öpmek istedim.Ve yine ona kandım. Kenn öyle bir bakıyordu ki ona kanmamak imkansızdı. Sanki bana muhtaçmış gibiydi.

     "O dövmenin altında bir yara olduğunu ilk sen fark ettin. İlk sen bana bu kadar yakınlaştın. Beni tanımıyorsun. Ben korkak bir adamım İpek, herkesten her şeyden korkan bir adam. Paranoyak gibi hayatıma giren herkese şüpheyle bakan bir adamım." Kenn'in söyledikleri aklıma bir anda Güneş'i getirdi istemsizce.

    "O adamın psikolojik sorunları var. Ona çok yaklaşma. Zarar görmeni istemiyorum." Güneş'in sesi kulaklarımda yankılandığında alnımı Kenn'in alnından çektim ve hafifçe kaşlarımı çattım.

    "Psikolojik bir sorunun mu var?" dedim korkuyla. Bu düşünce evet şu anda tam da oturuyordu.

    "Var." dedi Kenn hiç düşünmeden.

     "Paranoid Kişilik bozukluğu."  Söylediği ile kaşlarım daha da derinden çatılırken şu anda Kenn'den kaçıp bu hastalığın ne olduğunu öğrenmek istedim. İlk defa duyduğum ve bunu neye yoracağımı bilmediğim bir hastalık. 

      "Bir şey söylemeyecek misin?" Sorduğu soruya karşın istemsizce kafamı olumsuz anlamda salladım. Ne söyleyeceğimi şu anda asla bilmiyordum. Kenn verdiğim tepkiyle birlikte elini belimden çekti ve kendini benden geriye çekti. Benden bir adım uzaklaştığında yüzüne baktım. Yüzünde korku dolu bir ifade vardı. Ne yapacağını bilemiyor gibiydi.

      "Ben sana zarar vermem!" dedi Kenn mırıldanır gibi. Bunu bana değil, kendine söylüyormuş gibiydi.

       "Benim gitmem lazım. Hazırlanacağım. Akşam uçağım var." dedi Kenn boş bir ses tonuyla ve durup gözlerimin içine baktı. 

        "Beni bekleyecek misin?" Sorusuna karşılık kafamı olumsuz anlamda salladım.

       "Beklemeyeceğim." dedim net bir şekilde ve Kenn'in yıkılışına şahit oldum.Kenn, anlayışlı bir şekilde kafasını olumlu anlamda sallarken hiç beklemeden arkasını döndü ve derin bir nefes aldı. Hızlı bir şekilde yürümeye başladığında

       "Bende seninle Amerika'ya geliyorum. " diye bağırdım aynı kararlı ifadeyle ve onun olduğu yere çakılı kalmasını keyifle izledim.











MASUMİYETBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin