19

4.2K 238 61
                                        

Selena Gomez - Selfish Love

____

Kaya Doğaner'in ağzından...

Gözlerim yere dönük bir şekilde ara sokaklardan hızla geçerken en son çıkmaz sokağa girmiş olmamla oflayarak sırtımı duvara yasladım.

Hava ılık hatta sıcak olmasına rağmen yağmur bardaktan boşalırcasına yağıyordu. Yağmurlu havaları severdim. Özellikle de yağmur kokusuna bayılırdım nedenini bilmediğim bir şekilde. Ama şimdi nem dolu havada deri ceketimin vücuduma yapışması her şeye sinir olmama sebep oluyordu.

"Çok beklettim mi?"

Sarp'ın sesiyle gözlerimi ona çevirdim. Yanında şemsiyesi olmadığı için sarı saçları ve üstü full ıslanmıştı bu yüzden hafif uzun saçları yapışmıştı. Açık kahverengi gözlerine bakarken iç çektim.

"Aramızdaki bu şeyi bitirelim artık Sarp."

Kaşlarını kaldırdı. "Ne diyorsun?"

"Dediğimi duydun."

Gözlerinde hafif bir öfke pırıltısı görmemle gözlerimi kaçırdım.

"Lan o kadar kolay mı? Ben bitti demeden bitmez."

"Niye zorluyorsun ki?"

Kolumu sertçe tutmasıyla kaşlarımı çatarak çekilmeye çalıştım ama cılız görünümüne rağmen oldukça güçlüydü.

"Bırak beni!"

"Beni terk edemezsin!"

"Ya bizim aramızda sevişmekten başka bir şey yoktu ne diyorsun sen amina koyayım!?"

Beni hızla duvara çarpmasıyla kemiklerimin sesini işittim resmen. Ağzımdan acı bir inleme çıkarken gözleri deli deli bakıyordu.

"Sarp!.. lütfen bırak."

Kolumu sertçe sıkarken güldü. "O kadar kolay değil."

Sokaktan bir Allah'ın kulu geçmezken çaresizce debelenmeye çalıştım ama onu itmem imkansızdı. Dudaklarını boynuma daldırdığında büyük bir tiksinti hissettim.

Sarp'ı böyle tanımamıştım. Böyle biri değildi ihtimal bile vermiyordum ama şimdi bir psikopati andırıyordu. Kalbim gerginlikten çarparken gözlerimi kapatıp bir şeylerin beni kurtarmasını umdum.

Onu ne kadar itmeye çalışsam da gram hareket etmiyordu.

Gözlerim dolmaya başladığı sırada arkadan metal bir ses geldi. Sarp' in uzun boyu yüzünden bir şey göremezken bedeni yavaşça yere düştü.

Nefes nefese önce yerdeki bedene sonra hemen önümde duran siyah gözlere baktım. Taylan, elinde metalden yapılma bir sopayla önümde duruyordu.

"İyi misin?!"

Taylan'ın endişeli sesiyle başımı sallarken dolan gözlerimi elimle sildim. Kalbimde hissettiğim korku ve gerginlik yerini her zaman onun yanımda hissettiğim bir duygu olan güven duygusu aldı.

"Tamam geçti.." yavaşça bana yaklaştı ve beni kollarının arasına aldı. Başım uzun boyu yüzünden göğsüne yerleşirken uzun uzun orada soluklandım. Hoş bir parfüm kokusu yayılıyordu az bir şekilde. Yağmurlu havada dağılmıştı sanırım ama onun dışında beni rahatlatan bir kokuydu.

"Lütfen bana onu öldürmediğini söyle." Diye mırıldandım.

"Ne o? Onun için endişeleniyor musun?"

Başımı ondan ayrılmadan hafifçe kaldırıp yüzüne baktım. Bu adamın keskin bir yakışıklılığı vardı. Saçları uzun ve siyahtı. Aynı renk kömür gibi gözleri vardı.

Nefret.  / bxb / texting /Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin