İyi okumalar!
...
Büyük araç dikkatle ormanlık yolda ilerlerken, ağaçların oluşturduğu güzel manzarayı izliyordu Rüzgar. Normalde bu manzara onu çok korkuttuğu için nasıl göründüğünü umursamaz, sadece tuvalinden izlemekle yetinirdi. Gece ormanlık bir alanda ise asla bulunmazdı. Ancak şimdi yalnız değildi, güvende olduğunu hissediyor ve sadece manzaranın tadını çıkartıyordu.
Ağaç gövdelerinin bir kısmı, yeşeren dalları ve yaprakların yüzeyleri, gökyüzünde parlayan yıldızların ve dolunayın ışığını yansıtıyordu. İlk defa yakından ve dikkatlice izliyor olmanın verdiği heyecanla gülümsedi Rüzgar.
Atlas ise dikkatle arabayı kullanırken manzaradan çok uzak düşüncelere dalmıştı. Rüzgar, onu sürüsüyle beraber yemeğe davet ettikten sonra sessizleşmişti. Heyecanla kabul etmişti tabii ki ama hepsine karşı bir utanç vardı içinde.
''Bu kadar kafaya takacağını bilseydim bugün söylemezdim'' diyerek sessizliği bozdu Rüzgar.
Atlas duyduğu sesle hemen başını olumsuz anlamda sallayarak itiraz etti. ''Hayır hayır, çok tuhaf hissettim sadece. Nasıl anlatsam bilemedim, şimdi karşılarına çıkıp ne derim bilmiyorum. Sadece dayak yediğim iletişimimize alışmışım. O zaman bu kadar endişelenmiyordum mesela. Rüzgar, biz öyle mi devam etsek?''
Rüzgar duyduklarına dayanamayıp kıkırdadı hemen. ''Sakin ol, gerçekten. Tamam, şimdiye kadar hiçbir şeyimiz normal ilerlemedi ama onlar her şeyin farkındalar zaten. Ne düşünüyorsun bilmiyorum ama onlara içimi açtığımdan beri eski sert tavırları yok, daha ılımlı bakıyorlar. Hem ben onların, benim sevdiğim Atlas'ı tanımalarını istiyorum. Seni, gördükleri halinle biliyorlar. Ailem olarak gördüğüm sadece sürüm var benim, aranızın açık olması hoşuma gitmiyor. Aramızdaki şeyleri paylaşmak istiyorum.''
''Neyleri?'' diye sordu Atlas, boş olan eliyle uzanıp omegasının elini tutarken.
''Biliyorsun işte'' Rüzgar parmaklarını birbirlerine geçirerek tutuşuna karşılık verdi.
''Biliyor muyum acaba?'' Atlas kötü oyunculuğunu sürdürürken Rüzgar yine pespembe olan yanaklarıyla başını cama doğru çevirdi. ''Ya ilişkimizi işte, utandırmasana!'' diye kısılan sesiyle cevap verdi bu sefer.
Atlas hemen memnuniyetle gülümseyip tuttuğu eli dudaklarına getirerek hafif bir öpücük kondurdu. ''Rüzgar, sevdiğim, ilişkimiz falan diyorsun ya kendimi o kadar zor tutuyorum ki. Farklı şekillerde, çok fena utandırasım geliyor seni.''
''Ne-nereye gidiyoruz ki biz?'' diye hemen konuyu değiştirmeye çalıştı Rüzgar ancak Atlas bu sefer ufak bir kahkaha attı.
''Kaç bakalım'' diye gülerek mırıldandıktan sonra direksiyonu sola doğru kırdı alfa. Ağaçlar seyrelmeye başlarken önlerinin açılmasıyla yolun son bulacağı belli oluyordu. Daha fazla ilerlemeden arabayı ters çevirerek park etti. ''Geldik.''
Rüzgar terlemeye başlayan elini, parmaklarından ayırıp kendine çekerken ''İnebilir miyim?'' diye sordu.
Atlas emniyet kemerini çıkarıp hem mırıldanarak hem de başıyla onayladı hızla. Ardından Rüzgar'dan önce arabadan çıkıp arka koltuğa bıraktığı eşyalarını almaya koyuldu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
METANOIA - BL
FantasyBiri mavi diğeri kırmızı, iki göz birbirine kilitlenmişti. Yıllardır bekledikleri tek şeyi bulmuşlardı. Ruh eşlerini. Ama neden birbirlerini öldürmek ister gibi bakıyorlardı? 18 yaş ve üzeri bireyler için uygundur. Şiddet ve olumsuz örnek oluşturab...
