İyi okumalar!
...
Rüzgar gece aldığı mezuniyet haberiyle sabah kalkar kalkmaz hazırlanmış, son işlemleri de halletmek üzere Toprak'la beraber okula gelmişti. Heyecanla tüm işlerini hallederken şimdi aceleyle alfasını arıyordu. Aklından geçen Atlas'a sevinçle mezuniyet haberini vermekti ancak işler planladığı gibi gitmemişti. Hem de hiç...
Hızla tıp fakültesine doğru koşarken her adımında iyice artan vücut ısısını görmezden gelmeye çalışıyordu ancak görmezden gelemeyeceği başka şeyler de vardı. Alnında, vücudunda biriken terlerin arasında zorlukla nefes alırken, tüm kanı beynine akın ediyormuş gibi hissediyordu. Bir eliyle çantasına sarılırken diğer eliyle sıkı sıkı telefonunu tutuyordu. Ancak üçüncü araması olmasına rağmen Atlas açmamıştı.
Fakülte binasına gelir gelmez hemen açık olan kapıdan girip soluklanmak için en yakın duvara tutundu. Alev alan bedeni duvarın soğukluğuyla rahatlarken üzerindeki bakışları hissediyordu. Üzerinden düşecekmiş gibi duran gömleğini düzeltip nefes nefese birkaç defa öksürdükten sonra tekrar telefonuna odaklandı.
''Aç lütfen'' diye yalvarırcasına mırıldanırken uzun bir zaman sonra ilk defa bu kadar çok korktuğunu hissediyordu.
Her zaman planlı olarak geçirdiği kızışma dönemi şimdi ansızın ve en olmadık yerde gelmişti. İşini hemen halledip eve döneceğini düşündüğü ve henüz kızışma dönemine iki hafta olduğunu bildiği için yanına hiçbir hapını da almamıştı. Hatta uzun süredir kullanmadığı için aklına haplar bile gelmemişti. Büyük hata diye düşünürken gözlerinden akmaya başlayan yaşlarla kendine kızıyordu.
Telefon çalmaya başlayınca daha fazla beklememesi gerektiğini düşünerek hızla merdivenlere koştu. Ancak sızlayan aleti kendini zorlarken bir de iç çamaşırında hissettiği ıslaklıkla iyice paniklemişti. Mühürlendiği için bir başka alfayı feromonlarıyla kendine çekmeyeceğini biliyordu ama feromonların ötesinde Rüzgar bir omegaydı ve karşısındakini etkilemek için feromonlara ihtiyacı yoktu. Şu an ise dışarıdan bakan herkes kızışma döneminde olduğunu rahatlıkla anlayabilirdi.
Tanıdığı koridora gelince tekrar duvarlara yaslanarak ilerlemeye devam etti. Nefes alış verişi kendini zorlarken acıyla gözlerini yumdu. Telefonun tekrar kapanmasıyla bir hıçkırık koptu boğazından. Bulanıklaşan görüşüyle resmen sürünerek ilerlerken karşısındaki ameliyat odasının kapılarının açılmasıyla başını sensörlü kapıya çevirdi. Gördüğü alfayla ise güvende olduğunu hissederken telefonunu kulağından indirip titreyen elleriyle cebine yerleştirdi.
''Atlas'' ağlamaklı sesiyle mırıldanıp tekrar burnunu çekti.
Atlas yüzündeki maskeyi çıkarırken gördüğü manzarayla kısaca donup kaldı. Ancak omegasının halini görünce şaşkınlığına karışan endişeyle hemen elindeki dosyaları yanındaki hemşirenin ellerine tutuşturdu.
''Rüzgar!''
Sesi tüm koridorda yankılanırken hemen koşarak geldiği omegasının yanına eğildi. Kollarından tutup doğrulmasına yardımcı olurken Rüzgar da hemen sıkıca alfasına tutundu. ''A-Atlas, b-ben anlamadım ki'' diye ağlarken kendini açıklamaya çalıştı.
''Tamam güzelim, sakin ol'' diyerek kendi endişesini gizlemeye çalışırken hemen omegasını belinden kavrayarak yürümesine destek oldu. ''Hapın var mı?'' diye sorarken ikisinin de aşina olduğu odaya doğru ilerlediler.
Rüzgar hızla başını olumsuz anlamda sallarken ''Ç-çok erkendi daha'' diye hıçkırıkları arasından cevap verdi. ''Çok aptalım!''
''Tamam Rüzgar, düşünme şimdi. Halledeceğiz, sakin ol sadece. Yanındayım ben'' diyerek önüne geldikleri kapıyı açtı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
METANOIA - BL
FantasyBiri mavi diğeri kırmızı, iki göz birbirine kilitlenmişti. Yıllardır bekledikleri tek şeyi bulmuşlardı. Ruh eşlerini. Ama neden birbirlerini öldürmek ister gibi bakıyorlardı? 18 yaş ve üzeri bireyler için uygundur. Şiddet ve olumsuz örnek oluşturab...
