e ... [29]

3K 185 44
                                        

[29.Bölüm)

"Sadakat gözlerimin gördüğüne değil,sevdiğimin söylediğine inanmaktır."

Ben yazmaya son verdiğimde o mesaj atmaya başladı.Ne yazacaktım ki ? Ne soracaktım ona ?Alacağım cevaptan korkarken ona ne diyebilirdim ?

Mahşer Midillisi:Tek acı çekenin sen mi olduğunu sanıyorsun ?

Mahşer Midillisi :Bir sor bakalım anneme benimle en son ne zaman konuşmuş.

Mahşer Midillisi :Benim annem senin yüzünden konuşmuyor benimle aylardır.

Benim yüzümden derken ...

Benim yüzümden mi ?

Şimdi de suçlu ben mi olmuştum ?

Mahşer Midillisi :Senin ailen benim yüzümden,benim ailem de senin yüzünden kırgın bana.

Mahşer Midillisi:Ortada kesin bir suçlu bulmak zor. Ne sen ne de ben ...

Birkaç dakika bir şey yazmadı.

Mahşer Midillisi :Seninle bunu tartışmaya zamanım da yok.Uçakla geleceğim oraya .

Mahşer Midillisi : 10 gibi orada olurum.Şimdi bırak da üzerimi giyinip hazırlanayım.

Bir de bana posta koyuyordu.Şimdiden usanmış mıydı benden ? Gerçekten sevseydi böyle konuşmazdı.Yeterince sevmiyordu beni.Emin olmadığı sevginin doğurduğu şu sonuçlara bak.

Ağlamaktan nefret ediyordum.Onun yüzünden ağladığım her geceden nefret ediyordum.

Hangi 10'dan bahsediyorsun ?İçeridekilere kesin bir haber vermem gerekiyor .

Mahşer Midillisi :Dilruba...

Efendim ?

Mahşer Midillisi :Güzelim ,içeridekilere söyle merak ediyorlarsa arasınlar.

Mahşer Midillisi :Git ve onlara şunu söyle hatta:

Mahşer Midillisi :Bana sorduğunuz sevgili eşim bu gece burada olacakmış.Bu onun hakkında size vereceğim son haber.Çünkü eşim onunla konuşmaya tenezzül etmeyen insanların kendisinden haberdar olmalarını istemiyor.

Yengemden bahsediyordu açıkça.

Mahşer Midillisi :Aynen bunları söyle.

Bir nebze ortam yumuşar umuduyla yazdım ve gönderdim sonuna gülücük ekleyerek.Yersiz kaçmış olsa da annesine karşı böyle hissetmesi beni tuhaf hissettirmişti.

Sinirliydi ve ben onu nasıl yatıştıracağımı dahi bilmiyordum. Sinirinin tam olarak neye olduğu da meçhuldü bence.

Senin için eşim diye söz etmem ama .

Mahşer Midillisi :Takıl kafana göre...

Başka bir şey yazmadı. Yazıştıklarımızı okudum .Biz iflah olmazdık.Bir anımız bir diğerini tutmuyordu. Ben mahvediyordum her şeyi...

Dakikalar hızla geçiyordu.Ona buraya gelmesini söylemeliydim. Birden aklıma gelmişti. Amcamlar burada olduğuna göre eve giderse kapıda kalırdı.

Yavuz ! 

Mahşer Midillisi :Efendim Dilru?

 Babaannem iftara davet ettiği için onların  evindeyiz. Buraya gel. Kapıda kalırsın yoksa,bilirsin geceye kadar oturuyoruz.

Mahşer Midillisi :Oraya gelmeyeceğim.Anneanneme geçerim.

Nil seni çok özlemiş.Annen de öyle.İnat etme ve gel buraya.

Mahşer Midillisi :Boşuna beklemeyin.

Mahşer Midillisi :Babaannem beni ikna ettiğini sanıyor ama anneannemi kırmamak için geliyorum bu bayram.Altından başka bir şey aramasınlar.

Tek koz olarak Işıl kalmıştı.

Işıl da bekliyor gelmeni.

Mahşer Midillisi :Prensese söyle onu özlediğimi.Ama bu gece onları görmek istemiyorum.

İllaki göreceksin, niye kaçıyorsun ?

Mahşer Midillisi:Sana söylemek istemiyorum.

Görmemizi istemediği bir şey mi olmuştu ?Bu tavır onun yapacağı bir hareket değildi asla.

İyi.

Mahşer Midillisi :İyi.

O gece bir daha da yazmadı.

Onu ikna edememiştim.Yarım saat boyunca oturduğum odadan çıktım sonuçta.Önce tuvalete gittim ve yüzümü yıkadım.Kendime çeki düzen verip yanlarına gittim. Ağladığım pek belli olmuyordu artık.

Yüzüme sahte bir gülümseme iliştirdim oldukça eğreti duran.

Bizim MesafelerimizBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin