48. Bölüm: Bedel

3.9K 309 39
                                        

İyi okumalar!

...

Dolabın kapanmasıyla duyulan metal ses tüm mekanda yankılanırken kumral genç hazırlıksız yakalandığı sesle irkilmişti. Ödevi için bazı çıktıların alınması gerekiyordu ve sık sık geldiği atölyede bu işini hallediyordu.

Atölyenin sahibi yaşlı bir kadındı ve Rüzgar'ı çok severdi. Çıktıları almak için diğer odaya geçmeden önce ise hemen sıcacık bir çay bırakmıştı masaya.

Rüzgar, ellerini toz pembe ceketinin ceplerine koymuş, aşağı doğru çekiştirirken olduğu yerde aklındaki melodiyle sallanıyor, geniş camlardan deniz manzarasını izliyordu. Bahar havasıyla izlediği deniz ışıl ışıldı. Masmavi manzara aklına alfasının gözlerini getirince hafifçe gülümsedi. İki gün olmuştu ve Atlas, kızışma döneminin geldiğini ve kendisi gibi evde kalacağını söylemişti.

Aklına dolan düşüncelerle yavaş yavaş gülümsemesi silindi. Zamanla, vakit geçirdikçe iyice alışmıştı Atlas'a. Yanında kendini çok rahat hissediyordu. Ayrı kalmaları gerektiğini söylediğinde ise açık açık morali bozulmuştu Rüzgar'ın.

Kızışma dönemini beraber geçirirlerse bu kadar uzun, zor geçirmeyeceklerini biliyordu ama henüz bu konuda cesareti yoktu. Alfasından etkileniyordu, hem de çok etkileniyordu ama her fırsatta kendini kaçarken buluyordu. Henüz bilinçleri yerindeyken beraber olmamışlarken bir de kızışma döneminde yanında olmayı teklif etme düşüncesi çok korkutucu geliyordu. Atlas da böyle bir şeyin imasını bile yapmıyordu zaten. Beni gerçekten anlıyor diye düşündü.

Alfaların ne kadar vahşileştiklerini daha önce görmüştü ve Atlas her ne kadar kendine karşı nazik de olsa kızışma döneminde aynı olmayacağını biliyordu Rüzgar. Alfasının, defalarca kalçalarına temas eden penisini hissetmiş ve yarı erekte haldeyken bile ne kadar büyük olduğunu fark etmişti. Bir de onun kendi içinde olduğu düşüncesi çok korkutuyordu kendini.

Atlas'ın kendini ne kadar çok arzuladığının da farkındaydı Rüzgar ve kendisi de zaman zaman aynı duyguyu hissediyordu ancak tüm bu duyguları daha öteye taşımayı, eyleme geçirmeyi düşünmek istemsizce canını sıkıyordu. Herkesin seksten neden bu kadar zevk aldığını anlayamıyordu mesela çünkü kendisi sadece acı hissetmişti. Aklına dolan düşüncelerle midesi kasılınca hemen gözlerini yumup unutmaya çalıştı. Aynı şey değil, diye tekrar ederek kendini sakinleştirmeyi denedi.

Odayı dolduran zil sesiyle kapının açıldığını anladı Rüzgar. Atölyeye yeni giren müşteriye göz ucuyla baktığında ise dindirmek üzere olduğu midesindeki kasılma şiddetlendi, hemen gözlerini kaçırdı.

Ediz.

Diğer odadaki atölye sahibi dışında, içeride sadece ikisi oldukları için gerildi hemen. Evet, Atlas kendine zarar veremeyeceklerini söylemişti ve ona güveniyordu ama şu an ondan haber alamıyordu ve nasıl yardımının dokunacağını bilmiyordu. Şimdi ne yapacağını düşünürken paniğe kapılacağını hissetti, odağını tek bir yerde toplamak için masada, kendisi için bırakılan ve yarıladığı çay bardağına sabitledi gözlerini.

''Baksana bir'' diye seslendi kalın ses.

Rüzgar duyduğu sesle kısaca gözlerini yumup ceplerindeki ellerini yumruk yaparak sıktı. Muhattap olmak istemediği için alfaya dönmeden onu başıyla reddedip olumsuz anlamda mırıldandı.

Adım sesleriyle sarışın gencin hareketlendiğini anlayıp masaya iyice yaklaşarak derin bir nefes aldı. Alaylı bir gülme sesi duyunca ise sinirlenmeye başladı.

''Ne oldu? Küçük sürprizinin bir bedeli olmayacağını mı düşündün?''

Rüzgar dans etkinliğini hatırlayıp biraz daha gerildi ancak ne olursa olsun karşılarında hiçbir şey yapmadan durmayacaktı. Sinirle arkasını dönüp koyu gözlerle bakıştı. Ediz hemen yüzüne yan bir gülümseme yerleştirince ise derin bir nefes alıp bakışlarını ayırmadan ''Yanlış bir şey yapmadım'' diye karşılık verdi omega. Aklına müzik odasındaki cesetler gelince sertçe yutkundu, devam etmeden önce. ''Karşılık alacak bir şey yapmadım ayrıca. Bana yaptıklarınızın karşılığını verdim. Sizinle konuşacak başka bir şeyim yok.''

METANOIA - BLBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin